Kurban Bayramı ikramiyesi ne zaman verilecek? 1.000 TL’lik bayram ikramiyesi için tarih belli oldu mu?

Kurban bayramı öncesi bir ikramiye daha alacak olan emekliler, ikramiyenin hangi tarihte hesaplarına yatırılacağını merak ediyor. Peki, Kurban Bayramı ikramiyesi ne zaman verilecek? 1.000 TL’lik bayram ikramiyesi için tarih belli oldu mu? Hepsi ve daha fazlası için haberimize göz atmanız yeterli…

Temmuz ayı itibari ile zamlı maaşlarını alan emeklilere, Ağustos’ta da ikramiye ödemesi yapılacak. Emekliler, 9 günlük Kurban Bayramı tatili öncesinde bayram ikramiyelerinin ne zaman yatacağını ise araştırmaya başladılar. Hiçbir şekilde kesinti yapılmayan ve haczedilemeyen ikramiyeler geçen bayram olduğu gibi bin lira tutarında ödenecek. Kişiden kişiye değişmeyecek olan ikramiye ödemeleri maaşlara bakılmaksızın emekli ve malullere bin lira olarak ödenecek. Öteki grupların ödemelerinde ise hisse ve iş görmezlik derecesi dikkate alınacak.

EMEKLİ İKRAMİYELERİ NE ZAMAN YATIRILACAK?

Geçen bayram Arefe günü öncesinde yatırılan bayram ikramiyesinin Kurban bayramında da 20 Ağustos arefe günü öncesinde hesaplarda olması bekleniyor. Ramazan bayramında bir hafta öncesinde yatırılan emekli ikramiyesinin 17 Ağustos’a kadar hesaplara yatırılması bekleniyor. Tam ödeme tarihi önümüzdeki günlerde Çalışma Bakanlığı tarafından duyurulacak. Ayrıca SSK ve Bağ- Kur emeklilerine Ağustos’ta bayram nedeniyle maaşlarının erken ödenmesi söz konusu olabilecek.

2018 KURBAN BAYRAMI NE ZAMAN?

Diyanet İşleri Başkanlığı sitesinde yer alan dini günler takvimine göre Kurban Bayramı:

1. günü 21 Ağustos Salı 2018,

2. günü 22 Ağustos Çarşamba 2018,

3. günü 23 Ağustos Perşembe 2018,

4. günü 24 Ağustos Cuma 2018 olarak belirlenmiştir.

İLGİLİ HABEREmekli maaşı ne zaman birikmeye başlar? Birikmiş emekli maaşı sorgulamaEmekli maaşı ne zaman birikmeye başlar? Birikmiş emekli maaşı sorgulama

Turizm geliri ikinci çeyrekte yüzde 30.1 arttı

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Turizm İstatistikleri Nisan, Mayıs ve Haziran aylarından oluşan ikinci çeyrek verilerine göre turizm geliri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30.1 artarak 7 milyar 44 milyar 591 bin dolara yükseldi. Cep telefonu dolaşım ve marina hizmet harcamaları hariç turizm gelirinin yüzde 84.7’si yabancı ziyaretçilerden, yüzde 15.3’ü ise yurt dışında ikamet eden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından elde edildi.

Ziyaretçiler, seyahatlerini kişisel veya paket tur ile organize ettikleri görülürken, bu çeyrekte yapılan harcamaların 5 milyar 463 milyon 809 bin dolarını kişisel harcamalar, 1 milyar 580 milyon 782 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

Verilere göre bu çeyrekte yabancıların kişi başı ortalama harcaması 602 dolar, yurt dışında ikamet eden vatandaşların kişi başı ortalama harcaması ise 885 dolar oldu.

ZİYARETÇİ SAYISI YÜZDE 24.9 ARTTI

TÜİK’e göre Türkiye’den çıkış yapan ziyaretçi sayısı 2018 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 24.9 artarak 11 milyon 67 bin 987 kişiye ulaştı ve bunların yüzde 89’unu 9 milyon 855 bin 102 kişi ile yabancılar, yüzde 11´ini ise 1 milyon 212 bin 885 kişi ile yurt dışında ikamet eden Türk vatandaşlar oluşturdu.

Verilere göre ayrıca yurt içinde ikamet edip başka ülkeleri ziyaret eden Türkiye vatandaşlarının harcamalarından oluşan turizm gideri, geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 19 artarak 1 milyar 650 milyon 276 bin dolara yükseldi ve söz konusu giderin 1 milyar 421 milyon 872 bin dolarını kişisel, 228 milyon 404 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

Bu çeyrekte yurt dışını ziyaret eden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 4.4 azalarak 2 milyon 194 bin 58 kişi oldu ve yurt dışını ziyaret eden vatandaşların kişi başı ortalama harcaması 752 dolar olarak gerçekleşti.

DHA

Kutup gezisinde kutup ayısını katlettiler

Kuzey Norveç Ortak Kurtarma Koordinasyon Kurumundan yapılan açıklamada, cumartesi günü Svalbard Takımadaları’nın kuzey ucundaki Nordaustlandet Adası’na yanaşan MS Bremen adlı Alman bandıralı turist gemisinin güvenlik görevlisinin karaya indiği sırada bir kutup ayısının saldırısına uğradığı bildirildi. Bunun üzerine diğer güvenlik görevlisinin kutup ayısını silahla vurduğu belirtildi.

Gemiyi işleten Alman Hapang Lloyd Cruises şirketinin sözcüsü, geminin iki güvenlik görevlisinin turistlerden önce adaya indiklerini ve içlerinden birinin kutup ayısının saldırısına uğradığını aktararak, arkadaşının başından yaralandığını gören diğer güvenlik görevlisinin “kendini koruyabilmek için kutup ayısını öldürmek zorunda kaldığını” ifade etti. Yaralı güvenlik görevlisinin helikopterle Spitsbergen Adası’ndaki Longyearbyen limanındaki hastaneye sevk edildiği belirtildi. Yaralının durumu hakkında bilgi verilmedi.

Olayın duyulmasının ardından sosyal medyada kutup ayısının doğal ortamının ihlal edilip öldürülmesine tepki gösteren paylaşımlar yapıldı.  Nesli tükenmekte olan türlerin durumuna dikkati çekmeyi amaçlayan
sosyal medya hesabı “Extinction Symbol”, konuyla ilgili paylaşımında, “Kutup ayısı vahşi bir hayvan gibi hareket ettiği için öldürüldü.” ifadesi yer aldı.

İngiliz komedyen Ricky Gervais de kendi kişisel Twitter hesabında “Hadi hep birlikte doğal ortamındaki kutup ayısının çok yakınına gidelim, sonra bize yaklaşırsa öldürelim. Ahmaklar.” diye yazdı.
Son yıllarda Arktik turizmi kapsamında bölgedeki buzullarla kaplı adalara yönelik ilginin canlandığı görülüyor. Gelecek hafta Longyearbyen limanından 18 turist gemisinin kalkmasının planlanlandığı belirtildi. Ancak gelişen turizmin bölgede yaşayan hayvan türlerinin varlığını tehdit edeceği endişeleri var.

Kuzey Kutup Dairesi’ndeki buzullar ve karlı adalar üzerinde yaşayan kutup ayıları, dünyada yaşayan en büyük kara etoburu ve kendi faunasındaki en güçlü yırtıcı olarak biliniyor.

Ege Denizi’nde batan bottaki göçmenleri tur teknesi kurtardı

Edinilen bilgiye göre, Turgutreis Alihoca Burnu’ndan 5 metrelik lastik bota binen 3 Suriyeli ve 7 Iraklı kaçak göçmen kıyıdan yaklaşık 1 mil açıldıktan sonra bot battı.

 

Lastik botun su alarak batmasıyla ölüm kalım mücadelesi vermeye başlayan kaçakların imdadına o sırada bölgeden geçen günlük tur teknesi “Amiral Turgutreis”teki personel yetişti. Aralarında iki çocuk ve hamile bir kadının da olduğu kaçaklar için tur teknesinin kaptanı Vakkas Dost, denize teknedeki can simitlerini attı. Daha sonra denize atlayan tekne personeli Sercan Koca ve Yunus Durmaz, ölümle burun buruna gelen kaçakları kurtararak tekneye çıkardı. Tur teknesinde bulunan turistler ise yaşananları korku dolu gözlerle izledi. Tekneye alınan Suriyeli ve Iraklı kaçaklar, Turgutreis Sahil Güvenlik Bot Komutanlığına getirildi. Burada sağlık durumları kötü olan hamile kadın ile bir erkek ambulansla Bodrum Devlet Hastanesine götürüldü.

mugla6“hepsini teker teker aldık”

Tekne çalışanı Sercan Koca, hiç tereddüt etmeden denize atladığını ifade ederek, “Teknede seyir halinde gidiyorduk, bölgeye doğru bir baktık insanlar var suyun içinde. İlk önce sörfçü falan sandık ama yaklaştığımız zaman onların hani suda boğulmamaya çalıştıklarını fark ettik, çocukları fark ettik. O an gördük tabii biz de çok üzüldük. Çok büyük bir panik vardı, can pazarı vardı gerçekten. Yaklaşınca hemen suya atladım, direkt çocukları görünce ağlıyorlardı, çok üşümüşlerdi, donmuşlardı zaten. Tekneye aldıktan sonra gördük hallerini, baya üzüldük. 10 kişi varlardı, hepsini teker teker aldık, hatta aldıktan sonra eşyalarını falan aldık. Çok üzüldük yani, çok kötü bir görüntüydü ama sağ salim onları çıkarttığımız için gerçekten yani sonunda mutlu olduk. Sonra polisimize, Sahil Güvenliğimize teslim ettik” dedi.

mugla4

Çocukları kurtaran tekne personeli Yunus Durmaz ise yaşadığı anları şöyle anlattı:

“Çok korkmuştu, ben ufak bir kız çocuğu vardı onu aldım. Onu getirirken annesine sesleniyordu anne anne diye. Ben onu anlıyordum, çünkü annesi de Türkçe biliyordu, ‘Önce çocuğumu alın, çocuğumu kurtarın, benim için önce çocuğum önemli’ filan yaptı. O şekilde önce çocuğu getirdim ben tekneye, sonra çocuk hala duyuyordum sesini, kız çocuğuydu, hala annesine kavuşmak için, annesinin yanına gitmek için çaba gösteriyordu benim kucağımda. O şekilde annesini aldıktan sonra herkese sordum, başka bir insan var mı, aranızda sizden başka biri var mı diye sorduktan sonra hiç kimse ‘yok’ dedi. Biz de rahatladık. Bu şekilde teknemize herkes düzenli bir şekilde aldık getirdik. Sonra da herkes mutluydu, sularını verdik, içti rahatladılar. Biraz karınları açtı, yemekte verdik. Bu şekilde limana getirdik. Sahil Güvenlik Komutanlığı geldi bizden teslim aldı” ifadelerini kullandı.

mugla3

Tekne kaptanı Vakkas Dost da ilk defa böyle bir manzara ile karşılaştıklarını ve sağ salim Türk Sahil Güvenlik ekiplerine teslim ettiklerini söyledi. İHA

Korkunç deprem: 500 dağcı yanardağda mahsur kaldı

Dün Endonezya’da meydana gelen 6.4 büyüklüğündeki depremin ardından bölge ayakta… 6.4 büyüklüğündeki depremde 16 kişi hayatını kaybederken bugün yapılan açıklamada ölü ve yaralı sayısının artmasından endişe edildiği aktarıldı.

dagci-reuters

Uluslararası kamuoyuna açıklamalarda bulunan yetkililer Lombok Adası’nda bulunan Rinjani Dağı’nda 560 dağcının mahsur kaldığını açıkladı. Depremin ardından aktif bir yanardağ olan Rinjani’de mahsur kalan dağcılar için kurtarma çalışmaları başladı. Yapılan açıklamalarda dağcıların hem yerel turistlerden hem de yabancı turistlerden oluştuğu ifade edildi. Endonezyalı yetkililer, 500 kişinin Segara Anakan bölgesinde, 60 kişinin ise Batu Ceper bölgesinde mahsur kaldığını duyurdu.

3726 metrelik dağ, Endonezya’nın en büyük ikinci yanardağı olarak bilinirken her yıl binlerce dağcıyı ağırlıyor.

2018’de okullar ne zaman açılacak yaz tatili ne zaman bitecek? İşte MEB takviminden okulların açılış tarihi…

Yaz tatilinin sonu adım adım yaklaşıyor ve okulların açılacağı tarih geliyor. Okulların açılacağı tarih genelde eylül ayının ilk yarısı olarak belirleniyor. Peki bu sene yani 2018-2019 eğitim öğretim döneminde okullar ne zaman açılacak?

MEB TAKVİMİNE GÖRE OKULLAR NE ZAMAN AÇILACAK?

Okul öncesi, ilkokul birinci sınıf, ortaokul ve imam hatip ortaokullarının 5´inci sınıf öğrencileri, ortaöğretim kurumlarında eğitim ve öğretime başlayacak hazırlık sınıfı ve 9´uncu sınıf öğrencileri diğer öğrencilere göre daha erken yeni eğitim ve öğretim yılına başlayacak. Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan 2018-2019 eğitim öğretim yılı çalışma takvimine ilişkin genelge, illere gönderildi. Genelgede, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki eğitim ve öğretim kurumlarında 2018-2019 eğitim ve öğretim yılının 17 Eylül 2018 Pazartesi günü başlayacağının, Ortaöğretim Genel Müdürlüğünün yayımladığı genelge ile belirlendiği hatırlatıldı.

-2018-2019 eğitim öğretim yılı birinci kanaat dönemi 17 Eylül 2018 Pazartesi başlayacak
-18 Ocak 2019 Cuma günü sona erecek

-Yarı yıl tatili, 21 Ocak 2019-1 Şubat 2019 tarihlerinde yapılacak
-İkinci kanaat dönemi ise 4 Şubat 2019 Pazartesi başlayacak

14 Haziran 2019 Cuma günü sona erecek. 2019-2020 eğitim öğretim yılı ise 16 Eylül 2019 Pazartesi günü başlayacak.

OKULLAR AÇILIRKEN OKUL PSİKOLOJİSİNE NASIL HAZIRLANMALI?

Okulların açılmasına sayılı günler kala hem çocukları hem de ailelerini tatlı bir telaş sardı. Kayıt dönemi, var olan okul için hazırlıklar derken çok yakında milyonlarca öğrenci dersliklerdeki yerini alacak. Ancak yazın son döneminde özellikle velilerin, çocuklarının hazırlandıkları bu yeni maraton konusunda dikkat etmesi gereken pek çok nokta bulunuyor. Ebeveynlerin yanlış davranışları yüzünden binlerce öğrencinin eğitim dönemi kötü geçebiliyor.

“Çocuklar yaz tatilinde okul dönemine kıyasla daha serbest oldukları için onları en zorlayacak konu yeniden düzenli ve disiplinli hayata dönüş yapmak olacaktır” diyen DBE Çocuk ve Genç Psikolojik Danışmalık Merkezi’nden Uzman Klinik Psikolog Cemre Soysal çocuklar üzerinde oluşturulması gereken motivasyona dikkat çekiyor.

Soysal; “Önceki sene okula gitmiş çocukların okula başlamalarında çeşitli motivasyonlar vardır. Her ne kadar yeniden ders çalışmaya başlayacakları için huysuzlansalar da tatil boyunca görmedikleri arkadaşlarına kavuşmak onlar için oldukça heyecan vericidir. Okullarında yapılan herhangi bir değişiklik, sınıflarının yerinin değişmesi gibi küçük detaylar da onları mutlu edebilir. Okul konusunda hevesli olmayan çocuklara ders haricindeki avantajlar hatırlatılarak duyguları olumluya çevrilebilir” diyor.

Okula ilk kez başlayacak çocuklara gösterilmesi gereken özene de değinen Soysal; “Bu sene ilk defa okula başlayacak çocuklar ise çok daha değişik bir heyecanın içindeler. Onlar, büyümenin çok büyük bir adımı olan okul hayatına başlangıç aşamasındalar. Her ne kadar daha önce anaokulu veya hazırlık sınıfına gitmiş olsalar da birinci sınıfın önemi her zaman farklıdır. En önemlisi okuma, yazma öğrenilecek bir seneye başlangıç yapıyor olmalarıdır” diyor.

Peki, veliler bu kritik dönemde nelere dikkat etmeli? İşte DBE Çocuk ve Genç Psikolojik Danışmalık Merkezi’nden Uzman Klinik Psikolog Cemre Soysal’dan çocuklarını yeni döneme hazırlamak isteyen velilere birkaç öneri:

Hayat düzeninizi okullar açılmadan bir hafta kadar önce okula göre yeniden düzenleyebilirsiniz. Böylece okula adaptasyon kolaylaşacaktır.
Ailecek okul alışverişine çıkabilirsiniz. Yeni kıyafetler, kırtasiye eşyaları çocukları okulun başlaması konusunda heyecanlandıracaktır.
Çocuğunuzdan başlayacak okul dönemine dair hedeflerini düşünmesini isteyebilirsiniz. Unutmayın ki kendi koyduğumuz hedefler için çalışmak daha kolaydır.
Bu sene sonunda sınava girecek öğrenciler biraz daha endişeli olabilirler. Okulun başlamasının bir diğer anlamı geçecek her günle sınava bir adım daha yaklaşacak olmalarıdır. Sınava hazırlık yolunun zor olduğu ama bu yolun sonunun aydınlık olduğu da hatırlatarak çocuğunuzu cesaretlendirebilirsiniz.

İran’da dolar tarihi rekorunu kırdı

Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, İran’da son bir kaç aydır yükselişi durdurulamayan dolar serbest piyasada 10 bin 700 tümen civarında işlem görüyor.

Avronun 12 bin 650 tümen olduğu ülkede, 1 Türk lirası da 2 bin 250 tümenden işlem görüyor.

İran’da doların kısa süre içinde 4 bin tümenden 7 bin 500 tümen seviyelerine kadar yükselmesi üzerine Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani hükümeti, nisan ayında doların 4 bin 200 tümene sabitlenmesi kararını almış ve serbest piyasada alım-satımı yasaklamıştı.

Merkez bankası tarafından dün yapılan açıklamada ise sabit kurun 4 bin 403 tümene çıkarıldığı duyuruldu.

Doların ani yükselişinden etkilenen esnaf bir süre önce sokak gösterileri düzenlemiş, “Tahran Büyük Çarşısı” esnafı birkaç gün kepenk kapatmıştı.

AA

Küçük kızın babasından zorla alınmasıyla ilgili soruşturma

Güvenlik görevlisi Ramazan Yıldırım ile F.Y., 31 Mayıs’ta Zonguldak Aile Mahkemesi’nde şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşandı. Kızları Z.Y.’nin velayeti, mahkeme tarafından babaya verildi. Anneye ise çocuğunu her ayın belirli hafta sonları ve Temmuz ayında bir ay almasına izin verildi. Temmuz ayının gelmesiyle birlikte anne F.Y., kızını almak istedi. Ancak Yıldırım’ın iddiasına göre Z.Y. annesine gitmek istemedi. Durumu eski eşine bildiren Ramazan Yıldırım, birlikte vakit geçirerek çocuğun psikolojisinde olumlu etki yapabileceklerini söyledi. Cep telefonu mesaj kayıtlarında bunu kabul eden F.Y., eşi ve çocuğuyla buluşacakları gün vazgeçerek gitmedi. F.Y., çocuğunu kendisine gösterilmediği iddiasıyla avukatı aracılığıyla Zonguldak Adliyesi’nde bulunan İcra Müdürlüğüne ‘çocukla kişisel ilişki kurulması’ maddesi gereği çocuğunun babasından alınarak kendisine verilmesini talep etti.

85e26738914d89016fce690e3e7b874f

BABA YAŞANANLARI KAYIT ALTINA ALDI

Talebi değerlendiren İcra Müdürlüğü, çocuğu almak için yasa gereği polis ve pedagog eşliğinde önceki gün Ramazan Yıldırım’ın evine gitti. Yıldırım, çocuğunun kuran kursunda olduğunu söyledi. Bunun üzerine kuran kursuna giden ekipler, Z.Y.’yi dışarı çıkardı. Baba Ramazan Yıldırım, bu andan sonra yaşananları cep telefonuyla kayıt altına aldı. Küçük kız kendisiyle görüşen pedagoga annesine gitmek istemediğini söyledi. Pedagog, da görüşmenin ardından tutulan tutanağa, ‘Bu şekilde götürülmesi uygun değildir’ yazdı. Annenin ısrarı üzerine Z.Y.’nin kolundan tutan icra memuru, ağlayan kızı zorla polis aracına bindirdi. Kızının gitmek istememesine rağmen zorla polis aracına bindirildiği anları kayıt altına alan baba görüntülerde de, “Çocuğum şu anda zorla alınıyor. Toplumdaki insanı toplumdan uzaklaştırmak için uğraşıyorlar. Çocuğumun psikolojisinde bir şey olursa, hepinizden şikayetçiyim. Mesuliyet size aittir. Çocuğumu zorla götürmeyin” dediği duyuldu.

Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ve Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı ekipleri harekete geçti. Cumhuriyet Başsavcısı Hakan Yağız, yaptığı yazılı açıklamada konu hakkında adli ve idari soruşturmanın devam ettiğini belirtti. Açıklamada şöyle denildi:

“Bazı basın yayın organlarında yer alan Zonguldak İcra Müdürlüğü’nce küçük bir kızın annesine teslimine ilişkin haberler üzerine basın açıklaması yapma gereği hasıl olmuştur. Zonguldak 2. Aile Mahkemesi’nin kararı ile velayeti babasına verilen habere konu çocuğun belirli günlerde annesiyle görüşmesine karar verilmiştir. Annesinin vekilinin müracaatı ile Zonguldak 2. İcra Müdürlüğü’nce ilgili mahkeme kararı doğrultusunda çocuk annesine teslim edilmiştir. Yapılan işlemler ilgili görevliler tarafından tutanağa bağlanmış olup, konu hakkında başlatılan adli ve idari soruşturma devam etmektedir. Kamuoyuna saygı ile duyurulur.”

DHA

DHA

‘PSİKOLOJİK DESTEK VERECEĞİZ’

Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Kemal Gümrükçü ise anne, baba ve çocukla olay anında yaşananlarla ilgili görüşme yapıldığını söyledi. Anne, baba ve çocuğa psikolojik destek verileceğini kaydeden Gümrükçü, “Biz hem baba, hem anne, hem de çocukla görüşme sağladık. Olayı takip ediyoruz. Çocuğun bu süreçten olumsuz yönde etkilenmemesi için anne, baba ve çocuğa psikolojik destek vereceğiz. Bu ilk görüşmeydi. Bundan sonra da takibimizde olacaklar. Psikolojik desteğimiz sürecek. Amacımız çocuğun bu ortamdan olumsuz yönde etkilenmemesi” dedi.

DHA

DHA

Baba Ramazan Yıldırım da yaşananlardan psikolojik olarak olumsuz yönde etkilendiğini, tüm düşüncesinin kızının hayatı olduğunu söyledi.

DHA

FETÖ’nün “para kasası” firarilerinin ABD’deki lüks yaşamları

FETÖ’nün geçmişten beri en güçlü destekçisi, Gaziantep’te sanayicilik yapan Nakıboğlu ailesinden Osman ve Bahaeddin Nakıboğlu, haklarında FETÖ soruşturması başlatılınca 2014 yılında Amerika’ya kaçmıştı.  Yurt dışına firar etmeden önce baba oğul, Naksan Holding bünyesinde birçok şirkette yönetim kurulu başkanlığı ya da üyeliği görevleri yürütüyordu. Türkiye’deki yargılama sürecinde, Nakıboğlu aile üyeleri tarafından Naksan Holding üzerinden gayri resmi hesaplardan FETÖ’ye yüklü miktarda kaynak aktarıldığı belirlenmişti.
feto2

Kanal manzaralı milyon dolarlık evde yaşıyorlar

ABD’de kamuya açık internet tarama sitelerinde yer alan bilgilere göre firari Nakıboğlu ailesi üyeleri, Kaliforniya eyaletinin “Bay Area” bölgesinde San Mateo kentine bağlı Foster City semtinde, yaklaşık 2,5 milyon dolar değerindeki evde yaşıyor.

Lüks villaların bulunduğu semtte, San Francisco körfezine bağlanan ve üzerinde yapay adaların bulunduğu kanal yer alıyor.

Nakıboğlu ailesi üzerine kayıtlı görünen lüks villa ise içerisindeki tekne ve kayıkların bulunduğu kanal manzarasını gören konumuyla dikkati çekiyor.

Osman ve Bahaeddin Nakıboğlu’nun şu anda kaldıkları kanal manzaralı villalarından önce oturduğu tespit edilen konut ise Los Altos semtinde bulunurken, buranın değerinin de yaklaşık 5,5 milyon dolar olduğu öğrenildi.

Firari Osman ve Bahaeddin Nakıboğlu’nun, 7’si yatak odası olmak üzere 12 odası, 6 banyosu, 3 büyük terası ve geniş bahçesi bulunan iki katlı lüks villadan taşındıkları anlaşılıyor.
feto1

Baba oğul 22 milyon dolar kaçırdılar

Naksan Holding bünyesinde enerjiden nakliyata, inşaattan teknolojiye birçok alanda faaliyet gösterilen 51 şirkettin bir çoğunda tepe yönetici olan baba ve oğulun, haklarındaki yargı sürecine rağmen bazı kaynakları yurt dışına kaçırdığı ortaya çıkmıştı.

Gaziantep’in çeşitli yerlerindeki iş yeri, konut, iş hanı gibi taşınmazların satılarak paranın parça parça Osman Nakıboğlu hesabına aktarıldığı ve bu miktarın yaklaşık 22 milyon dolar olduğu belirlenmişti.

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında hakkında gözaltı kararları bulunan Osman ve Bahaeddin Nakıboğlu, bu kaynakla Amerika’da Silikon Vadisi’nde işyeri açtı.

Firari Osman Nakıboğlu, işyerinden çıkışında beyaz renkli son model Mercedes aracına binerken AA tarafından görüntülendi. Ayrıca Nakıboğlu ailesine ait 3-4 lüks araç daha olduğu öğrenildi.
foto4

Ofis kiralama işi yapıyorlar ve firari FETÖ’cülere destek oluyorlar

Firari baba oğul, Silikon Vadisinde girişimcilere farklı büyüklük ve tipte lüks ofis ve toplantı mekanları kiralama işi yapan “Innoworld“ isimli şirketi yönetiyor.

Şirkette, görüşme odalarının fiyatları saatlik 50 ile 250 dolar arasında değişirken, 50 ya da 100 kişi kapasiteli toplantı odalarının fiyatları da saatlik 120 dolardan başlıyor.

Lüks bir bölgede büyük bir bina içerisinde yer alan şirkette, internet kullanımından kahve yiyecek ikramına çeşitli hizmetlerin de verildiği özel ofislerin aylık kirası ise 1000 dolar civarında.

Firari Osman ve Bahaeddin Nakıboğlu’nun 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından Türkiye’den kaçırabildikleri paralarla Amerika’ya gelen ve yatırım imkanı arayan FETÖ mensuplarına da danışmanlık yaptıkları ve lojistik destek sağladıkları belirtiliyor.

feto3
– FETÖ mensuplarının karargahı

FETÖ’nün Amerika’daki çatı örgütlerinden, Santa Clara kentine bağlı Sunnyvale semtinde bulunan Pacifica Institute (Pasifik Enstitüsü) Silikon Vadisi şubesinin başkanlığını ise Nakıboğlu ailesiyle yakın ilişkisi bulunan Mahmut Altun yürütüyor.

Altun’un Santa Clara kentinde oturduğu konut da Bahaeddin Nakıboğlu üzerine kayıtlı görünüyor.

Bu arada Bahaeddin Nakıboğlu üzerine kayıtlı görünen Pasifik Enstitüsünün karşı caddesinde yer alan ikinci bir konut FETÖ mensuplarının ihtiyaçları için misafirhane gibi kullanılıyor.

Konferans, seminer, kültürel etkinlikler adı altında çeşitli etkinlikler düzenleyen Pasifik Enstitüsünün üzerinde çalıştığı en önemli konu ise dinler arası diyalog çalışmaları.

Bu örgüt üzerinden Yahudi ve Hristiyan gruplarla yakın ilişki geliştiren FETÖ mensuplarının, kilisede ve sinagoglarda iftar ve ziyaret programları düzenledikleri enstitünün internet sitesinde yer alan görsellerden anlaşılıyor.

Ayrıca Pasifik Enstitüsünün internet sitesinde “The Blue Chair” (Mavi Koltuk) bölümünde de dinler arası diyalog alanında uzman Los Angeles Başpiskoposu Ekümenik ve Dinler Arası İlişkiler Görevlisi Rev. Alexei R. Smith, İbraniler Birliği Koleji-Yahudi Dinler Enstitüsü Profesörü Reuven Firestone gibi isimlerin görüşlerine yer veriliyor.

Altun’un sosyal medya hesaplarında ise eski ABD Başkanı Barack Obama ile çekilmiş fotoğraf, Türkiye yönetimine yönelik paylaşımlar, ziyaret ettiği ve ortak etkinlik düzenledikleri kiliselere ilişkin görseller de bulunuyor.

Ayrıca Altun’un facebook hesabında yer alan İsrail’in kuruluşunun 70. yıl dönümüyle ilgili kutlama etkinliğine ilişkin paylaşım da dikkati çekiyor.

– FETÖ kuruluşu Pasifik Enstitüsüne FBI’dan ödül

FETÖ’nün ABD’deki çatı kuruluşlarından Pasifik Enstitüsüne 2016 yılında Federal Soruşturma Bürosu (FBI) tarafından “Toplum Liderliği Ödülü” (DCLA) verilmişti.

Pasifik’in ve FBI’ın sitesinde yer alan bilgilere göre, FBI San Diego Yöneticisi (SAC) Eric Birnbaum, Pasifik Enstitüsünün 2016 FBI Toplum Liderliği Ödülü’ne (DCLA) layık görüldüğü duyuruluyor.

Birnbaum, ödülü, 9 Mart 2017 perşembe günü, FBI San Diego’nun Sorrento’daki Federal Ofis Binasında düzenlenen bir törenle Pasifik Enstitüsü Müdürü Mesut İnci’ye vermişti.

FBI sitesinde, ödülün gerekçesiyle ilgili Pasifik Enstitüsünün “yaptıkları inanılmaz işler sebebiyle ödüle layık görüldüğü” ifadeleri yer alıyor.

Ayrıca FBI yetkilileri, 2017 yılı haziran ayında da Fetullahçı Terör Örgütü’nün Los Angeles’ta bulunan Pacifica Graduate adlı kurumunun iftar yemeğine katılmıştı.

FBI Los Angeles’in resmi Twitter hesabından yayımlanan fotoğrafta, FETÖ üyeleri ile FBI ve polis yetkililerinin olduğu görüldü.

– Rotaryenlerle yakın ilişki, kilise ve sinagogla ortak etkinlikler

Silikon Valley Pasifik Enstitüsünün başkanı Altun’un bölgede faaliyet gösteren Sunnyvale Rotary Kulübü ile de yakın ilişkisi olduğu görülüyor.

Kulübün internet sitesinde Altun’un 14 Temmuz 2015 tarihinde “Kültürler arasında köprüler inşa etmek” başlığıyla bir toplantı gerçekleştirildiği bilgisi yer alıyor.

FETÖ’cü Pasifik Enstitüsü, bölgede faaliyet gösteren ve yönetiminde rahip, rabbi ve İslam dini üzerine çalışan isimlerin bulunduğu “Abrahamic Alliance International” (Uluslararası İbrahimi İttifakı) isimli örgütle de yakın ilişki içerisinde.

İbrahimi dinler arasında diyalog çalışmaları yürüten kuruluşa ait internet sitesinde iki örgüt arasında farklı zamanlarda gerçekleştirilen kilise ve sinagog ziyaretlerinden, dostluk yemeği ve piknik organizasyonlarına kadar çeşitli ortak etkinliklerin görselleri yer alıyor.

Bu ortak etkinliklerde firari Osman ve Bahaeddin Nakıboğlu’nun da yer aldığı görülüyor.

Bu arada Bahaeddin Nakıboğlu’nun Amerika’da “Baha” takma adını kullandığı da anlaşılıyor.

– FETÖ elebaşı Gülen, Bahaeddin Nakıboğlu için dua etti

Ailenin en genç üyelerinden, holdingin üçüncü kuşak temsilcisi Bahaeddin Nakıboğlu, Naksan Teknoloji şirketini kurarak Apple ürünlerinin Türkiye’de pazarlanması işini de yürütüyordu.

Ayyıldız Tim’i tarafından hacklenen Bahaeddin Nakıboğlu’nun Twiter hesabında, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen tarafından dünyanın sayılı iş adamları arasında olacağı iddiasıyla duada bulunduğuna ilişkin mesajlaşmalar ortaya çıkmıştı.

Ayyıldız Tim’in yayınladığı direkt mesajlarda Nakıboğlu’nun Gülen’in doktoru Kudret Ünal’a ait olduğu belirtilen “Dr. Kudret” hesabıyla yazışmalar yer almıştı.

Dr. Kudret’in gönderdiği mesajda “SA Bahaeddin Bey, Silikon Vadisi’nde ilerde dünyanın sayılı işadamlarından olacak. Allah’ın izniyle dedi. Tarih atıp torunlarına söyleyeceğin en güzel cümle olur inşallah.” ifadeleri kullanılmıştı. Gülen’in bu duayı ederken Vedat Koçer ve Osman Özsoy’un da şahit olduğunu belirttiği ortaya çıkmıştı.

Ayrıca Nakıboğlu, Gezi olayları sırasında da devletin eylemcilerden özür dilemesi gerektiğini belirten paylaşımlarda bulunmuş ve eylemcilerin internette yayın yapmaları için Twitter hesabından sürekli internet giriş şifreleri yayımlanmıştı.

Nakıboğlu, gelen tepkiler üzerine daha sonra bu paylaşımlarını silmişti. Bahaeddin Nakıboğlu, hesabı kapanmadan önce Twitter’da dönemin ABD Başkanı Barack Obama ile çekilmiş bir fotoğrafı paylaşmıştı.

– Nakıboğlu ailesiyle ilgili yargılama süreci devam ediyor

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında Naksan Holding’in eski yönetim kurulu başkanı Cahit Nakıboğlu ile oğlu Taner ve kardeşi Osman Nakıboğlu’nun da aralarında bulunduğu 25 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, resmi olmayan gelir ve giderlerin holdingin iç içe geçmiş şirketleri üzerinden aklandığı bilgisine yer verildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Organize Suçları Soruşturma Bürosunca hazırlanan ve 9. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 628 sayfalık iddianamede, Naksan Holding bünyesinde enerjiden nakliyata, inşaattan teknolojiye birçok alanda kurulan 51 şirketin sadece 11’inin işçi ve parasal yoğunluğu olduğu belirtilerek, şirketlerin muhasebe hileleri anlatıldı.

Naksan Holding eski yönetim kurulu başkanı, tutuklu sanık Cahit Nakıboğlu ile oğlu tutuklu sanık Taner Nakıboğlu ve ABD’de yaşayan kardeşi firari sanık Osman Nakıboğlu’nun aralarında bulunduğu 25 sanık hakkındaki iddianamede, şirketlerin muhasebesini biri resmi, diğeri gayriresmi iki farklı kayıtta tuttuğu, ortakların yasal olmayan para hareketlerini, gayri resmi kayıt üzerinden yaptığı ifade edildi.

– FETÖ’nün “para kasası” holdingin içini boşaltmış

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve vergi müfettişleri bilirkişi raporlarının da yer aldığı 628 sayfalık iddianamede, şirketlerin satışlarının yüzde 70’inin kayıt altına alındığı, kayıt altına alınmayan satışlardan elde edilen gelirlerin de ortaklardan alınmış gibi muhasebeleştirildiği ve şirketlerin ortaklara borçlandırıldığı belirtildi.

İddianamede, şirketlerin yasal olmayan gelirinden FETÖ/PDY ile iltisakı nedeniyle kapatılan dernek ve kurumlara “zekat” başlığı altında yüksek meblağlarda para gönderildiğinin de tespit edildiği bilgisi yer aldı.

İddianamede, Naksan Holding’in ortak ve yöneticisi 25 sanığın, “silahlı terör örgütü yönetme, terörizmin finansmanı hakkında kanuna muhalefet, suç gelirlerinin önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerini aklama ve vergi usul kanununa muhalefet” suçlarından cezalandırılması talep edildi.

– FETÖ elebaşı, Nakıboğlu ailesinin evinde kalmış

İddianamede, FETÖ’nün kentteki sözde yöneticileri tarafından “süper abi” diye hitap edilen Taner Nakıboğlu’nun ismi, örgüt elebaşı Fetullah Gülen tarafından verilen ve mütevelli heyeti başkanı olduğu Zirve Üniversitesinde de geçmiş ayrıca, holdinge kayyum atanması ihtimali üzerine ekonomi, maliye ve hukuk bölümlerinden akademisyenlerle “hileli iflas” toplantıları yaptığı bilgisine yer verildi.

Nakıboğlu ailesinin fertlerinin, Gaziantep’teki FETÖ/PDY ile iltisakı nedeniyle kapatılan bazı derneklerin yönetim kurulu başkanlığını yürüttüğü veya yönetiminde yer aldığı kaydedilen iddianamede, 1998 yılında hakkında yakalama kararı çıkarılan terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen’in, Suriye üzerinden Gaziantep’e geldiği ve Nakıboğlu ailesinin evinde kaldığı ifade edildi.

NEW YORK (AA) – ERTUĞRUL CİNGİL

Ford Avrupa satışlarından memnun değil!

Brexit’in etkisi ve tüketici eğilimlerinin değilmesi Ford markasının Avrupa’daki karlılığını olumsuz yönde etkiledi. Ford’un Avrupa operasyonlarında kar oranı 88 milyar dolardan, 73 milyar dolara düştü. Ekstra olarak bu değerden Brexit yüzünden oluşan vergiler de düşülecek.

Ford Edge, markanın Avrupa satışlarına destek olacak.

Ford Edge, markanın Avrupa satışlarına destek olacak.

Bu sonuçların açıklanmasından sonra CEO Jim Hackett, “Avrupa’daki satışlarımızdan hiç memnun değiliz” açıklamasını yaptı. Marka geçen yıl bölgeden 234 milyon dolar kazanç elde etmişti. Marka CFO’su Bob Shanks, markanın Avrupa pazarındaki ürün gamının karlılık sağlayan ürünlerden oluşmadığını açıkladı. Shanks, “Öncelikle Avrupa’da satılacak olan moellerimiz minivan, SUV ve C-Max tarzında modellerden oluşmalı” diye belirtti.

Ford Tourneo Custom. Markanın hafif ticari aracı, Türkiye'de üretiliyor.

Ford Tourneo Custom. Markanın hafif ticari aracı, Türkiye’de üretiliyor.

Ford Transit van, Kuga ve Ranger modelleri markanın öncelikle bu pazarda satışlarına katkı sağlayacak modeller olarak öne çıkıyor. İthal edilecekolan bu modellere ek olarak da Edge ve Mustang modelleri göze çarpıyor. Shanks, Ford’un Avrupa’daki ürün gamını göz önünde bulundurduklarında kar miktarının olağan olduğu ama bu miktarı yüzde 200 arttırabilecekleri potansiyele sahip oldukları da konuşulan konular arasında.

Ford'un efsaneleşmiş modeli olan Focus'un en güncel versiyonu.

Ford’un efsaneleşmiş modeli olan Focus’un en güncel versiyonu.

Markanın Küresel Pazarlar Yöneticisi Jim Farley ise duruma ticari araç penceresinden bakıyor. Avrupa’daki karlılığın yüzde 13’lük bir kısmı ticari araçlardan geliyor. Ford eğer odaklanmasını SUV modellerine ve ticari araçlara(özellikle van modellere) yoğunlaştırırsa uzun dönemde Avrupa’daki karlılık yüzde 6 artacak seviyede. Farley, “Avrupa pazarı için stratejimizi tamamen yenilemeliyiz ve daha fazla hafif ticari araç pazarına odaklanmalıyız. SUV modeller de bu planda yer almalı” açıklamasını yaptı.

Markanın Avrupa pazarı için hafif ticari araç modellerine odaklanması, Türkiye’deki üretimi ve ihracatı da etkileyecek. Ayrıca markanın kompakt sınıftaki otomobili olan Focus’un yenilenmesi ve satışa sunulacak olması Ford’taki hareketi arttıracağa benziyor.