İstabulkart’ta yetersiz bakiye derdine son

İstanbul’da milyonlarca insanın kullandığı İstanbulkart’a, artık akıllı telefonlardan yükleme yapılabilecek. Kullanıcılara sunulan uygulamanın tanıtım toplantısında konuşan İBB Başkanı Mevlüt Uysal, “İstanbul’da 15-16 milyon İstanbulkart kullanıcısı var. Yıllık 3 buçuk milyar gibi bir ödeme hareketi oluyor. 15-16 milyon insan İstanbulkart’a para yüklerken fiili olarak gidip bir yerde yükleme yapmak için ciddi kuyruklar bekliyor ve zaman kaybına uğruyor. Şu anda İstanbulkart’a bakiye yükleme işlemini mobil uygulama ile otomatik hale getirmiş durumdayız. Yaklaşık 16 milyon insan herhangi bir ödeme noktasına gidip zaman kaybetmeden veya mesai saatlerini düşünmeden elektronik bankacılık sistemi üzerinden İstanbulkart’a otomatik yükleme yapabiliyor” dedi.

“İSTANBULLULAR YETERSİZ BAKİYE ANONSUNDAN KURTULACAK”

“Bu uygulamanın yazılımı tamamen yerli ve milli” diyen Uysal, sözlerini şöyle sürdürdü: “İstanbul olarak her şeyin en iyisi diyoruz. Ulaşımda da ödeme sisteminin en iyisi diyebiliriz. Dünyada nadir. Birçok ülkede bu şekilde yok. İnanıyoruz ki İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak ülkemizde, dünyada yeni şeylere ilk adımları atmaya devam edeceğiz. Bütün İstanbulkart kullanıcıları, ‘Yetersiz bakiye’ anonsundan kurtulacak.”

TAMAMEN YERLİ VE MİLLİ

Tamamen yerli ve milli olarak geliştirilen İstanbulkart mobil uygulaması ile İstanbulkart kullanıcıları Android ve IOS cihazlarda uygulamayı indirerek ve uygulamaya kartlarını tanıtarak; para yükleme, bakiye kontrolü, işlem hareketleri, en yakın dolum noktası gibi birçok işlemi gerçekleştirebilecek. Aynı zamanda ATM’lerden de İstanbulkart için ödeme talimatı verilebilecek. Öte yandan İstanbulkart, İ-Taksi, Beltur, İspark ödemelerinde de kullanılabiliyor. Uygulama için şu anda 10 banka ile anlaşma sağlandı.

KART TAŞIMA DERDİNE SON

Kullanım alanı gittikçe genişleyen İstanbulkart, aynı zamanda mobil cüzdan uygulaması sayesinde telefonla temassız ödeme de yapabilecek. Akıllı telefonlara indirilen bu uygulama ile karta ihtiyaç duymadan mobil ödemeler gerçekleştirilebilecek. Bu konudaki teknik çalışmaların devam ettiği öğrenildi. Ayrıca İstanbulkat yemek kartı özellikleri de taşıyacak. BELBİM,Turkcell ve PTT iş birliği ile hayata geçirilecek uygulama; vatandaşların da talepleri doğrultusunda hazırlanacak.

İSTANBUL, (DHA)

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Özel okul konkordato ilan etti

Daha önce birçok sektörden çok sayıda firma konkordato ilan etti. Ancak bu sefer gelen konkordato haberi bir eğitim kurumu… Bil Koleji Kurumları’nın Franchise firması olan Özel Halkalı Bil Koleji’ni işleten (Ceren Eğitim Kurumları Ltd. Şti) konkordato ilan etti.

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 22 Ekim 2018 tarihli kararına göre Ceren Eğitim Kurumlar,  Ceren İnovasyon, Ceren Matbaacılık A.Ş konkordato başvurusunda bulundu. Ceren Eğitim Kurumları’nın başvurusunu değerlendiren mahkeme şirkete yönelik 3 aylık geçici mühlet kararı verdi.

Mahkeme geçici komiser olarak Derya Coşkun, Esin Kaya ile Dr. Nihal Ural Çınar’ı geçici komiser heyeti olarak atadı. Konkordatonun tasdikine ilişkin davanın ön inceleme ve ilk tahkikat duruşmasının 17 Ocak 2019 günü saat 15:30’da yapılacağı belirtildi.

Bil Holding  bünyesinde faaliyetlerini devam ettiren Bil Okulları toplam 20 yıllık mazisini birçok şirket ve yüzü aşkın eğitim kurumu ile devam etmişti.

Bil Koleji Genel Müdürü Orhan Dağhan’a sozcu.com.tr olarak  konuyu aktardık. Ancak şirket tarafından herhangi bir dönüş alamadık.

İLGİLİ HABER11 soruda konkordato11 soruda konkordato

 

 

 

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Cinsel organını kestirecek ! İşte nedeni…

Kolombiya’nın Valle Del Cauca bölgesinde yaşayan 22 yaşındaki Eric Yeiner Hincapie Ramirez isimli bir genç annesinin ölümünden beri kendisine korkunç şeyler yapıyor…

Kolombiya’da 22 yaşındaki Eric Yeiner Hincapie Ramirez isimli genç “iskelete benzemek” için 2 yıllık bir ameliyat sonucunda burnunu ve kulaklarını kestirdi. Şimdi ise üreme organlarını kestirmeyi düşünüyor.

12 yaşındayken annesini kaybeden Ramirez yaşadığı bu acıdan sonra vücudunu değiştirmeye başladı.

Önce annesinin yüzünü sırtına dövme yaptırdı sonra ise yaşayan bir iskelete benzemeyi istemeye başladı. Daha sonra dövme sanatçısı arkadaşı Ramirez’in burnunun ucunu ve kulaklarını kesti.

Ramirez, “Hepimiz aynıyız. Kız ya da erkek, genç ya da yaşlı olmanız fark etmiyor. Her zaman aynıyız: Bir iskelet.” diye konuşuyor.

Los Informantes programına konuşan Ramirez, hayalinin üreme organlarını aldırmak olduğunu söyleyip ekliyor; “Bu sayede tamamen düz olup bir iskelet gibi görünebileceğim” diyor.

Annesinin ölümüyle ilgili olarak konuşan Ramirez, annesi öldüğünü anladığından beri bir kafatasına benzemek istediğini ve bir kafatası gibi görünme arzusunun artık bir iskelete benzetme durumuna dönüştüğünü söylüyor.

Genç adam ayrıca, intihar eğilimlerinin olduğunu ve mezarlıktayken kendisini evde hissettiğini söyleyip “Yerin iki metre altına gömülmek istiyorum, ölü insanların yanındaymışım gibi hissediyorum. Huzur içinde, uyum içinde olmak, o kadar acı çekmemek gibi.” diye ekliyor.

Ramirez ayrıca, insanların kendisini gördüğünde çığlık çığlığa bağırmalarına karşılık kahkaha attığını ve acının kendisine bir ilaç gibi geldiğini belirtiyor.

İnce: Cumhurbaşkanlığı seçiminin 5 yıl sürmeyeceğini senet veririm

24 Haziran Genel Seçimleri’nde CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve eski milletvekili Muharrem İnce, partisinin Adapazarı’nda bir düğün salonunda düzenlediği ‘Cumhuriyet Gecesi’ programına katılarak 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlama etkinliklerine eşlik etti. Önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 5 yıldan erken yapılacağı konusunda senet verebileceğini belirten İnce, “Önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçiminin 5 yıl sürmeyeceğini senet veririm size, senet veririm hiç merak etmeyin. Bir mucize yaratmak zorundayız. Bir mucize oluşturmak zorundayız, olmazları olur kılmalıyız. Bu ülkede Anayasa olmayabilir, Anayasa Mahkemesi görevini yapmayabilir, bu ülkede kurumlar çökertilmiş diz çöktürülmüş olabilir, bu ülkenin üniversiteleri suskun, sivil toplumu içine kapanmış olabilir. Bütün bunlara rağmen emin olun ki her mahkemede bir mübaşir, her karakolda bir çavuş, her okulda bir öğretmen, her dağda bir çoban, her caddede bir esnaf, her okulda bir öğrenci var Cumhuriyetçi bunu böyle bilin” diye konuştu.

İnce sevenleriyle fotoğraf çektirdi. DHA

İnce sevenleriyle fotoğraf çektirdi. DHA

İnce ‘Andımız’ konusuna da değinerek şöyle konuştu:

“Bugünlerde bir tartışmadır gidiyor. Andımız söylenecek mi söylenmeyecek mi? Değerli hemşerilerim Türküm diyemez daha önce diyemedi, doğruyum dese yalan, çalışkanım dese komik, küçüklerimi korumak dese yurtlarda çocuklara her gün tecavüz ediyorlar, büyüklerimi saymak dese Cumhuriyet’in kurucularına iki ayyaş diyor. Milletimi sevmek dese al ananı git diyor, Soma’da madenciyi tekmeletiyor, onun için kızmayın bunlara söyleyemez ki, hangisini söyleyecek?” DHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Kıdem tazminatı reformu geliyor

Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanan “2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı”na göre, devredilen SSK ve Bağ-Kur emekli aylıklarının 2019 yılı ocak ve temmuz aylarında önceki 6 aylık enflasyon tahmini dikkate alınarak artırılması öngörülüyor.

Kamu görevlileriyle yapılan toplu sözleşme hükümlerine göre memur maaşları ve memur emekli aylıklarının 2019 yılının ocak ayında yüzde 4, temmuz ayında yüzde 5 oranında artırılması, ayrıca 2019’un ocak ve temmuz aylarında geçmiş 6 aylık dönemlerde oluşacak enflasyon farklarının ilave edilmesi planlanıyor.

İşsizlik Sigortası Fonu varlığının 2019’da 148,5 milyar lira ile GSYH’nin yüzde 3,3’üne ulaşması hedefleniyor.

“BİREYSEL HESABA DAYALI BİR KIDEM TAZMİNATI REFORMU YAPILACAK”

Sosyal taraflarla diyalog içerisinde tüm işçiler açısından erişilebilirliğin sağlanacağı bireysel hesaba dayanan bir kıdem tazminatı sistemi oluşturulacak. Sosyal tarafların mutabakatıyla tüm işçilerin erişilebilirliğini güvence altına alan bireysel hesaba dayalı bir kıdem tazminatı reformu yapılacak.

Çalışma hayatında iş sağlığı ve güvenliği kültürü geliştirilecek, denetim ve teşvik uygulamaları ile iş sağlığı ve güvenliği standartlarına uyum artırılacak ve bu alanda yeterli sayı ve nitelikte uzman personel yetiştirilecek.

KAMU PERSONELİ BİLGİ SİSTEMİ ÇALIŞMASI TAMAMLANACAK

Kamu sektöründe çalışanlar için yetenek ölçümü, tekrar yerleştirme ve norm kadro çalışmaları yürütülecek, kamu sektörü insan kaynağının ödül ve performans sistemleri vasıtasıyla etkin yönetimi sağlanacak.

Kamu kurum ve kuruluşlarında personel sisteminin, işe alımdan emeklilik sonrasına kadarki süreçleri kapsayan bir insan kaynakları yönetimi anlayışıyla ele alınması amacıyla model geliştirilecek.

Etkinlik ve verimlilik analizini de içeren yeni bir sistem oluşturulacak, verimlilik ve başarı ödüllendirilecek, kamuda performansı da dikkate alan bir değerlendirme sistemi teşkil etmek amacıyla yönetmelik hazırlanacak.

Kamu kurum ve kuruluşlarında etkili bir insan kaynakları planlaması yapabilmek amacıyla yürütülmekte olan Kamu Personeli Bilgi Sistemi çalışması tamamlanacak. Kamu kurum ve kuruluşlarında etkili bir insan kaynakları planlaması yapabilmek için esnek çalışma modelleri geliştirilecek.

TETKİK VE TAHLİL PAYLAŞIM PROJESİ HAYATA GEÇİRİLECEK

Sağlık hizmetleri ve harcamalarında sürdürülebilirlik dikkate alınarak ilaç ve tedavi harcamaları daha akılcı hale getirilecek.

SGK ile protokolü olan üniversite hastanelerinde, kamu hastanelerinde ve sözleşmeli eczanelerde Biyometrik Kimlik Doğrulama Sistemine (BKDS) geçilecek. Bu kapsamda bütüncül bir sağlık provizyon sistemi oluşturulacak, teknik şartname ve sözleşme metinleri hazırlanacak, ihtiyaç doğrultusunda cihaz temin edilecek, pilot uygulamaya başlanacak ve ve uygulama ülke çapında yaygınlaştırılacak.

Hastalara gereksiz tetkik ve tahlil işlemlerinin yapılmaması ve hastaların zaman kaybını önleyip tedavi sürecini hızlandırmak için tetkik ve tahlil sonuçlarının MEDULA üzerinden depolama yapılmadan görüntülenmesi sağlanacak.

KREŞ HİZMETLERİNİN ERİŞİLEBİLİRLİĞİ ARTIRILACAK

Bölgesel, yerel ve sektörel iş gücü dinamikleri dikkate alınarak, başta kadın ve gençler olmak üzere tüm kesimler için nitelikli istihdam imkanları geliştirilmeye devam edilecek.

Kreş ve gündüz bakımevlerinin desteklenmesi amacıyla özel sektöre yönelik teşvik uygulamaları hayata geçirilecek. Yerel yönetimlere ait kreşlerin yaygınlaştırılması sağlanacak. Kamu sektörüne hizmet veren kreşlerin kontenjanlarının doldurulması amacıyla ilgili mevzuat gözden geçirilecek.

Dijital ekonomide nitelikli iş gücü ihtiyacının karşılanabilmesi amacıyla gelişen sanayinin gerekliliklerine bağlı olarak ortaya çıkan yeni meslek alanlarında iş gücünün yetiştirilmesine yönelik kurs ve programlar düzenlenecek.

İş gücü piyasasına girişlerinin kolaylaştırılması amacıyla esnek çalışma biçimlerinin uygulanmasına yönelik ikincil mevzuat çalışmaları tamamlanacak. Yarım çalışma ödeneğinin etkin şekilde uygulanması sağlanacak.

İŞ KULÜPLERİNİN SAYISI ARTIRILACAK

Engellilerin meslek edinmesi amacıyla uzaktan eğitim programları geliştirilecek.

Mesleki rehberlik ve danışmanlık hizmetleri başta olmak üzere aktif iş gücü politikaları etki analizlerine dayandırılarak yaygınlaştırılacak. Eğitim-İşgücü Veri Tabanı güncelleştirilecek.

Özel politika gerektiren gruplardaki kişilere iş arama motivasyonu ve yöntem desteği vermek amacıyla iş kulüplerinin sayısı artırılacak.

Gençlerin, kadınların ve sosyal yardım alanların iş gücü piyasasına katılımını sağlamaya yönelik hedef grup, sektör, bölge odaklı aktif iş gücü programlarının uygulanmasını ve istihdam edilmelerini sağlamaya yönelik teşvikler geliştirilecek.

Ülkede beceri açığının belirlenmesi amacıyla iş gücü piyasasında talep edilen temel beceriler ile gençlerin sahip olduğu yetkinlikler belirlenecek.

TAMAMLAYICI SAĞLIK SİGORTACILIĞI TEŞVİK EDİLECEK

Sosyal güvenlikte hak ve prim geliri kayıplarına yol açan kayıt dışılıkla etkin mücadele kapsamında, denetime, koordinasyona, bilişim alt yapısına ve bilinçlendirme faaliyetlerine önem verilecek.

SGK’den haksız gelir/aylık alınmasını önlemeye yönelik tedbirler alınacak. Sosyal güvenlik mevzuatı sade ve anlaşılır bir yapıya kavuşturulacak, kişileri sistemden uzaklaştıran bürokratik formaliteler azaltılacak. Kolay işverenlik uygulaması yaygınlaştırılacak.

Kişilerin sosyal güvenliğe ilişkin hak ve yükümlülüklerinden haberdar olmaları, iş ve işlemlerini yürütürken kullanacakları erişim kanallarını tanımaları sağlanacak ve bu kanalların erişilebilirlikleri artırılacak.

Çalışma gücünü ve meslekte kazanma gücünü kaybeden sigortalılar için mesleki rehabilitasyon uygulaması hayata geçirilecek.

Tıbbi ve ekonomik değerlendirme çalışmalarını dikkate alan bir geri ödeme sistemi oluşturulacak geri ödeme kapsamında olmayan sağlık hizmetlerinin sağlanması için tamamlayıcı sağlık sigortacılığı teşvik edilecek.

Tanı İlişkili Gruplara (TİG) dayalı geri ödeme yönteminin yaygınlaştırılması kapsamında pilot çalışmalara başlanacak.

AA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

13 yaşındaki kız, cinsel istismarcıdan ölü taklidi yaparak kurtuldu

Olay, geçen yıl eylül ayında, ilçenin Kırantaş Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, meralık alanda büyükbaş hayvanlarını otlatan ortaokul öğrencisi B.Ç. (13), kendisini takip eden Ş.A.’dan kaçmak istedi. Kaçtığı sırada ayağı takılıp yere düşen küçük kızı yakalayan Ş.A., istismarda bulundu. Şüpheli, yaşadığı dehşetten kurtulmak için direnen B.Ç.’ye tokat atıp, boğazını sıktı. Küçük kız, dehşetten kurtulamayacağını anlayınca, bir anda kendisini yere bırakıp, ölü taklidi yaptı. Düştüğü yerde hareket etmeden duran B.Ç.’nin öldüğünü sanan saldırgan, kızın üzerini taş ve çalılarla örterek bölgeden uzaklaştı. Ablası A.Ç.´nin bağırma sesi üzerine ölü bulunduğu yerden çıkan B.Ç., yaşadıklarını ailesine anlattı.

İLGİLİ HABERİğrenç olay! Ellerini ayaklarını bağlayıp 13 yaşındaki baldızına tecavüz ettiİğrenç olay! Ellerini ayaklarını bağlayıp 13 yaşındaki baldızına tecavüz etti

DELİLLERE ULAŞILDI, TUTUKLANDI

Küçük çocuğun olayı anlatması üzerine aile, durumu jandarma ekiplerine bildirip, şikayette bulundu. Ailenin şikayeti üzerine hareke geçen jandarma ekipleri, bahse konu olayın yaşandığı bölgede incelemelerde bulundu, bir dizi delile ulaştı. Soruşturma kapsamsında bölgedeki taş parçalarından ele geçilen kan ve meni örneklerinin DNA incelemesinde şüpheli Ş.A.’ya ait bulgulara rastlanıldı. Jandarma ekiplerince kısa sürede yakalanan şüpheli Ş.A., çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine konuldu.

MÜEBBET HAPSİ İSTENDİ

Üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyen tutuklu sanık Ş.A., hakkında ‘çocuğun cinsel istismarı’ suçundan 4,5 yıldan 12 yıla, ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan ise müebbet hapis istemiyle iddianame hazırlandı. Savcının hazırladığı iddianame Ağır Ceza Mahkemesi´ne ulaşırken, tutuklu sanık, belirlenecek tarihte hakim karşına çıkacak.

DHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Bakan açıkladı: 270 bin Suriyeli ülkesine döndü

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Kartepe Zirvesi’nde konuşan Bakan Soylu, Anadolu’da ki bin yıllık varlığımız süresince hep iddialı bir millet olduğumuzu belirterek, “Akademik kariyer için genç sayılabilecek bir yaşta matematik profesörü olsaydınız, iki yabancı dili mükemmel seviyede konuşabilseydiniz, evli ve üç çocuğunuz olsaydı, hayatınız ne kadar kötü olabilirdi? Öyle zannediyorum ki çok da kötü olmazdı. Kıymetli misafirler, değerli basın mensupları, bizler gerek Anadolu’daki bin yıllık varlığımız süresince, gerekse onun öncesinde, hep iddialı bir millet olduk. Bu bazen hayatta kalmakla ilgili bir iddiaydı, bazen elbette ki inançlarımızla, dinimizle ilgili bir iddiaydı. Ama her zaman ve mutlaka dünyaya adaleti, insanlığı, merhameti yaymakla ilgili bir iddiaydı. Tarih bunun sayısız örnekleriyle doludur. Çünkü zor bir coğrafyada yaşıyorduk, ayakta kalmalıydık. Ama aynı zamanda değerlerimiz ve inançlarımız bize, insanı merkeze almayı, vicdanlı ve merhametli olmayı söylüyordu. Eğer bu toplantının başlığı sadece göç ve mültecilik olsaydı, bu girişi yapmazdım. Ama üçüncü bir kelime daha var; insanlık. Öyleyse izniniz olursa, bu kavram üzerinde örülmüş bir konuşma yapmak istiyorum. Az önce bahsettiğim evli, mutlu ve üç çocuklu matematik profesörü, günlerden bir gün öğrencilerinin final sınavı için okula gitse, tam kapıya gelmişken, okul binasına, yukarıdan atılan bir bomba isabet etse, öğrencilerinin cesetlerini toplamak zorunda kalsa, kolu bacağı kopmuş öğrencilerinin feryatlarına koşsa, acaba nasıl bir sahne olurdu? Holywood filmlerindekilere benzer miydi, bilemiyorum” dedi.

“Barındırdığımız Suriyeli göçmen sayısı 3 milyon 587 bin 930 kişi”
Türkiye’deki göçmen Suriyeli göçmen sayısının 3 milyon 587 bin 930 kişi olduğu ifade eden Bakan Soylu, “Özellikle Suriye kaynaklı göç dalgasının sebeplerini; uluslararası sistemin güç kaybını, 21’inci yüzyılın huzur ve mutluluk anlamında hayal kırıklığı şeklinde başladığını terör ve şiddetin yükselişini, DEAŞ’ı, PKK’yı, PYD’yi, Amerika’nın neden binlerce tır silahı PKK/PYD’ye hibe ettiğini hemen her konuşmamda bir şekilde anlatmaya çalışıyorum. Bunları, yeniden anlatacak değilim. Ancak eğer resmi basitleştirirsek, diyebiliriz ki Türkiye, literatürde başarısız devlet olarak tanımlanan bir gelişmenin maliyetlerine katlanmaktadır. Tabii dünya da güney sınırımızdaki Suriye ve Irak’taki devlet otoritesinin sarsılması, ortaya böyle vahim bir tablo koymuştur. Göç, bizim için yeni bir şey değil. Tarih boyunca buna defalarca maruz kaldık ve hepsini vicdan ve merhamet çerçevesinde yönettik. Yönetme ifadesini bilerek kullandım. Çünkü Türkiye göçü önlemeyi değil yönetmeyi tercih etmiştir. Bu noktada, dostlarımız beni bağışlasınlar batı ile ciddi şekilde ayrışıyoruz. Türkiye’nin nüfusu 80 milyon 810 bin kişi. Halen barındırdığımız Suriyeli göçmen sayısı 3 milyon 587 bin 930 kişi. Oysa 500 milyon nüfuslu Avrupa Birliği’ndeki toplam Suriyeli mülteci sayısının yaklaşık 700 bin civarında olduğu söyleniyor. 2017 verilerine göre bunun 518 bin kişisi Almanya’da ve aynı dönem için İstanbul’daki Suriyeli göçmen sayısı 537 bin. Yani sadece İstanbul, Almanya kadar, hatta Avrupa’nın dörtte üçü kadar göçmen ağırlıyor. Batıdaki mültecilerin hemen hepsi çok büyük bir özenle seçiliyor” diye konuştu.

“Şehirlerin harabeye döndüğünü, her şeylerini kaybettiklerini unutmayalım”
Soylu, “Türkiye’nin göç ve mülteci politikası, rastgele belirlenmiş, sadece kapıları açmaktan ibaret bir politika değildir” diyen Soylu, “Daha önce yine başka bir uluslararası toplantıda da ifade etmiştim; göçü yönetmek sadece kamp kurmak, günde üç öğün yemek çıkarmak değildir. Bu elbette ki önemlidir. Hatta üzülerek görmekteyiz ki bunu bile yapmayan ülkeler var. Oysa göçü yönetmek, bu insanları yaratıcının emaneti kabul etmek, ihtiyaçlarını karşılamak, onların sosyal ve ekonomik hayata uyumunu sağlamak ve onları nihai hedeflerine ulaştırmaktır. Çünkü her göçün bir son durağı vardır. Onları ulaştırmalısınız. Eğer sizin ülkenizde kalmaya karar vermişlerse de bu işin altyapısını hazırlamalısınız. Türkiye’nin Suriye ile olan sınırı tam 911 kilometre. Yani şu anda bulunduğumuz yerden Trabzon’un Çarşıbaşı ilçesine kadar. Irak sınırımız da 384 kilometre. Özellikle Afganistan göçünün yoğun olarak yaşandığı İran’la aramızdaki sınır ise 560 kilometre. Dikkat ederseniz sadece bu üç ülke ile aramızda bin 857 kilometrelik bir sınır var ve biz burayı göç dalgasına karşı kontrol etmek durumundayız. Ayrıca bir de Akdeniz ve Ege Denizi, açılmak istenen koridoru büyük oranda kapattık ama bir de Karadeniz’de sorumluluk sahamız var. Kapımıza gelen insanların siviller olduğunu, aramızda tarih, akrabalık ve din bağımız olduğunu da aklımızın bir köşesinde tutalım ve bu insanların geldikleri yerde iç savaş, silahlı gruplar, küresel terör örgütleri olduğunu, şehirlerin harabeye döndüğünü, her şeylerini kaybettiklerini unutmayalım. Türkiye, göç politikasını bu veriler ve sorumluluklar üzerinde kurgulamak zorunda olan bir ülkedir. Mesele ’Kapıyı aç kapıyı kapa’ tercihi kadar basit değildir” şeklinde konuştu.

“Geri dönenlerin sayısı, Fırat Kalkanı ve Afrin operasyonlarının olumlu etkisiyle 270 bin 327’dir”
Türkiye’deki Suriyeliler’den Fırat Kalkanı ve Afrin operasyonlarının olumlu etkisiyle 270 bin 327 kişi ülkelerine döndüğünü kaydeden Soylu, “Türkiye’de bugün yaşayan Suriyeli mülteci sayısını az önce ifade ettiğim gibi 3 milyon 587 bin 930’dur. hepsi kayıt altındadır ve birleşmiş milletler mülteci yüksek komiserliği ile gerçekleştirdiğimiz ortak proje ile bunların 2 milyon 253 bin 85 kişisinin de verilerini yeniden güncelledik, çalışmalarımız sürüyor. İlk girişte hepsinin kişisel bilgilerini ve parmak izi kayıtlarını alıyoruz ve bu bilgileri emniyet birimlerimizle paylaşıyoruz. Suriyeliler’in yüzde 5’i, yani 171 bin 640 kişisi, 8 ilde bulunan 14 geçici barınma merkezinde bulunuyor. Geri dönenlerin sayısı en güncel rakamıyla, Fırat Kalkanı ve Afrin operasyonlarının olumlu etkisiyle 270 bin 327’dir. Yani sürecin her aşamasına ve her noktasına hakimiz. Tabi ki bu dalgayı yönetirken işin yasal mevzuat ayağını, sosyal süreçlerini de planlamak durumundaydık. Bunun için bir dizi adım attık” ifadelerini kullandı.

“Bu dalgayı yönetirken işin yasal mevzuat ayağını, sosyal süreçlerini de planlamak durumundaydık”
Türkiye’de düzensiz göçün önlenmesine yönelik yapılan çalışmalar hakkında da bilgiler aktaran Bakan Soylu, “Bu dalgayı yönetirken işin yasal mevzuat ayağını, sosyal süreçlerini de planlamak durumundaydık. Bunun için bir dizi adım attık. Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanun’unu çıkarmak, Göç Genel Müdürlüğü’nü kurmak, Göç Politikaları Kurulu’nu oluşturmak ve 2016 yılındaki uluslararası iş gücü kanununu çıkarmak, bunlardan bazılarıdır. Burada temel ilkelerimiz hem süreci her safhada kontrol edebilmek ve izlemek, hem de kanun dışılığa izin vermemekti. Gelenlerin hepsi işsiz, hepsi fakir ve eğitimsiz değildi. Sonuçta esnaflık yapan, doktor olan veya başka ticaret becerileri olan, Türkiye’ye geldiğinde ekonomik hayata katılmak isteyen insanlar vardı. Dolayısıyla bu adımları atarak, gelen insanların toplumla uyumunu ve sosyal yaşantısını da hukuki bir temele oturttuk. Bana göre Türkiye’nin göç yönetiminin en önemli başarılarından birisi de budur. Elbette ki Türkiye’nin önemli bir mücadele alanı da düzensiz göçtür. Bu mücadeleyi hem o insanların mağdur olmaması, kıyıya vuran bebek cesetleriyle karşılaşmamak için yapıyoruz. Hem Avrupa sınırlarında veya çitlerin önünde mülteci akınları oluşmaması için veriyoruz hem de terör örgütlerinin besin zincirini kesmek için yapıyoruz” dedi.

“Düzensiz göç kafilesi bir yere kadar DAEŞ tarafından getiriliyor”
Göçte terör örgütlerinin etkisine de değinen Soylu, “Düzensiz göç ve terör örgütleri arasında simbiyotik bir ilişki var” ifadesine yer veren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Düzensiz göç kafilesi bir yere kadar DAEŞ tarafından getiriliyor, oraya ödeme yapıyorlar, oradan PYD PKK alıyor, ona ödeme yapıyorlar, oradan başka aracı çeteler alıyor ve bu silsile gidebildiği yere kadar gidiyor. Yalnız bu yıl 218 bin 950 düzensiz göçmen, 4 bin 569 organizatör yakaladık. Bu düzensiz göçmenlerin 182 bin 151’i Suriyeli değildir. İçlerinde Afganistan ve Pakistan ilk sırada geliyor. 45 bin 718 yabancıyı da bu yıl sınır dışı ettik. Yunanistan’a kara ve denizden geçiş miktarı bu yıl için 37 bin 886’dır. Bu sayı 2015’te 857 bin 363’tü. Günlük ortalama geçişler de 2015’te 2 bin 347’den, bu yıl için 86 seviyesine gerilemiştir. Yunanistan’a geçerken karada ve denizde yakalananların oranı 2015’te yüzde 10’du, bu yıl için bu sayı yüzde 54 olmuştur. Yakalanan düzensiz göçmen sayısında geçen yıla oranla yüzde 69 artış olmuştur. Oysa frontex verilerine göre geçen yılın ilk on ayına oranla bu yılın ilk on ayında Ege adalarına geçen düzensiz göçmen sayısındaki artış yüzde 4 olmuştur. Burada Türkiye’nin geçişleri önleme noktasındaki ciddi çabasına ve 18 Mart mutabakatına olan bağlılığına dikkatinizi çekmek isterim” diye konuştu.

“Ülkemizdeki Suriyeliler’in suça karışma oranları ise binde 8’dir”
Türkiye’deki Suriyeliler’in suça karışma oranlarının binde 8 olduğunu belirten Soylu, “Bakın Türkiye’de suça karışma oranı yüzde 2,5’tur. Ülkemizdeki Suriyeliler’in, suça karışma oranları ise binde 8’dir ve bu oran 2015’te yüzde 1,4’tü. yani giderek azalıyor. Keza her Suriyeli göçmeni tacizci gibi göstermeye çalıştıkları cinsel içerikli suçlarda 2018 yılında 29 bin 743 cinsel içerikli olay olmuştur, bunlar içinde Suriyeliler’in karıştığı olay sayısı 749’dur. Üstelik bu rakama taciz mağduru Suriyeliler ve kendi aralarındaki olaylar da dahildir. Şimdi, rakamlar bu şekildeyken acaba yalanlarla bu iki toplumu birbirine düşürme gayretinin asıl amacı nedir, buradan nasıl bir siyasi pozisyon umulmaktadır, bunu anlamak, vicdanlarımıza izah etmek gerçekten mümkün değildir. Sadece bunlar değil, daha öyle iftiralar duyduk ki. Mesela, işlemlerini yapmak üzere ülkelerinden ve konsolosluklardan belge isteyebilmeleri için sadece ankesörlü telefonlarda geçerli telefon kartları dağıtılması projesi gerçekleştirildi. AB fonlarıyla finanse edilen bir projeydi. Bunu ‘Suriyelilerin telefon faturalarını devlet ödüyor’ yalanıyla, gazetelerinde manşetten verdiler. Keza, Kızılay Kart ile verilen yardımları ‘Suriyeliler devletten maaş alıyor’ diye yaydılar. Oysa bu da tamamen Avrupa Birliği fonlarıyla yapılan bir projeydi ve kimseye maaş bağlanması gibi bir durum asla söz konusu değildi. Bunun gibi daha birçok iftira ve yalanı piyasaya sürdüler ve maalesef yüzleri kızarmadı, utanmadılar, rahatsız olmadılar. Bu konuda bir noktaya daha dikkatinizi çekmek isterim. Suriye, bugün bu şekilde. Peki 2030 senesinde bizim bir işadamımız, Şam’da iş yapmak istemeyecek mi? Bu iki ülke ticaret yapmayacak mı, ortak projeler yapmayacak mı? Oysa biz bu coğrafyada yaşıyoruz. Yarın da bizim çocuklarımız bu coğrafyada yaşayacaklar. Dolayısıyla yaşanan her şeyi geniş açıdan ele almak zorundayız” açıklamalarında bulundu.

THY o seferleri iptal etti!

THY Basın Müşavirliği’nden yapılan açıklamada, Brüksel’deki grev nedeniyle yarın İstanbul-Brüksel arasındaki 12 seferin yapılamayacağı belirtildi.

İLGİLİ HABERKurlar arttı, THY pilot boy sınırını 1.57 cm'ye indirdiKurlar arttı, THY pilot boy sınırını 1.57 cm'ye indirdi

Açıklamada, iki şehir arasındaki TK uçuş kodlu “1937-1938-1943-1944-1939-1940-1941-1945-1946-6921-6922-1942” numaralı seferlerin iptal edildiği kaydedildi.  AA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Son Dakika… İstanbul Esenyurt’ta polise silahlı saldırı!

Esenyurt’ta akşam saatlerinde devriye aracına kimliği belirsiz şahıslarca silahlı saldırı gerçekleştirildi. Polis aracına isabet eden mermiler sebebiyle parçalanan camlardan hafif şekilde yaralanan polisler, hastanedeki tedavilerinin ardından taburcu edildiler.

GENİŞ ÇAPLI ÇALIŞMA BAŞLATILDI

Güvenlik kaynakları, polisin failleri yakalamak için geniş çaplı bir çalışma başlattığını belirtti.

İHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Ankara’da binlerce kişi ‘Andımız’ı okuyacak

Kamu-Sen bu konuda Ankara Valiliği’ne resmi izin başvurusunda da bulundu ancak Valilik törenin, ‘Sendikal faaliyet kapsamında olmadığını’ gerekçe göstererek izin vermedi. Buna rağmen sendika yönetimi, Andımız’ı okumak üzere 2.Meclis önünde olacaklarını açıkladı. Andımız’ın okullarda yeniden okutulması için ilk davayı da Kamu-Sen’e bağlı Türk Eğitim-Sen açmıştı.

MEMUR-SEN’E ENGEL YOK

SÖZCÜ’nün sorularını yanıtlayan Kamu-Sen üyeleri, Andımız’ı okumak için bir araya gelecek vatandaşlara engel çıkarılmasını beklemediklerini, bu nedenle 2. Meclis önünde Andımız’ı okuyacaklarını söylediler. İktidara yakınlığıyla bilinen Memur-Sen’in bugüne kadar İran, Rusya, İsrail, Kudüs ve Filistin gibi konularda çok sayıda eylem ve gösteri yaptığını belirten Kamu-Sen, Valiliğin bu tür gösterilerin hiçbirine yasak getirmediğini de hatırlattılar.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.