Asgari ücret görüşmelerinde işçilere kötü haber

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Başkanı Kudret Önen,yaptığı açıklamada, asgari ücret ile geçim ücretinin farklı şeyler olduğunu belirterek, bu iki kavramın karıştırılarak kamuoyunda yanlış bir algı oluşturulmaya çalışıldığını söyledi.

Asgari ücretin çalışanlara ödenebilecek alt limiti tarif ettiğine dikkati çeken Kudret Önen, “Asgari ücretin, hedef enflasyon ile birlikte ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durumu, hedef yatırımlar, verimlilik, işsizlik ve enflasyon ile mücadele hedeflerinin dikkate alınarak tespit edilmesini öneriyoruz. Yeni yılda geçerli olacak asgari ücretle ilgili teklifimiz, hükümetin enflasyonla mücadele programına destek olacak nitelikte.” diye konuştu.

“Ülkemizin rekabet gücü dikkate alınmalı”

Asgari ücretin 2 bin liranın üzerinde olması yönündeki taleplere değinen Önen, “Bu tür taleplerin ‘Yeni Ekonomik Program’ içinde yer alan enflasyon ve işsizlikle mücadele ile diğer hedeflere uygun olmadığını düşünüyoruz. Bu talebin gerçekleşmesi ülkemizin rekabet gücünü olumsuz etkileyeceği gibi istihdamın sürdürülebilirliği ve yeni iş alanlarının açılması açısından da destekleyici değil.” ifadelerini kullandı.

Fiyatlama davranışlarının Yeni Ekonomik Program’da belirtildiği gibi hedef enflasyon oranında yapılmasının enflasyon ile mücadelede bir tutarlılık göstergesi olduğunu dile getiren Kudret Önen, şunları kaydetti:

“İşverenler olarak hedefimiz; rekabet kurallarının hızla sertleştiği dünyada, ülkemizin değişime ayak uydurmasını ve küresel yarışta verimliliğini artırarak, rekabet gücünün korumasını sağlamaktır. 2019 yılı için belirlenecek asgari ücret de bu hedefin önemli bir parçasıdır. Asgari ücretin belirlenmesinde, ülkenin ekonomik durumu, işletmelere olan etkisi ve ülkemizin rekabet gücü dikkate alınmalıdır. Ayrıca mevcut çalışanların yanı sıra iş aramakta olan işsizlerimizin de dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz.”

“İşverenin bu desteğe kesin ihtiyacı var”

Hükümetin asgari ücret için işverenlere sağladığı 100 liralık desteğin ekim ayı itibarıyla durdurulduğunu anımsatan Önen, “Sadece bu desteğin durdurulması bile asgari ücretlinin istihdam maliyetini yüzde 5 yükseltmektedir. Bu desteğe, 150 liraya artırılıp 2019’da da devam etmesi bizlerin en önemli talebidir. Yeni yılda ekonomik hedeflerimizi tutturmada işverenin bu desteğe kesin ihtiyacı var.” şeklinde konuştu.

Kudret Önen, TİSK olarak yüzde 2 olan İşsizlik Sigortası işveren payının 2019’da alınmamasını, SGK İşveren Desteği’nin yüzde 5’ten yüzde 6’ya yükseltilmesini ve bu oranın toplu iş sözleşmeli iş yerlerinde yüzde 7 olarak uygulanmasını talep ettiklerini de vurguladı.

 
 

Çalışanların gözü bu listedeydi… 2019 yılında kaç gün tatil var ?

Geçtiğimiz sene bayram tatillerinin fazla olması sebebiyle yıllık tatiller de bir hayli uzadı. Hal böyle olunca önümüzdeki 2019’un tatil günleri merak konusu oldu. Özellikle planlarını şimdiden yapan çalışanları ve öğrencileri yakından ilgilendirecek 2019 yılının resmi tatil takvimi haberimizin detayında…

YENİ YIL TATİLİ

1 Ocak Salı gününe denk gelen yılbaşı tatilini pazartesi ile birleştirenler hafta sonuyla birlikte toplamda 4 gün tatil yapmış olacak.

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI TATİLİ

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tatili salı gününe denk gelecek. Bu resmi tatili pazartesi ile birleştirenler hafta sonuyla birlikte toplamda 4 gün tatil yapmış olacak.

1 MAYIS EMEK VE DAYANIŞMA GÜNÜ TATİLİ

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü çarşamba günü kutlanacak. Çalışanlar ve öğrenciler için bugün resmi tatil uygulanacak.

19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI

Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı pazar gününe denk gelecek, ekstra tatil olmayacak.

RAMAZAN BAYRAMI TATİLİ

Ramazan Bayramı tatili 4 Haziran Salı günü başlayacak. Hafta sonuyla birleştirenler toplamda 5 gün tatil yapacak. Ancak geçtiğimiz yıllara bakıldığında arife günü ile birlikte haftanın 4 iş gününün bayrama denk geliyor olması 10 günlük bayram tatili ihtimalini kuvvetlendiriyor. Aksi bir durum olmadığı taktirde Ramazan Bayramı tatilinin 10 güne çıkması bekleniyor

15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLİ BİRLİK GÜNÜ TATİLİ

Demokrasi ve Milli Birlik Günü pazartesi gününe denk gelecek hafta sonu ile birleştirenler toplamda 3 gün tatil yapacak.

KURBAN BAYRAMI TATİLİ

Kurban Bayramı tatili 11 Ağustos pazar günü başlayacak ve çalışanlar hafta sonuna denk gelmesi sebebiyle 3 gün tatil yapabilecek.

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI TATİLİ

Bayram cuma günü kutlanacak. Hafta sonuyla birleştirenler toplamda 3 gün tatil yapacak.

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI

Bayram salı günü kutlanacak tatilini pazartesi ile birleştirenler hafta sonuyla birlikte toplamda 4 gün tatil yapmış olacak.

2019’de hafta sonu tatili 104 gün olacak. Hafta sonuna denk gelmeyen bayram günleri de eklendiğinde 2019’da tatil yapılacak gün sayısı 121.

Cimri patronlar krizin faturasını işçilere kesiyor

Kriz gerekçesiyle işveren işçinin ücretini yüzde 40 düşürüp daha çok çalışmayı dayatıyor. “Kat kat giyinin öyle ısının, tuvalet kâğıdını az kullanın” diyen bile var.

Ekonomik kriz git gide derinleşirken en büyük bedel yine emekçiye ödetiliyor. Yüksek kârlar elde ettiklerinde bu kârlarını işçilerle paylaşmakta son derece cimri olan patronlar, kârları düştüğünde işçilerden fedakârlıklar istiyor, işçilerin haklarına göz dikiyor.

Şirketler özel sağlık sigortası, öğle yemeği ve ulaşım/servis imkanlarında kısıtlamaya giderken, şirket araçları, cep telefonu, eğitim ve temsil ödenekleri de tasarruf kalemleri arasında yer alıyor.

Uzmanlara göre, krizin dalga boyunu zaman içinde katlanarak artacak ve tasarruf tedbirleri de sıkılaşacak. Mavi yakalıdan üst düzey yöneticiye kadar her kategoride krizin etkilerine karşı en temel tedbir olarak işe alımların durdurulması kararı öne çıkıyor. Birçok şirkette işe alımlar durdurulurken vardiya sayıları da azaltıldı. Başta otomotiv fabrikaları olmak üzere birçok şirket üretimlerini bir süreliğine durdururken, özel hastanelerde ise çalışanların vardiya saatleri uzatılıyor, maaşlarda yüzde 30-40 arasında düşürülme dayatılıyor.

Cumhuriyet’ten Şehriban Kıraç’ın haberine göre; hem eğitim olanakları sunulan çalışan sayısı hem de eğitim sürelerinde azalma söz konusu olurken, bazı şirketler ise eğitim harcamalarını tamamen durdurmuş durumda. Beyaz yakalıdan mavi yakalı tarafına doğru gittikçe vardiya ödeneği hak edişinde azalma söz konusu. Şirketlerin çalışanlarına gönderdiği tasarruf tedbirlerinde akla zarar öneriler var. Listeler halinde çalışanlara gönderilen bu önerilerin bazıları şöyle:

-Temizlik malzemeleri tasarruflu kullanılacak. Tuvalet kâğıdı idareli kullanılacak.

-Isınma için hava sıcaklığına uygun kıyafet giyilecek. Kat kat giyilerek, ortama göre kıyafet eksitilecek.

-Her şey müsvetteye çıktı alınacak. Müsvette kağıtlar düzgün saklansın. Boş kâğıda çıktı izinli olacak. Arkalı önlü basılacak. Uzun evrak basılmayacak. Renkli çıktı alınmayacak.

-Gerekmedikçe kırtasiye ürünleri alınmayacak, alınacaksa tüm ofise sorulacak. Ürünler ortak kullanılacak. Kaybedilmeyecek, takibi yapılacak. Düzgün kullanılacak.

-Ofis içinde odada kimse yokken elektrik açık olmayacak. Pencereden gün ışığı ile idare edilecek.

-Tek kargo gönderilmeyecek. Kargo izne tabi olacak.

-Kıyafet sayıları takip edilecek. Az miktarda yaptırılacak ve dışarıdan alınacak. Yenisi için eskisi istenecek. Kaybeden için kendisinden kesilecek. Kıyafet için stok yapılmayacak.

-Bakım ve onarımda arızaların sebebi araştırılacak. Onay olmadan tamir edilmeyecek.

-İnternet kotası için bulunulan yerde kotasız wifi alınacak. Özel internet tüketimi ücretsiz wifi olan yerlerde yapılacak.

-Seyahate gitmeden önce planlama yapılacak ve ucuz oteller bulunacak.

HALK YOKSULLAŞTI

Krizin etkileri gün geçtikçe daha derinden hissedilirken asgari ücretli ise yoksul kalmaya devam edecek ve en zengin ile en yoksul arasındaki makas iyice açılacak. Kişi başına düşen gelirin 2018’de 11.409 dolara yükseleceği öngörülmüştü. Ancak dövizin yılbaşından bu yana yüzde 40’tan fazla yükselmesi asgari ücretlinin de gelirini eritti.

2017’de kişi başına düşen ortalama gelir 10 bin 579 dolar iken asgari ücretlinin geliri 4 bin 616 dolar civarındaydı. Şu anda ise dolar kurunu 6.10 TL bile kabul etsek asgari ücretlinin yıllık geliri 3 bin 144 dolara inmiş oluyor.

Dolar kurunun yıl sonuna kadar 6-7 TL bandında olması halinde, Türkiye’nin milli gelirinin yüzde 10’a yakın küçüleceği ve kişi başına düşen gelirin de 10 bin dolardan 8 bin dolar civarına gerileyeceği hesaplanıyor. Kur krizi, büyümedeki yavaşlama ve yüzde 20’ye dayanan enflasyon sonrasında dar gelirlinin nasıl ayakta kalacağı ise meçhul.

İŞTEN ÇIKARMA TEHDİDİ

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, krizin bedelinin çalışanlara çıkartılmaya başlandığını vurgulayarak, “Özel hastanelerde çalışan birçok arkadaşamıza daha fazla mesai ve ücretlerin yüzde 30-40 arasında düşürülmesi dayatılıyor. Emekçiler işten çıkarılma ve işsizlikle tehdit ediliyor. En son Hazine ve Maliye Bakanı’nın çalışanlarla ilgili ilgili açıkladığı tasarruf tedbirlerini kabul etmiyoruz. Krizin bedeli işçiye, emekliye, dar gelirliye ödetilmek isteniyor” dedi.

Çerkezoğlu, krize karşı acilen şu adımların atılmasını istedi:

-Tüm ücretler yıl sonu beklemeden derhal artırılarak, yüzde 20’leri aşacak enflasyondan kaynaklanan kayıplar telafi edilmeli. Emekli aylıklarına enflasyondan kaynaklanan kayıp kadar zam yapılmalı.

-Toplu işten çıkarmalar yasaklanmalı. İşsizlik fonunun sermaye çıkarına kullanılmasına son verilmeli.

-Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınan, asıl olarak kâr ve faiz gelirlerinin, servetin vergilendirilmesine dayalı bir sistem kurulmalı. Asgari ücretten hiçbir suretle vergi kesilmemeli.

-Çalışanların korunması için fiyatları kamu tarafından belirlenen ve geniş kesimlerce tüketilen hizmetlerin fiyatlarına zam yapılmamalı. Kamu ulaşım bedellerine ve hanelerde tüketilen elektrik, su ve doğalgazın fiyatı artırılmamalı.

Asgari ücret zammı için dikkat çeken iddia: ‘Yüzde %25 olabilir’

Ekonomide neredeyse tüm kesimlerin zorda olduğunu belirten Aktaş, ” Asgari ücretartışı yüzde 25’i bulabilir” başlığıyla yayımlanan yazısında “Bu yıl için asgari ücret net 1.603 lira olarak uygulanıyor. Bu asgari ücretin işverene maliyeti ise 2.385 lira” hatırlatmasında bulundu.

“Asgari ücretin genellikle TÜFE kapsamındaki gıda grubunda ortaya çıkan yıllık artış dolayında yükseltildiği biliniyor” diyen Aktaş, şöyle devam etti:

“Ama kimi yıllar siyasi partiler arasındaki rekabet çalışanlara yarıyor ve asgari ücretenflasyonun çok çok üstünde artırılabiliyor. Örneğin 2016 yılındaki yüzde 30’luk artış gibi. Yeni ekonomi programında (YEP) bu yılın TÜFE gerçekleşmesi yüzde 20.8 olarak tahmin ediliyor. Gıda ve alkolsüz içecekler grubunda ağustos sonu itibarıyla yıllık yüzde 20’ye yakın artış var ve bu oranın yıl sonunda yüzde 25’e yaklaşması şaşırtıcı olmayacak.” 

‘PEK İHTİMAL VERİLMİYOR’

Aktaş, yüzde 20 ve 25’lik oranlar uygulandığında 2019 yılının net asgari ücretinin 1.924 ile 2.004 lira arasında oluşacağını kaydetti.

“Psikolojik yönü de düşünülerek asgari ücretin net 2 bin liranın üstünde belirlenmesi olasılığı güçlü görünüyor” diyen Aktaş, devamında şu görüşü dile getirdi:
“Ancak biz net ücretin küsuratsız 2 bin lira olarak belirleneceğini pek sanmıyoruz, çünkü bu tutar daha önce CHP tarafından dile getirilmişti. Zaman farklı olsa bile ‘CHP’nin önerdiğine gelindi’ dedirtmemek için asgari ücretin net 2 bin lira olarak belirleneceğine pek ihtimal verilmiyor.”