Bakanlıktan esnaf odasına su fiyatıyla ilgili önemli yazı

İstanbul Esnaf ve Sanaatkarlar Odası bağlı İstanbul Sucular ve Meşrubatçılar Esnaf Odası geçtiğimiz günlerde su fiyatlarındaki artış nedeniyle yeni fiyat tarifesini yayınlamıştı. Ancak bakanlık bir kaç gün önce odaya yeni bir yazı gönderdi. Bu yazıya göre yeni fiyat listesi odaya kayıtlı üyeleri bağladığını söylüyor. İstanbul’da damacana su fiyatlarının 16 liraya kadar çıktığını söyleyen İstanbul Sucular ve Meşrubatçılar Esnaf Odası Başkanı Ahmet Turan Akkaya sozcu.com.tr’ye yaptığı açıklamada, “Bakanlığın gönderdiği bu yazıya açıkçası çok şaşırdım. Ben hayatım boyunca böyle bir şey görmedim. Ekmek ve su halkın acil gıda maddesidir. Bakanlık diyor ki ‘Sizin belirlediğin fiyat tarifesi sadece sizin odanızı bağlar. Diğer ticaret odasına bağlı büyük dev şirketleri bağlamaz.’ ben daha bakanlığa cevap veremedim bekliyorum. Böyle olursa vatandaşlar yazın 40 liraya damacana su içer. ” dedi.

BAKANLIK VATANDAŞIN YANINDA DURMALI 

Ticaret Bakanlığı’nın vatandaşın yanında durması gerektiğini söyleyen Tüketici Başvuru Merkezi Onursal Başkanı Aydın Ağaoğlu, “Bakanlık öncelik olarak vatandaşın yanında durmalı. Ancak bu gönderilen yazıda hiç öyle durmuyor. Ben bu gönderilen yazıyı tüketiciler acısından hiç doğru bulmadım. Bu kararla birlikte tüketici zarar görecek. Çünkü odaya kayıtlı olamayan diğer şirketler istediği gibi fiyat belirleyecek. Bu karar tüketiciyi korumuyor.” dedi.

dddd

DAMACANA SUYUN FİYATI 16 LİRAYA KADAR ÇIKTI

Bakanlığı döviz kurundan dolayı zam yapan herkesin karşısında durduğu ancak neden böyle bir yazı gönderdiklerine anlam veremediklerini belirten Ağaoğlu, “Damacana suyun fiyatı İstanbul’da 16 liraya kadar çıktı. Ancak odanın belirlediği fiyat 9.5 lira… Bu kararla birlikte artık odanın yayınladığı fiyat tarifesi çokta bir geçerliliği olmuyor. bakanlığın gözünden” dedi.

İstanbul Esnaf ve Sanaatkarlar Odası Başkanı Faik Yılmaz sozcu.com.tr’ye yaptığı açıklamada ise , “Bakanlık bize diyor ki su fiyatlarınıza siz karar veremezsiniz. ”  diyor.

28araliksugraf ._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

3600 ek göstergede son durum: 3600 ek gösterge ile memurların hangi hakları değişecek?

3600 ek gösterge için umutlandırıcı gelişmeler yaşanırken, çalışmaların ne zaman sonlanacağı merak ediliyor. 3600 ek göstergede son durum belirsizliğini koruyor. Memurların maaşlarını ve emekli ikramiyelerini etkileyecek 3600 ek gösterge yasası için heyecanlı bekleyiş sürüyor.

3600 EK GÖSTERGE HANGİ ALANLARDAKİ MEMURLARI ETKİLEYECEK?

Kamuda çalışanları (polis, öğretmen, hemşire, din görevlisi, emekli) 3600 ek gösterge yasası çıkarsa maaşları artacak. 3600 ek gösterge hakkında yapılan son açıklama İbrahim Kalın’dan geldi. Kalın, 3600 ek gösterge konusunda 4 meslek için çalışma yürütüldüğünü açıkladı.

3600 ek göstergede son durum ne? Memurların gözü 3600 ek göstergede, işte son açıklamalar…

3600 EK GÖSTERGE MAAŞLARI NASIL ETKİLEYECEK?

Dört meslek grubunun emekli aylığı, 3000 ek göstergeye tabi olup 25 yıl hizmeti bulunan ve 1/4’ünden emekli olanlar için 2 bin 950 lirada eşitlenecek. Hemşirelerin 2 bin 349 TL olan emekli aylığı 601 TL; öğretmen ve din görevlilerinin 2 bin 417 TL olan emekli aylığı 533 TL; polislerin 2 bin 517 TL olan emekli aylığı da 433 TL artırılacak. 30 yıl hizmeti bulunup ek göstergesi 3000’den 3600’e çıkarılanların emekli aylığındaki artış 641 liraya ulaşacak. 25 yıl hizmeti bulunan ve ek göstergesi 2200’den 3600’e çıkarılanların emekli aylıkları 2 bin 352 liradan 2 bin 950 liraya; 30 yıl hizmeti bulunan ve ek göstergesi 2200’den 3600’e yükseltilenlerin emekli aylıkları da 2 bin 510 liradan 3 bin 147 liraya çıkarılacak.

SENDİKALARDAN 3600 EK GÖSTERGE AÇIKLAMASI

Memur-Sen, 3600 ek gösterge konusunda sadece 4 farklı meslek grubunu değil, tüm kamu görevlilerini içine alacak, kapsayıcı, eşitleyici ve adaletli bir çalışmasının ivedilikle yapılması gerektiğini bildirdi. Açıklamada “Kalın, 3600 ek gösterge konusunda 4 farklı meslek grubu için çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti. Memur-Sen olarak 3600 ek gösterge konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın verdiği müjdeye ilaveten, bu konuda bir kapsam genişlemesinin elzem olduğunu defaatle deklare ettik. Katıldığımız televizyon programları, gazetelere verdiğimiz röportajlar, hazırladığımız yayın ve yayımlar ile katıldığımız her türden programda da kamu görevlilerinin bu konudaki beklentilerini açık bir şekilde aktardık. Sayın İbrahim Kalın’ın yaptığı açıklamayı, olumlu bulmakla birlikte 3600 ek gösterge konusunda sadece 4 farklı meslek grubunu değil, tüm kamu görevlilerini içine alacak, kapsayıcı, eşitleyici ve adaletli bir 3600 ek gösterge çalışmasının ivedilikle yapılmasının gerekliliğini bir kez daha hatırlatmayı uygun görüyoruz” denildi.

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

İş Bankası’ndan ihracatçılara döviz kredisi desteği

Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Şahismail Şimşek´in açıklamasına göre, İş Bankası İhracat döviz kredisi ile firma başına 500 bin dolar veya 500 bin euro üst limitle, 24 aya kadar vade ile kullandırılacak olan kredi için İş Bankası´nın ekonomiye verdiği destek kapsamında toplam kredi kullanımına herhangi bir sınırlama getirilmediğini söyledi.

Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Şahismail Şimşek

Şimşek, “2018 yılı genelinde ise yüzde 2.9 olduğunu tahmin ettiğimiz ekonomik büyümeye net ihracat kaleminin 3,9 gibi oldukça ciddi bir oranda katkı sağladığını hesaplıyoruz. Yani özellikle böyle zor dönemlerde ihracatın ekonomik büyüme açısından ne kadar önemli bir unsur olduğu daha iyi anlaşılıyor. Büyümenin yavaşladığı, yüksek seyreden kurların birtakım olumsuz etkilerinin yanında dış ticaret açısından rekabet avantajı getirdiği bu dönem Türkiye için ihracatını güçlendirmek, ihracat pazarlarını çeşitlendirmek için bir fırsat penceresi yaratıyor. Ülkemizde orta ve uzun vadede sürdürülebilir, güçlü bir büyümenin sağlanabilmesi için ihracat son derece kritik bir konu. Türkiye, büyürse ihracattan büyüyecek” dedi.

“DAHA İYİ SONUÇLARA VESİLE OLACAĞINA İNANIYORUM”

Bunu sağlamak için Türkiye´nin Bankası olarak, ihracatçılara “İhracat Döviz Kredisi Kampanyası” ile gereken desteği vereceklerini vurgulayan Şahismail Şimşek, “İhracatçı müşterilerimizin çoğu üretimden ihracat yapan firmalardan oluşuyor. Ülkemiz ekonomisine verdiğimiz desteğin bir göstergesi olarak kampanya kapsamında toplam kullandırıma herhangi bir üst sınır getirmedik. Elbette, Bankamızın kaynakları sınırsız değil, ancak gelecek tüm taleplere karşı da hazırlıklıyız. İfade ettiğim faiz oranları, kampanyalar işin sadece teknik kısmı… Burada önemli olan bir yaklaşımın söz konusu olması, bir niyetin ortaya konulması… Ben bu inisiyatifimizin sektörde de benimsenerek, ihracatçılarımızın bu ekonomi için daha iyi sonuçlara ulaşmasına vesile olacağına inanıyorum” dedi.

İhracat Döviz Kredisi´nin faiz oranlarını, en iyi müşterilere verilen faiz oranlarından kar marjı çıkarılarak hesaplandığını söyleyen Şimşek, faizin dolar için yüzde 0.49 ve euro için yüzde 0.39 olacağını açıkladı.

İş Bankası ihracatçı KOBİleri desteklemek için hazırladığı kredinin yanında, Türkiye´nin ihracatının yüzde 60´a yakın kısmını gerçekleştiren ihracatçı KOBİler için bir de İhracatçı Kart´ın geliştirildiğini belirten Şimşek, İhracatçı Kart ile müşterinin, İş Bankası üzerinden geçen bedel tutarı üzerinden puan kazandıracağını söyledi.

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Çelik sektörünün AB’ye inşaat çeliği ihracatı daralabilir

Türk çelik üreticilerinin daralan talep nedeniyle 2018’in son aylarından itibaren vardiya sayılarını düşürüp bakım çalışmalarına giderek üretimi azalttığını belirten Ekinci, böyle bir ortamda AB’nin özellikle inşaat çeliğinde Türkiye’ye uygulamaya başladığı kotaların sektörde çok daha fazla üretim düşüşlerine neden olabileceğini belirtti.

Türkiye’nin ham çelik üretimi 2018 yılında yüzde 0.6 düşüşle 37.3 milyon ton olarak gerçekleşti.

Türkiye’nin çelik ihracatı ise ihracatçıların yeni pazarlara yönelmesinin etkisiyle 2018’de yüzde 20.8 artışla 21.4 milyon ton; değer bazında da yüzde 36.1 artışla 15.6 milyar dolar oldu.

“AB’DE ÖNEMLİ KAYIPLAR YAŞANABİLİR”

Çelik sektörünün görünümü ile ilgili yaptığı açıklamada Ekinci, “Sektörün daha önce en önemli ihracat pazarlarından olan Ortadoğu’da üretimin artması ve bunun tetiklemesi olarak dünya çelik ticaretinin artışı, devam eden siyasi karışıklıklar önemli kayıplara neden oluyor. Türk çeliğinin en büyük ihracat pazarlarından ABD’nin haksız olarak ve yalnızca Türkiye’yi ayrıştırarak Türk çelik ürünlerine uyguladığı yüzde 50 ilave vergi, bu pazarın da kaybedilmesini beraberinde getirdi” dedi ve ekledi:

“Türkiye’nin, ilk olarak daralan iç pazar ve ilave vergiler nedeniyle çöken ABD ihracatı, sonrasında ABD’nin İran’a ambargo koyması sonucu İran’ın diğer ülkelere ihracat yolunun kapanması ve böylelikle İran’ın Türkiye ile sınır ticaretinin gerçekleşmesi, son olarak da en büyük pazarı konumundaki Avrupa Birliği’nde de önemli kayıplar yaşama ihtimali sektörü olumsuz etkiliyor.”

TEMMUZ 2021’E KADAR KOTA VAR

Avrupa Birliği, Avrupalı üreticileri korumak amacıyla çelik ürünleri ithalatına Temmuz 2021’e kadar değişen oranlarda ithalat kotası getirdi.

Ekinci şöyle devam etti:

“Söz konusu kotalar Türkiye’nin AB’ye inşaat çeliği ihracatında yüzde 60’ın üzerinde daralmaya neden olacaktır. Türk çelik üreticilerinin daralan talep nedeniyle 2018’in son aylarında başlayıp 2019’da devam eden vardiya sayılarını düşürerek ve bakım çalışmalarına giderek üretimi azalttığı bu dönemde, AB’nin özellikle inşaat çeliğinde Türkiye’ye uygulamaya başladığı kotalar sektörde çok daha fazla üretim düşüşlerine neden olabilir.”

2018 İHRACATI 821 BİN 178 TON

Ekinci’nin verdiği bilgiye göre, Türkiye’nin AB’ye inşaat çeliği ihracatı 2018 yılında 821,178 ton olarak gerçekleşti. AB’nin Türkiye’ye ayırdığı inşaat çeliği kotası ise Şubat 2019-Haziran 2019 dönemi için 117,231 ton, Temmuz 2019-Haziran 2020 dönemi için 301,537 ton, Temmuz 2020-Haziran 2021 dönemi için ise 316,614 ton olarak belirlendi. Buna göre Türkiye’ye 2.5 yıllık dönem için ayrılan toplam inşaat çeliği kotası 735,383 oldu.

ABD, Kanada, Mısır, Brezilya ve Avrupa Birliği’nin çelik sektöründe korumacı önlemler almasına karşın Türkiye’nin korumacı tedbirleri almakta yetersiz kaldığını belirten Ekinci, bu nedenle Türkiye’nin bir nevi açık pazar haline geldiğini; ayrıca devlet teşvikli çelik ürünleri ithalatının da mutlaka engellenmesi gerektiğini ifade etti.

“GÜVENLİK BELGESİ TSE 708 ZORUNLU OLMALI”

Çelik ithalatında bir diğer sorunun da kalite konusu olduğunu vurgulayan Ekinci, “Türkiye ihracat yaparken, ilgili ülke tarafından talep edilen sertifika belgeleri bulunuyor. Bu belgeler olmadan o ülkeye ihracat yapmak mümkün olmuyor” dedi ve ekledi:

“Bilhassa deprem bölgesinde yer alan Türkiye’de inşaat çeliği kalitesi konusu daha da hassas bir hal almaktadır. Biz de diğer ülkelerin uyguladığı gibi ithal gelen çelik ürünlerin kalite standartlarına uygunluğu açısından Türkiye’de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen Güvenlik Belgesi TSE 708 belgesi teminini zorunlu hale getirmeliyiz.”

REUTERS

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Apple Google’ın iOS yetkilerini askıya aldı

ABD’li teknoloji firması Apple, mobil işletim sistemi iOS üzerindeki bazı kurumsal mobil uygulamaların dağıtımı ve kullanıcı verilerinin takibine ilişkin kuralları ihlal ettiği gerekçesiyle Google’ın iOS geliştirici sertifikasını askıya aldı.

The Verge internet sitesinde yer alan habere göre, Google’ın, internetteki iOS uygulama mağazası aracılığıyla ödemeli hizmete sunduğu “Screen Meter” adlı araştırma uygulamasının, kurumsal uygulamaların dağıtımı ve kullanıcı verilerinin takibine ilişkin kuralları ihlal ettiği gerekçesiyle şirketin tüm kurumsal uygulamalarına tedbir getirdi.  Tedbir kapsamında Google Maps, Google Hangouts, Gmail ve başka bazı uygulamaların şirket içi kullanılan beta versiyonları ile Gbus adlı yalnızca Google çalışanlarının kullandığı servis bilgilendirme uygulamasının iOS versiyonlarının çalışması durduruldu.

YETKİLER YENİDEN TANINDI

Apple ve Google yetkililerinin sorunun çözülmesi ve geliştirci yetkisinin yeninden tanınması için görüşmeler yürüttüğü bildirildi.  Apple çarşamba günü Facebook’un kullanıcıların cep telefonunu nasıl kullandığına dair bilgi toplayan “Facebook Research” adlı iOS uygulamasının kurumsal uygulamaların dağıtım kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle şirketin geliştirici sertifikasını askıya almıştı.  Görüşmelerin ardından dün şirketin geliştirici yetkileri yeniden tanınmıştı.

 

 

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Dev proje 2023’e kaldı

Yapımı yılan hikayesine dönen İstanbul Uluslararası Finans Merkezi (İFM) projesinin açılış tarihi bir kez daha ertelendi. 2020’de hizmete girmesi beklenen 5 milyar dolar değerindeki proje, Ziraat Bankası ve Merkez Bankası binalarının inşaatındaki gecikme nedeniyle 2023’te açılacak.

11 YILDIR GÜNDEMDE

AKP hükümeti, 2007 yılında genel merkezleri Ankara’da bulunan kamu bankaları ve finans kuruluşlarının İstanbul’a taşınacağını açıkladı. Ümraniye’deki 300 bin metrekarelik dev araziyi adres olarak gösteren hükümet Ocak, 2008’de İstanbul İFM projesini duyurdu. Strateji ve eylem planı Ekim 2009’da Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren İFM’nin, mimari tasarımı ve proje hazırlama süreci Emlak Konut GYO tarafından başlatıldı. İFM için ilk yapım ihalesi Kasım 2012’de düzenlenirken ilk kazma 2014 yılında vurulabildi. 2016 olarak duyurulan projenin açılış tarihi önce 2018’e ardından 2020’ye ertelendi.

ÖZEL SEKTÖR BEKLEMEDE

Geçen sürede Ağaoğlu, tüm hafriyat işlerini, zemin iyileştirmesini, ortak altyapıyı, ulaşım yollarını, kapalı ve açık otoparklarla üstlendiği ofis ve konut alanlarının kaba inşaatını tamamladı.  Tahincioğlu ve İş GYO da kaba inşaatı bitirirken, üç şirket “ince işlere” geçmek için hâlâ diğer projelerin inşaat seviyesinin ilerlemesini bekliyor. Hali hazırda Vakıfbank’ın iki bloklu projesi yükselirken, Ziraat Bankası’nın binasının temeli geçen yılın son çeyreğinde atılabildi. Halk Bankası, BDDK ve Sermaye Piyasası Kurulu’na ait yapıların inşaatı da sürüyor.  İFM’de yer alacak en yüksek yapıya sahip olan Merkez Bankası binasının ise henüz temeli atılamadı. Ruhsat işlemleri geçen yıl sonunda tamamlanan 54 katlı kulenin yapımı için Ağustos 2017’de düzenlenen arsa satış karşılığı gelir paylaşımı ihalesini 1 milyar 440 milyon lira toplam hasılat ve bu gelirden TOKİ’ye 180 milyon lira teklif eden İntaş Taahhüt Yapı Sanayi Ticaret A.Ş. kazanmıştı. Zemin iyileştirme çalışmasına devam eden firmanın Merkez Bankası binasının yapımına bu yıl başlaması beklenirken, inşaatın en az 3 yılda tamamlanması bekleniyor.

EŞ ZAMANLI BİTİRİLMELİ

Devletin kendi projesine sahip çıkmadığına dikkat çeken bir sektör temsilcisi, şu değerlendirmeyi yaptı: “İFM’de yer alacak kuruluşlardan hâlâ inşaata başlamayanların olması bizi üzüyor. Türkiye için vitrin niteliği taşıyacak projenin eş zamanlı olarak bitirilmesi ve proje bütünlüğünün sağlanması gerekiyor. Zaten iki defa ertelenen projenin açılışı 2020’ye çekilmişti. Ama Ziraat Bankası ve Merkez Bankası’nın projeleri gecikti. İFM ancak 2023’te hizmet vermeye başlayabilir.”

PROJENİN KALBİ OLACAKTI

3328 ada 10 numaralı parselde bulunan 15 bin 960 metrekarelik Merkez Bankası binasının arazisi için hazırlanan imar planıyla eşine rastlanmayan bir inşaat hakkı tanındı. Ada bazlı kentsel dönüşümün olduğu Fikirtepe’de bile arsa büyüklüğünün 4 katı kadar emsale dahil inşaat hakkı verilirken, Merkez Bankası’nın arsası için 6 kat yani 97 bin 859 metrekare emsale dahil inşaat yapılması sağlandı. Emsal dışı alanlarla birlikte 16 dönümlük arsaya toplam 258 bin metrekarelik inşaat yapılabilecek. Tam ortadaki Merkez Bankası parseline alışveriş merkezi, rezidans, otel, sinema, tiyatro, ofis, lokanta, gazino, özel hastane ve eğitim alanları yapılabilecek.

2008 yılından bu yana “Finansın kalbi burada atacak” sloganıyla duyurulan dev projede istenilen ilerleme bir türlü sağlanamadı.

SAHİP ÇIKAN YOK

Üç milyon metrekare inşaat alanına sahip İstanbul Uluslararası Finans Merkezi projesinin sahipsiz olduğunu belirten sektör temsilcisi, yasal altyapı ve teşviklerin henüz oluşturulmadığına dikkat çekti. Yerli ve yabancı yatırımcıların ilgi gösterdiği İFM’nin sadece bir gayrimenkul projesi olarak kalmaması gerektiğini kaydeden sektör temsilcisi, “Aradan yıllar geçmesine rağmen hâlâ projeye önderlik eden bir kişi ve kurum yok. Uluslararası kuruluşlar kiminle muhatap olacağını bilmiyor. Acilen hem inşaatların hem de yasal düzenlemelerin koordinasyonu sağlanmalı” dedi.

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Yıldırım’ın açıklamasının ardından otobüsçülerden flaş istek! ‘FSM’den geçelim’

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Binali Yıldırım, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden UKOME kararına aykırı geçiş yapıp ceza yazılan araç sahiplerinden oluşan 18 kişilik heyetle Ulaştırma Bakanlığı İstanbul 1. Bölge Müdürlüğünde bir araya geldi. Basına kapalı bir şekilde gerçekleştirilen toplantıda Binali Yıldırım, mağdurların sorunlarını dinledi ve cezaların iptal edileceğini söyledi. Son aylarda üçüncü köprüden geçerek yol ve yakıt masrafı yapan araçlar ise bu masrafı yaptıklarıyla kalacak. Yeni bir kanun çıkarılana kadar ise kamyonetler 2. köprüyü kullanabilir.

TEK İSTEĞİMİZ İKİNCİ KÖPRÜDEN GEÇMEK

Bütün otobüsçülerin üçüncü köprüden mağdur olduğunu belirten Tüm Otobüsçüler Federasyonu Başkanı Mustafa Yıldırım, ” Meclis Başkanı Binali Yıldırım’a öncelikle teşekkür ediyoruz. Ancak bizim sorunlarımıza da çözüm bulunsun. Biz her gün onlarca yolu boşu boşuna gidiyoruz. Tüm otobüsçüler olarak tek isteğimiz 2. köprüden geçmek. Gerekirse 3. köprüye ödediğimiz parayı 2. köprü için de ödemeye hazırız. Başkanımız yapmışken bunu da yapsın. Birçok aile ondan bu haberi bekliyor. ” dedi.

Ulaştırma Bakanlığı’nın uyguladığı kurala uyanların yüksek paralar verdiğini söyleyen Büyük İstanbul Otogarı Esnaflar Derneği Başkanı Şahap Önal, “Otobüsçülerin burada haklarının savunulması gerekir. Sayın Binali Yıldırım’a teşekkür ederiz. Ancak Ulaştırma Bakanlığı’nın konuyla ilgili açıklama yapması gerekirken Meslis Başkanı Binali Yıldırım açıklama yapıyor. Peki 3. köprüden geçenlerin maliyetleri ne olacak. Bu insanlar kurallara uydular diye o kadar masraf yaptılar bu masraflar ne olacak? Diğer kesilen cezalar ne olacak? Bu haksızlıktır. ” dedi.

BİZİM İÇİNDE BİR UYGULAMA ÇIKARILSIN

Otobüsçülerin 3. Köprü güzergahından dolayı kan ağladığını söyleyen Önal, ” Otobüs sektörü kan ağlıyor. Köprü geçişleri için ciddi meblalar ödüyorlar. Madem öyle bizim içinde bir uygulama çıkarılsın. Bu yapılan haksızlıktır. “dedi.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

THY ile İsrail Bankası ortak kredi kartı çıkaracak

Gazeteniz SÖZCÜ’yü uçaklarına almamayı kendine görev edinen Türk Hava Yolları, İsrail’in en büyük bankalarından olan Bank Hapoalim’in kredi kartı şirketi Isracard ile sık uçan Türk Hava Yolları müşterilerine özel bir kredi kartı çıkarmak için anlaşma imzaladı.

İsrail’in iş dünyası ve ekonomi haberleri ile tanınan haber sitesi Globes’ta yer alan habere göre Türk Hava Yolları İsrail’den en fazla uçuş gerçekleştiren küresel havayolu.

israrara

Türkiye-İsrail arasında günde 10 sefer yapılıyor. İsrailliler Atatürk Havalimanı’ndan aktarma ağırlıklı yolculuk yapıyor. Isracard’dan konuyla ilgili bir açıklama yapılmadı.

İLGİLİ HABERBüyük taşınma ertelendiBüyük taşınma ertelendi ._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

2018 Türkiye İş Ahlakı Araştırması sonuçları açıklandı! Kaytaranların sayısı artıyor

İş hayatında yavaş yavaş 2000 yılı sonrası doğumluların oluşturduğu Z kuşağının işlerin başına geçeceğini belirten Rekabet Kurumu Başkanı Ömer Torlak, popüler kültürün toplum ve iş dünyasında belirleyici olduğunu söyledi. Torlak, “KOBİ’lerde rekabet edebilme adına veya çarpık bir rekabet anlayışı içinde faaliyetlerini sürdürebilme adına, iş ahlakına aykırı bazı hususları meşrulaştırma çabasından söz edebiliriz. Bu, özellikle ekonomide olumsuz konjonktürün söz konusu olduğu dönemlerde daha fazla artabiliyor maalesef.” dedi.

Burada araştırma sonuçlarını bir sunumla anlatan Torlak, bu yıl yapılan araştırmada da önceki araştırmalarda olduğu gibi küçük ve büyük işletmelerin iş ahlakı konusunda karşılaştığı problemleri ele aldıklarını söyledi.  Torlak, sorularda güncellemeye gittiklerini belirterek işverenler ve çalışanlar üzerinde yapılan araştırmanın etik ilkeler, ahlaki felsefe ve güncel sorunlar üzerine eğildiğini kaydetti. Aile kurumundan beslenen bir ahlaki algının önemine işaret eden Torlak, araştırma sonuçlarında da bunun ortaya çıktığını anlattı.

“EN ÇOK KARŞILAŞILAN İŞ AHLAKI PROBLEMİ YALAN SÖYLEME”

Torlak, katılımcıların ahlaki anlayışlarına ilişkin, şunları söyledi:

“Cevap verenlerin çok önemli bir kısmının 3 yaklaşımda toplandığını görüyoruz. İdealist olanlar, ben merkezci olanlar ve adaletçi olanlar. Neredeyse cevap verenlerin 4’te 3’ü bu üç ahlaki anlayışa dağılıyor.

En çok karşılaşılan iş ahlakı problemlerine genel olarak baktığımızda, yalan söyleme, aynı ürünü farklı fiyatlarla satmaya çalışma, aldatıcı reklam ve verilen sözlerin tutulmaması ilk dört sıradaki en çok algılanan ahlak problemleri olarak karşımıza çıkıyor.”
KOBİ’lerdeki ahlaki yaklaşıma değinen Torlak, “Maalesef KOBİ’lerimizde ahlaki problemlerle karşılaşma sıklığı büyük ölçekli işletmelere göre bir miktar daha fazla. Evet çok yıpratıcı bir rekabet var piyasada. Gerçekten ayakta durmak çok zor ve bunu gerekçe göstererek pek çok insan maalesef yaptığı hatayı, yanlışı meşrulaştırma eğilimine girebiliyor mu? Girebiliyor.” diye konuştu.  Torlak, nesiller arasında iş ahlakı algısında istatistik anlamında büyük farklılıklar olmadığını belirtti.

“KAYTARMA ORANI YÜKSELMİŞ ”

Çalışanlarda iş ahlakı konusunda öne çıkan konuları sıralayan Torlak, şu bilgileri verdi:

“Çalışanlar açısından baktığımız zaman yalan yine birinci sırada karşımıza çıkıyor. İşe geç gelme, işin hakkını vermeme yine yüksek oranda algılanan iş ahlakı problemleri. Kaytarma, bir miktar önceki araştırmalara göre yükselmiş. Hırsızlık, rüşvet alma gibi konular ise çok daha az rastlandığı söylenen iş ahlakı problemleri.”
1982-2000 doğumluların oluşturduğu Y nesli mensuplarının 1965-1980 doğumluların oluşturduğu X nesli mensuplarına göre daha fazla sorun algıladığını anlatan Torlak, yaşlıların bazı şeyleri kanıksamış durumda olabileceğini kaydetti.

Yöneticiler bakımında yalan ve sözünde durmama gibi problemlerin ön plana çıktığını aktaran Ömer Torlak, ücret ve izin gibi konuların ikinci sırada geldiğini anlattı.

Hem ülke, dünya ve bölge olarak ekonomik sorunlarla boğuşulduğuna işaret eden Torlak, mevcut zorlukların iş ahlakı konusundaki genel algıyı 2008’deki seviyelere düşürdüğünü anlattı.
Torlak şu değerlendirmeyi yaptı:

“KOBİ’lerde rekabet edebilme adına veya çarpık bir rekabet anlayışı içinde faaliyetlerini sürdürebilme adına, iş ahlakına aykırı bazı hususları meşrulaştırma çabasından söz edebiliriz. Bu, özellikle ekonomide olumsuz konjonktürün söz konusu olduğu dönemlerde daha fazla artabiliyor maalesef. Ancak bunu genel ahlaki yaklaşımdan da bağımsız düşünemiyoruz.”

“PSİKOLOJİK SERMAYE DÜŞTÜ GİBİ GÖRÜNÜYOR”

Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nihat Erdoğmuş da araştırmanın 2008, 2013 ve 2018 yıllarında yapıldığını belirterek, “Türkiye’de sürekliliği sağlamak çok kolay değil. Ben İGİAD’ı tebrik ediyorum, böyle bir çalışmayı bir araya getirdiği için. Yapılan çalışma teorik arka plan bakımından da güçlü bir kurguya sahip. Hem sürekliliği bakımından, hem literatür hakimiyeti hem de araştırma metodolojisi gücü bakımından çok kıymetli bir araştırmayla karşı karşıyayız.” değerlendirmesinde bulundu.
KOBİ’lerin faaliyetlerindeki “psikolojik sermaye” kavramının önemine dikkati çeken Erdoğmuş, “İyimserliğin, umudun azaldığı yerlerde psikolojik sermaye düşer. Psikolojik sermaye düşünce de direnme gücü zayıflamaya başlıyor. Biraz sanki psikolojik sermaye düştü gibi görünüyor.” dedi.

“NESİLLER ARASINDAKİ FARKLILIK BİZDE BATI’DAKİ KADAR AYRIŞMIŞ DEĞİL”

İstanbul Şehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erkan Erdemir ise işletmenin ahlaki problemlerinin genel problemlerinden bağımsız olmadığına işaret ederek, “Kriz ne kadar hızlı sarsarsa daha oturmuş, kurumsallaşmış firmalar o krizden biraz daha az etkileniyorlar. Ahlaki meselelerde de aynı durum söz konusu. Nesiller konusunda da şunu söylemek isterim; henüz nesiller arasındaki farklılık bizde Batı’daki kadar ayrışmış değil.” değerlendirmesinde bulundu. 

İGİAD Başkanı Ayhan Karahan, İGİAD’ın 2003 yılında kurulduğundan bu yana girişimciliğin teşvik edilmesi ve iş ahlakının yaygınlaştırılması hususunda bilgilendirme, eğitim ve yayın faaliyetleriyle toplumda ve özellikle iş dünyasında ahlaki bir duyarlılık oluşturmayı amaçladığını söyledi.

“ZENGİNLİK ÖLÇÜSÜ, KİŞİ BAŞI GELİR RAKAMLARINA İNDİRGENMİŞ DURUMDA”

İTO Başkan Yardımcısı İsrafil Kuralay da ekonomiye ve ticarete insanlık penceresinden bakma çabasının bir inisiyatif değil bir gereklilik olduğuna değindi.

İktisadi çıkarlarla ahlaki ilkelerin ayrıştığı bir zaman diliminin yaşandığını hatırlatan Kuralay, şöyle konuştu:

“İnancımızın zenginlik ölçüsü kalpleri kazanmak iken, bugünün iktisadi şartlarında ülkelerin zenginlik ölçüsü, genellikle para birimleriyle ifade edilen kişi başı gelir rakamlarına indirgenmiş durumda.

Kuşkusuz bu dünyayı daha yaşanabilir kılmanın reçetesi küresel ölçekte daha adil ancak ticaretin serbestliğine ve bireysel zenginliğe de sahip çıkan farklı bir ekonomi sisteminin tesis edilmesinden geçiyor.
İnanıyoruz ki böylesi bir sistem yalnızca ekonomide değil her mecrada refah ve mutluluğu teminat altına alacaktır. Çünkü baktığınızda siyasi, sosyal ve kültürel her olayın özünde paylaşım yani ekonomi yatıyor.”

AA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Ticaret Bakanı açıkladı ! İşte konkordato ilan eden firma sayısı

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, canlı yayında NTV Ankara İstihbarat Şefi Ahmet Ergen’in sorularını yanıtlıyor.

Bakan Pekcan özetle şunları söyledi:

“Biz zaten kasım sonu itibariyle ihracatta 168 milyar lira ile Cumhuriyet tarihi rekorunu kırdık. Hedefimiz artışı sürekli kılabilmek. Avrupa ve İran’daki durum bizi etkiler.

Ben göreve geldiğimde Hindistan, Çin, Rusya ve Meksika olmak üzere 4 ülke seçtim niye seçtim çünkü dış ticaret açığımızı bu 4 ülkeyle veriyoruz. Türkmenistan Orta Asya’ya açılan ciddi bir pazar. Hindistan da Asya’nın güçlü ekonomik ülkelerinden. İhracatçılarımızla oradaki firmalar arasında işbirliği yapmayı öngörüyoruz. Hindistan Türkiye açısından önemli bir adres. 

ABD İLE EKONOMİK İLİŞKİLER

Ek vergiler konuldu. Çelikte aliminyumda ek vergi konuldu. 13 Ağustos itibariyle de bu ek vergiler Türkiye’ye iki katına çıkarıldı. Dünya Ticaret Örgütü’nde profesyonel bir ekibimiz var. Demir-çelik konusunda iki tane dava kazandık. Son zamanlarda yaptığımız görüşmelerde olumlu sinyaller alıyoruz. İş dünyası için her şey çok daha güzel olacak. Türkiye için konulan ek vergilerin kalkmasını bekliyoruz. İhracatçılarımızın hakkını her zeminde koruyacağız. Türkiye için konulan ek vergilerin kalkmasını bekliyoruz.

ABD’NİN İRAN YAPTIRIMLARI

Her türlü yaptırım en fazla Türkiye’yi etkiler. Türkiye’ye muafiyet kararının uzatılacağını bekliyoruz. 

FAHİŞ FİYAT ARTIŞLARI

Ben serbest piyasa ekonomisine inanan bir insanım. Ancak rekabetin sağlanamadığı konularda bunu sğlamak bizim görevimiz. Ticaret il müdürlüklerimiz bu işi çok sağlam götürdüler. Tespitlerimizi kendilerine bildirdik. Yazılı savunmalarını istedik. Sonra belediye ekiplerine de bakanlığımızın ekipleri eğitim veriyorlar. 7 bin firmayla yazıştık. 81 ürün denetlendi. Bin 800 üründe fahiş artış saptandı.

KONKORDATO İLANLARI

Konkordato soruları bize geliyor ama Adalet Bakanlığı’nın konusu. Rakamlar da değişiyor devam eden bir süreç. Her pazartesi yayınlanıyor. Bu hafta pazartesi 979 firma olmuş. Yeni bir düzenleme var bundan böyle bağımsız bir denetim kuruluşlarının raporları doğrultusunda konkordato ilan edilebilecek.