‘Cin Ali’ şebekesine operasyon ! 48 araç ele geçirildi

İstanbul başta olmak üzere Ankara, Tokat ve Kocaeli’nde özel harekat polislerinin de desteğiyle yapılan eş zamanlı operasyonla 11 kişi gözaltına alındı. Park halindeki araçların beyinlerini değiştirerek yaklaşık 6 ay içerisinde 48 araç çaldığı belirtilen  şebekenin liderliğini  “Cin Ali” lakaplı Ali A.’nın yaptığı belirlendi. Ali A. polisten kaçarken kaza yapınca yakalandı.

ARAÇLARIN BEYİNLERİNİ DEĞİŞTİRİYORLARDI
Pendik, Tuzla ve Kartal başta olmak üzere İstanbul’un çeşitli ilçelerinde çok sayıda araç çalınmasının üzerine,  Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı. Çevredeki  güvenlik kamera görüntülerini incelendi, mağdurların ifadeleri alındı.  Araçların çalınma yöntemi belirlendi. Hırsızların, park halindeki  otomobillerin camlarını kırıp kilidini açtıktan sonra kaputun içerisinden beyinlerini değiştirdikleri araçları tamirhaneye götürüp parçaladıkları tespit edildi.  Bunun üzerine oto hırsızlık polisi,  şebeke lideri “Cin Ali” lakaplı Ali A.(56) olduğunu belirledi.

KAÇARKEN KAZA YAPTI
Geçtiğimiz Salı günü İstanbul başta olmak üzere Ankara, Tokat ve Kocaeli’nde özel harekat polislerinin de desteğiyle eşzamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 10 kişi yakalanırken Ali A. çaldığı araçlardan biriyle kaçmaya başladı. Ali A. kaçarken kaza yaptı, girdiği sazlıkta yakalandı. Gözaltına alınan 11 şüpheli  işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Sevk esnasında şüphelilerden biri, “Ben hırsız değilim, diğerlerine sorun” dedi. Operasyonda evde geçirilen çok sayıda plaka, 2 bin lira değerindeki kadran ve araç beyinlerini değiştirmede kullanılan malzemeler ele geçirildi. Ele geçirilen 48 araç ise Ataşehir’de bir otoparka götürüldü.

 

Meteoroloji uzmanından tropik fırtına uyarısı

Türk Meteoroloji ve Afet Yönetimi Profesörü, Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu meteorolojinin az önce uyarısını yaptığı tropik fırtınayla ilgili bölgede yaşayan insanların alabileceği tedbirleri anlattı ve uyardı: ‘Günlük hayatınızı o saatlere göre ayarlayın. Sokaklarda tabelalardan, ağaçlardan ve çatılardan uzak durun’

Hürriyet’ten Kazım Ataer’in haberine göre, tropik fırtınanın ‘mini tayfun’ olduğunu belirten Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, fırtınanın İstanbul’dan Antalya’ya kadar etkili olabileceğini, bunu tam olarak tahmin etmenin çok güç olduğunu söyledi.

Özellikle kıyı kesimlerinde yaşayan vatandaşları uyaran Kadıoğlu, ‘Kıyıdaki teknelerin karaya çekilmesi gerekiyor. Gündelik hayatınızı fırtınanın olmadığı saatlere göre ayarlayın. Çatılar önemli bir problem oluşturabilir. Balkonda eşya bırakmayın. Özellikle dışarıda bırakılan eşyalar fırtınanın etkisiyle zarara yol açabilir’ dedi. Kadıoğlu uyarılarını şöyle sürdürdü:

“Su baskını tehlikesinin yanı sıra, tabela ve ağaçlar da etkilenebilir. İnşaat sahipleri mutlaka ama mutlaka dışarıda kalas, tuğla gibi malzemelerini bırakmamalı’

Tropik fırtınanın gücünün sıcak deniz suyundan geldiğini aktaran Kadıoğlu, ‘Fırtına eğer sıcak olan denizin üstünden giderse şiddeti artar. Ancak adaların üzerinden giderse şiddeti azalabilir’ diye konuştu.

Rotası değişmezse felaket olacak ! Kasırga adım adım Türkiye’ye geliyor

Bu tespihler için evini arabasını satan bile var !

Batman’da çarşamba günleri bir kıraathanede kurulan pazarda görücüye çıkan tespihler ev ve arabayla takas ediliyor. Fiyatı dudak uçuklatan tespihler, 200 bin TL’ye kadar alıcı buluyor.

Batman merkez Ziya Gökalp Mahallesi’nde bulunan Kehribar Çay Evi’nde çarşamba günleri kurulan tespih pazarı, Türkiye’nin dört bir yanından müşterilerin akınına uğruyor. Tespih severleri bir araya getiren pazarda, bazı tespihlerin fiyatları ise dudak uçuklatıyor. Bazı vatandaşların ev ve arabalarıyla takas ettiği tespihler 200 bin TL’ye kadar alıcı buluyor. Pazarda, 50 TL’ye de tespih bulunuyor.

“Göz zevkimize göre alıyoruz”
Haftanın bir günü toplandıklarını belirten müşteri Özcan Atsat, “Bir yıldır tespih hastalığı bize de bulaştı. Çeşitli illerden ve ilçelerden gelen var. İstanbul, Gaziantep, Adana ve Şanlıurfa’dan gelip de toptan satış yapanlar var. Biz de göz zevkimize göre alıyoruz. Tespih stres dağıtan bir şeydir. Tespihlerin arasında farklı farklı maddeler var ve bunlar da kendi aralarında şifa dağıtan ürünler var. Sıkma, zar Osmanlılarındır. Hepatit hastalarına bire bir geliyormuş. Damlalar ise, bronşit, astım, guatr gibi ve pıhtılaşmış kanlara iyi gelirmiş. Şu an benim boynum da bir tane var, sürekli takıyorum” dedi.

“Kimi ev kimi araba ile takas yapar”
Türkiye’nin dört bir yanından müşteri ve satıcıların geldiğini anlatan satıcı Fethi Akbaş, “Güneydoğu ve batı illerden özellikle çarşamba günleri Batman’da toplanıyoruz. Kendi aramızda alışveriş yapıyoruz. Ortalama tespih fiyatları ise 50 liradan başlar 200 bin liraya kadar devam eder. Bu tespihleri kimi evle kimi arabasıyla değişir. Kimi sabır kimi stres için çeker kimisi de ticaret için yapıyor bu işi. İlk tespih mercan ve firuzelerden oluşmakta, daha sonra Osmanlı kehribarı dediğimiz ürünlerden başlar ve damladan sonra plastiğe doğru gider. Osmanlı kehribar 250 yıllık olan tespihin değeri 15 bin liralıktır” diye konuştu.

“Tespih kesinlikle sallanmaz”
Tespihin adabının olduğunu vurgulayan Akbaş, “Tek veya çiftli olarak çekilir. Tekli özellikle namazdan sonra çekilir. Kesinlikle sallanmaz. Sallandığı zaman da hoş karşılanmıyor. Tespih sallamak tespihe ve etrafımızdaki insanlara zarar verir. İnsanlar onu hor görür. Tespih sallanırsa taşlarına da zarar verir. Osmanlı kehribar nadir bulunan bir üründür. Piyasa değerli 130-150 bin lira arasıdır. Bunu nakit olarak değil de araba takası ya da ev takası ile yapabiliyoruz. Özellikle koleksiyoncular alıyor. İnsanlar genellikle tespih camiasında dolap toplamaz sadece tespih toplar, ilerde bozdurmak için altın niyetine” ifadelerini kullandı.

“Arabamı sattım tespih aldım”
Arabasını satıp tespih aldığını anlatan Müşteri Adem Ak ise, “Ben bu tespihi alırken bir arabam vardı. Onu sattım üzerine de para verip bu tespihi aldım. Şu an benim koleksiyonumdadır. Tespihleri çok seviyorum. Tespih sallanmaz çekilir” dedi.

Annenin dikkati çocuğunu kurtardı !

Trabzon’un Vakfıkebir ilçesine bağlı Kemaliye Mahallesinde kumanda pilini yutan 3 yaşındaki Ahmet Eren Yılmaz’ın çekilen röntgen filmi görüntüsü şaşırttığı kadar da korkuttu. Ailesi tarafından son anda kumanda pili yuttuğu fark edilen çocuk hemen hastanede müşahede altına alınırken, doktorlar gerekli duyulması halinde çocuğa cerrahi müdahalede bulunacak.

Oğlunun tedavi gördüğü hastanede bir an olsun yanından ayrılmayan babası Asım Yılmaz, kendisinin işte bulunduğu sırada eşinin kendisini telefonla arayarak durumu bildirdiğini söyledi. Kumandada bir pilin eksik olduğunu gören eşinin oğluna pili sorduğunda oğlunun ağzını göstermesi üzerine eşinin kendisini aradığını kaydeden baba Yılmaz “Çocuk elinde kumanda ile birlikte annesinin yanına gelmiş. Kumandadaki bir pilin eksik olduğunu gören eşim pilin nerede olduğunu sormuş. Oğlum da ağzını gösterince eşim hemen beni arayıp haber verdi. Hastaneye götürüp film çektirdik. Orada çekilen röntgende pilin karnında olduğu gözüktü” dedi.

Vakfıkebir Devlet Hastanesi’nde durumun ortaya çıkmasının ardından Karadeniz Teknik Ünivresitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Çocuk Servisi’ne sevk edildiklerini kaydeden Yılmaz “Çekilen filmde pil midesinde gözüküyor. Doktorlar şu an normal yolla çıkması için müdahale etmediler ancak yeni çekilen filme göre karar verilecek, gerekirse cerrahi müdahale edilecek” diye konuştu.

Ailelere de seslenen baba Yılmaz “Televizyon kumandasının pilinin bulunduğu bölüme dikkat etsinler. O kapağı bantlasınlar. Bizim başımıza gelen başkasının başına gelmesin. Evde çocukların ulaşacağı yerde kumanda pili, bozuk para, yutabileceği metal eşyalar bırakmayın” şeklinde konuştu. 

Öz kızlarına tacizle suçlanan zanlı: ‘Kızımla yatıyorum, yatamaz mıyım?’

İstanbul Esenyurt’ta baba M.A. hakkında ikiz kızlarını taciz etmekten dava açıldı. Anne ifadesinde, “Eşim açık saçık fotoğraflarımı internete koyuyordu. Bir gün odaya girdim kızımın yanında yatarken gördüm, çocuğun ağzını kapatmıştı, ben sorduğumda ‘Kızımla yatıyorum, yatamaz mıyım’ dedi, şikayetçiyim” ifadelerini kullandı.

CNN Türk’ten Özgen Aydos’un haberine göre; İstanbul Esenyurt’ta yaşayan dört çocuk babası M.A’nın 2012 doğumlu ikiz kızları N.A ve B.A’yı taciz ettiği ortaya çıktı. Anne Y.A, çocuklarının daha önce de bu şikayette bulunduğunu ama onlara inanmadığını belirtti.

“AÇIK SAÇIK FOTOĞRAFLARIMI İNTERNETE YÜKLEDİ

Anne Y.A, ifadesinde şunları söyledi: “Daha önceden çocuklarım babalarının onları taciz ettiğini söylüyorlardı ama ben inanmıyordum. Daha sonraki aşamada eşim benim de açık saçık resimlerimi internete başka bir isimle koydu. Telefonundan da sürekli cinsel içerikli görüntüler izliyordu. Ben bu tür gelişmeler nedeniyle boşanmak istedim ama aileler araya girdi. Bir gün ise kızım B.A’nın sesini duydum ve odaya girip baktığımda eşim, B.A’nın ağzını kapatmış bir şekilde yatıyordu, kızım da ağlıyordu. Ne yaptığını sordum, kızım ile yatıyorum, yatamaz mıyım dedi. Daha önce de bize bıçak çekip şiddet uygulamış, doğal gazı açtığı da olmuştu. Bu olayın üzerine kızlarımın doğru söyleyebileceğini düşündüm. Yine bir gün bağrışmalar duydum, kızım N.A geldi ve B.A’yı babasının kucağına aldığını söyledi. Ben de gidip baktığımda eşimin cinsel organı açıkta ve B.A’yı taciz ettiğini gördüm. Bunun üzerine şikayetçi oldum.”

Çocuklar N.A ve B.A da verdikleri ifade de, babalarını evde hep çıplak gördüklerini ve babalarının özel bölgelerine dokunarak kendilerini taciz ettiğini anlattılar.

Baba M.A., hakkında “çocuğun cinsel istismarı” suçuyla dava açıldı, perşembe günü hakim karşısına çıkacak. 

 

İl Çayı Deresi kırmızıya döndü

Aydın Germencik ilçesinin ortasından geçen ve Menderes Nehri’ne akan İl Çayı Deresi, geçtiğimiz cumartesi günü kırmızı renkte aktı. Geçtiği bölgede bir jeotermal santral bulunan derenin renginin kırmızıya dönmesi tedirginlik yarattı. Sabah saatlerinde yaşanan kirlilik bölge sakinleri tarafından görüntülendi.

VATANDAŞTAN İHBAR

Yeni Asır Gazetesi’nden Kazım Yörükce’nin haberine göre; Bölge halkından Ergun Zeytin, yaşanan kirliliği görüntüleyip sosyal medyadan paylaştı. Zeytin, “Sabah bahçeme giderken tespit ettiğim bu olay 22 Eylül’de gerçekleşti. Dereye baktığımda kıpkırmızıydı. Gördüklerime inanamadım. Ertesi gün tekrar kontrol ettiğimde dere kırmızımtırak toprak renginde akıyordu. Halen kırmızı akıyor. Kim veya kimler yaptıysa ilgili kurumlara bu durumu ihbar ediyorum. Bizzat bu olaya şahidim” dedi.

“DEMİR AKIYOR”

İl Çayı’nın kırmızı akmasının nedeninin jeotermal firmasının dereye saldığı akışkanda demir fazlalığı olduğunu savunan Aydın Çevre Mücadelesi Platformu sözcüsü Metin Aydın, “İl Çayı deresinin kenarında bir elektrik üretim santrali var. Santralden duman çıktığı gün firma tarafından dereye akışkan bırakılıyor. Demir içeriği fazla olduğunda sular kırmızı rengi alır. Zaten daha önce yaptırdığımız analizlerde bu derede demir ve çinko gibi metallerin fazla olduğu saptanmıştı. Demir metali fazla olduğu için derenin suyu kızıl akıyor” dedi. Aydın, olayla ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile güvenlik güçlerine ihbarda bulunduklarını söyledi.

Öte yandan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, ihbarlar üzerine harekete geçti. Kırmızı akan sudan numuneler alınırken iddiaların araştırılması için 2 mühendis görevlendirildi.

Apandisit Nedenleri

Tıbbi açıdan ciddi bir durum olan apandisit, her zaman açık bir neden sonucu gelişmemektedir. Çoğu zaman, apendiks lümeni (apendiksin tüpünün iç kısmı) veya ek lümen olarak adlandırılan apendiksin içindeki alanın tıkanması sonucu oluşmaktadır.

Apendisk lümeni tıkanıklığına neden olabilecek pek çok faktör bulunmaktadır. Bazıları ise şöyle sıralanabilmektedir:

·         Fekalitler (dışkı taşları) apendiksleri tıkayabilmektedir. Bu durum özellikle, yetişkinlere oranla çocukları daha fazla etkilemektedir.

·         Kıl kurdu (Enterobius vermicularis) da dahil olmak üzere bağırsak solucanları veya parazitler

·         Crohn hastalığı veya ülseratif kolit gibi uzun süreli hastalıklardan kaynaklanan gastrointestinal sistemde meydana gelen tahrişler ve ülserler

·         Karın bölgesinde meydana gelen yaralanmalar veya travma

·         Eklem duvarındaki lenf dokusunun genişlemesi (tipik olarak gastrointestinal sistem kanalındaki enfeksiyonlardan kaynaklanmaktadır)

·         İyi huylu ya da kötü huylu olan tümörler

·         Taşlar, mermi, hava tabancası peletleri ve iğneler gibi çeşitli yabancı cisimler

Bazen apandisit, apendikse kadar yayılan viral, bakteriyel veya fungal bir enfeksiyon sonucu da gelişebilmektedir. Adandisite neden olabilecek enfeksiyonlardan bazıları şunları içermektedir:

·         E. coli, çevrede bulunan bakteriler, gıdalar ve hayvanların bağırsaklarında yaşamaktadır. Çoğı E. coli türü zararsızdır, ancak diğerleri hastalığa neden olabilmektedir.

·         Su nedeniyle nemli kalan toprak, lavabo ya da tuvaletlerde yaşayan Pseudomonas bakterileri apandisite yol açabilmektedir.

·         Bacteroidler insan sindirim yolunda yaşayan bakterilerdir ve enfeksiyona yol açabilmektedir.

·         Adenovirüs, çok yaygın bir virüs türüdür. Temas ve hava yoluyla kolayca yayılabilen bu virüs, soğuk algınlığı belirtilerine ve aynı zamanda mesane ve diğer enfeksiyonlara neden olabilmektedir.

·         Salmonella, genellikle ishal, mide bulantısı ve kusma gibi belirtilere yol açan gastrointestinal bir bozukluğa neden olabilmektedir. Aynı zamanda, ciddi komplikasyonlara da neden olabilecek besin kaynaklı bir bakteridir.

·         Oldukça bulaşıcı olan Shigella bakterileri, genellikle bir haftadan fazla sürmeyen ishal hastalığına neden olabilmektedir.

·         Kızamık, virüs kaynaklı bir hastalıktır ve temas yoluyla yayıldığı için oldukça bulaşıcıdır. Aşılama ile kontrol altına alınan bu virüs, aşılı olmayan kişilerde salgınlara yol açabilmektedir.

·         Mantar enfeksiyonları genellikle hafif belirtilere neden olmakta ve tedavi yöntemleriyle kontrol altına alınmaktadır, ancak bağışıklık sistemi zayıflamış olan kişilerde ciddi komplikasyonlara yol açabilmektedir.

Apendiks pek çok yararlı bakterileri barındırmaktadır. Yapılan çalışmalara göre, apendiks bağışıklık sisteminde oldukça önemli bir rol oynamaktadır. Her ne kadar, çok gerekli bir işlevi olduğu düşünülmeyen bir organ olsa da, yararlı bakterilerin gelişminde etkisi bulunmaktadır.

Apandis enfekte olduğunda ya da tıkandığında, apendiks içinde bulunan bakteriler hızlı bir şekilde çoğalmaya başlamaktadır. Bu da, apendiksin şişmesine neden olmaktadır. Sonuçta, bakterilerle mücadele etmek için harekete geçen beyaz kan hücreleri kalın bir sıvı ile apendiks içini doldurmaktadır.

Apandisit Nedir?

Apandisit, apandis ya da apendiksin şişmesi ve iltihaplanmasıdır. Karnın sağ alt tarafında, kolona bağlı olan parmak şeklinde bir organ olan apandisin, herhangi belirgin bir işlevi olmadığı düşünülmektedir.

Karnın sağ alt tarafında olduğu için apandisit bu bölgede şiddetli ağrıya neden olmaktadır. Bununla birlikte, çoğu insanda apandisit ağrısı, göbek çevresinde başlamakta ve sonra hareket ederek devam etmektedir. İltihaplanma kötüleştikçe, ağrı da giderek şiddetlenmektedir.

Herkesin apandisit geliştirme riski bulunmaktadır, ancak özellikle, 10 ile 30 yaş arasında olan kişilerde ortaya çıkmaktadır. En etkili tedavi yöntemi ise cerrahi yöntemlerle apandisin alınmasıdır.

Apandisit Tedavisi

Apandisit nasıl geçer? Apandisiti tedavi etmenin tek yöntemi apandisit ameliyatıdır. Çoğu zaman, apandisit tanısı konulduktan sonraki saatler içinde apandis, apendektomi isimli cerrahi yöntemle çıkarılmaktadır.

Apandisit ameliyatından önce antibiyotik tedavisi uygulanmaktadır. Bununla birlikte, ameliyat sırasında bakterilerin karın bölgesine girmesi söz konusu olduğunda da, ameliyat sonrasında antibiyotik tedavisine devam edilebilmektedir.

Apandisit İçin Hangi Doktora Gidilir?

Apandisit tanısı ve tedavisiyle gastroenteroloji bölümü ilgilenmektedir.

 

 

 

Asgari ücret zammı için dikkat çeken iddia: ‘Yüzde %25 olabilir’

Ekonomide neredeyse tüm kesimlerin zorda olduğunu belirten Aktaş, ” Asgari ücretartışı yüzde 25’i bulabilir” başlığıyla yayımlanan yazısında “Bu yıl için asgari ücret net 1.603 lira olarak uygulanıyor. Bu asgari ücretin işverene maliyeti ise 2.385 lira” hatırlatmasında bulundu.

“Asgari ücretin genellikle TÜFE kapsamındaki gıda grubunda ortaya çıkan yıllık artış dolayında yükseltildiği biliniyor” diyen Aktaş, şöyle devam etti:

“Ama kimi yıllar siyasi partiler arasındaki rekabet çalışanlara yarıyor ve asgari ücretenflasyonun çok çok üstünde artırılabiliyor. Örneğin 2016 yılındaki yüzde 30’luk artış gibi. Yeni ekonomi programında (YEP) bu yılın TÜFE gerçekleşmesi yüzde 20.8 olarak tahmin ediliyor. Gıda ve alkolsüz içecekler grubunda ağustos sonu itibarıyla yıllık yüzde 20’ye yakın artış var ve bu oranın yıl sonunda yüzde 25’e yaklaşması şaşırtıcı olmayacak.” 

‘PEK İHTİMAL VERİLMİYOR’

Aktaş, yüzde 20 ve 25’lik oranlar uygulandığında 2019 yılının net asgari ücretinin 1.924 ile 2.004 lira arasında oluşacağını kaydetti.

“Psikolojik yönü de düşünülerek asgari ücretin net 2 bin liranın üstünde belirlenmesi olasılığı güçlü görünüyor” diyen Aktaş, devamında şu görüşü dile getirdi:
“Ancak biz net ücretin küsuratsız 2 bin lira olarak belirleneceğini pek sanmıyoruz, çünkü bu tutar daha önce CHP tarafından dile getirilmişti. Zaman farklı olsa bile ‘CHP’nin önerdiğine gelindi’ dedirtmemek için asgari ücretin net 2 bin lira olarak belirleneceğine pek ihtimal verilmiyor.”

 

Trabzonspor – Göztepe CANLI: 0-0

1’Hakem Hüseyin Göçek maçın ilk düdüğünü çalıyor ve mücadeleye ev sahibi Trabzonspor başlıyor.

TRABZONSPOR: Onur, Pereira, Mustafa, Toure, Novak, Onazi, Abdülkadir, Yusuf, Sosa, Vahid Amiri, Burak Yılmaz

GÖZTEPE: Beto, Gassama, Titi, Reis, Traore, Alpaslan, Borges, Castro, Halil, Yasin, Jerome