Merkezi yönetim brüt borç stoku 1,1 trilyon TL

Hazine ve Maliye Bakanlığı, 31 Mart itibarıyla merkezi yönetim brüt borç stoku verilerini açıkladı. Bakanlığın açıklaması şöyle:

“Merkezi yönetim brüt borç stoku 31 Mart 2019 tarihi itibarıyla 1.162,4 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.

Borç stokunun 592,8 milyar TL tutarındaki kısmı Türk Lirası cinsi, 569,7 milyar TL tutarındaki kısmı döviz cinsi borçlardan oluşmaktadır.

Konuya ilişkin detay bilgilere, Hazine ve Maliye Bakanlığının internet sitesinin İstatistikler sayfasındaki Merkezi Yönetim Borç Stoku İstatistikleri bölümünden ulaşılabilir.

Kamuoyuna duyurulur.”

İşte grafiklerle ekonomideki yapısal dönüşüm adımları

 

 

Bakan Berat Albayrak yeni reform paketini açıkladı

Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, Yeni Ekonomi Programı Yapısal Dönüşüm Adımları’nı açıkladı. Kamu bankalarının sermayesinin güçlendirileceğini belirten Albayrak, BES ve kıdem tazminatında reform yapılacağını söyledi. Gıda enflasyonuna karşı tarimda milli birlik projesinin hayata geçeceğini kaydeden Albayrak, dolaylı vergilerin azaltılacağını açıkladı.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, İstanbul’da Yeni Ekonomi Programı Yapısal Dönüşüm Adımları’nın açıklandığı toplantıda konuştu.

Bakan Albayrak’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

Ağustos ayından bugüne kadar STK’ların katkı ve raporlarını alarak paketi hazırladık.

İzleyeceğimiz politikaları şeffaf biçimde kamuoyu ile paylaşacağımızı söyledik.

Bu paketle ekonomimizin karşılaştığı en temel sorunlara yeterli çözümler sağlayacağını düşündüğümüz adımların ilk aşamasını ele aldık.

Gelecek yıl atılacak adımların paylaşımı seneye yapılacak.

Türkiye seçim dönemini geride bıraktı. Adeta bir demokrasi şöleni olarak geride bıraktık. Sandıktan çıkan mesajın sonucuna göre her siyasi parti yol haritasını ona göre çizecektir.

Türkiye’nin önünde 4.5 yıllık seçimsiz dönem var. Türkiye’nin gündemi ekonomi reformudur.

Bu zamana kadar teknik detay ve içeriği ile ilgili önemli çalışmalar yapıldı ve hayata geçirilmeye hazır hale getirildi.

Bu nedenle 2019 yılı sonuna kadar diyerek çok net bir tarih veriyoruz.

Reformların başında finansal sektör geliyor, onun altındaki de ilk başlık bankacılık sektörü olacak. Kamu bankalarına toplam 28 milyar lira DİBS verilecek.

Özel bankaların ihtiyaçları halinde hazır tuttukları yeniden sermayelendirme planları çerçevesinde sermayeleri artırılacak. Dengelenme süreci boyunca temettü dağıtmanın ve yöneticilere yapılan nakdi prim ödemeleri sonlandırılacak.

Ulusal veri merkezi kurulacak. Kamu bankalarını bilançoları çok daha dirençli hale getirilecek.

Özel bankalarımız yeniden sermayelendirme adımlarını zaten yürütüyorlar. Bankaların aktif kaliteleri çok daha iyi bir düzeye taşınacak.

İlk adımımız kamu bankalarımızın sermayelerini güçlendirmek için olacak.

YENİ YASAL ÇERÇEVE OLUŞTURULACAK

Borç yeniden yapılandırmalarını ve icra-iflas işlemlerini daha hızlı ve etkin hale getirmek için yeni bir yasal ve kurumsal çerçeve oluşturulacak.

Sorunlu kredilerin bir kısmı ulusal ve uluslararası yatırım fonlarına transfer edilecek. Bazı sorunlu krediler, bankaların ve ulusal-uluslararası yatırımcıların iştiraki olan bilanço dışı fonlara devredilecek. Bu fonlar enerji girişim sermaye fonu ve gayrimenkul fonu.

EMEKLİLİKTE YENİ DÖNEM

Bireysel emeklilik sistemi yeniden yapılandırılacak. Etkin bir tasarruf sistemi oluşturulacak.

Tüm paydaşların katılımı ile kıden tazminatı reformu gerçekleştirilecek. Kıdem tazminatı fonu ile BES’in entegrasyonu sağlanacak. Daha sürdürülebilir bir emeklilik sistemi fayda sağlayacak. Vatandaşlarımız emekli olunca nasıl geçinirim kaygısı taşımayacak.

Tasarrufları artırarak dış finansman bağımlılığımızı azaltacağız.

Şirketlerimiz çok daha kolay, ucuz ve uzun vadeli bir biçimde yeni yatırımlarını finanse edebilecekler. Önümüzdeki süreçte ekonomimize fayda sağlayacak güçlü bir emeklilik sistemini hızla hayata geçirmeyi planlıyoruz.

Reel sektörde riski 100 milyon TL ve üzeri olan grupların bağımsız denetim raporlarını bankalara sunmaları zorunlu hale getirilecek. Mali şeffaflık artırılacak.

Vatandaşların kazançlarına göre bireysel, tamamlayıcı bir emeklilik sistemini yeniden ele alacağız, bununla birilkte kıdem tazminatı reformunu hayata geçireceğiz. Kurumsal yönetim standartları yükseltilecek. Finansal yönetim kalitesi artırılacak.

Hedefimiz her iki reformu hayata geçirmek ve 2020 yılından itibaren fiilen bu reformları gerçekleştirmek. Ulusal kredi derecelendirme şirketi kurulacak.

Oluşturacağımız sistem tüm ana paydaşlara, çalışanlara, işverenlere, devletimize katma değeri en yüksek olacak şekilde oluşturulacak.

Emeklilik sistemindeki reformla toplanan fonlar milli gelirin %10’unu bulacaktır. Kredilerin stratejik sektörlere yönlendirilmesinin teşvik edilmesini sağlayacak bir yapı FİKKO bünyesinde kurulacak.

Sigortacılık denetleme ve düzenleme kurumu kuruyoruz. FİKKO bünyesindeki bir kurul ile stratejik alanlara daha fazla kredi sağlanması için teşvik mekanizmaları devreye alınacak.

Yerlileşme, ihracat, yüksek katma değerli üretime yönelik alanlara daha fazla teşvik sağlanacak.

Gıda enflasyonu ile mücadele için en önemli yapısal reformumuz tarımda milli birlik projemiz olacak. Üretici ve tüketici arasında değer zinciri sağlanacak.

YEP’te 76 milyar dolar planlanan tasarrufun 44 milyar lirası devreye alındı. Bütçe hedefini tutturacak tasarruf adımlarımız devam edecek.

VERGİDE YENİ DÖNEM BAŞLIYOR

Vergi dönüşümü en önemli reformlardan biri olacak, detaylarını bu yıl içinde geniş kapsamlı sunum ile sunacağımız çalışmanın hazırlıkları sürüyor. Yeni vergi mimarimizde istisna ve muafiyetleri azaltacağız, kurumlar vergisini daha rekabetçi noktaya taşıyacağız. Gelire göre artan vergilendirmeyi etkin hale getireceğiz. Yeni vergi mimarimiz istihdam oluşturma hedefinin üzerine oturacak. Kayıtdışılıkla mücade edeceğiz.

mükellef beyanının esas olduğu, sadeleştirilmiş bir süreci hayata geçireceğiz, sahte belge ile mücadele için etkin bir yapıyı devreye almış olacağız. Dolaylı verginin ağırlığı azaltılırken, doğrudan verginin ağırlığı artırılacak. Mükellef memnuniyetini düzenli ve sürekli olarak ölçecek, eksiklikleri anında tespit edeceğiz.

Ulaşmak istediğimiz sürdürülebilir büyüme ve istihdam hedefi olacak. İhracata dayalı bir ekonomiyi tesis edeceğiz.

İnşaat izinlerinde, elektrik bağlamada, işe başlamada, ilgili kuruluşlar arasındaki e-imza’nın sürece dahil edilmesiyle sistemler entegre edilecek.

İhracat-üretim stratejik planlamasında 7 stratejik sektör enerji, maden, petrokimya, ilaç, turizm, otomotiv ve bilişim.

Kayıtlı istihdamı teşvik, kayıtdışılılıkla mücadele reform sürecine katkı sağlayacak.

YARGIDA REFORM

Bir diğer reform alanımız yargı alanı.

Yargı reformunun vizyonu, güven veren ve erişebilir bir adalet sistemi olacaktır. Hukuk ve ekonomi birbirini tamamlayan iki önemli alandır. Uzun vadeli yatırımlar, öngörülübelir hukuk pratiğine yakından bağlıdır.

Ekranların ünlü yapımlarının sponsoru konkordato istedi

Döviz kurunun ağustos ayında 7.24 lira ile tarihinin en yüksek seviyesine çıkması ve kredi faizlerinin yükselmesinin ardından hızlanan konkordato başvurularının 1700’e yaklaştığı belirtiliyor. Ancak son aylarda fırtınanın atlatılması ve döviz kurunda bir istikrar oluşması üzerine konkordato ilan eden firmalardan caymalar başladı. Bankalar ile masaya oturan 7 şirket konkordatodan vazgeçerken borçlarını yapılandırma konusunda ikna olan 56 şirketin de başvurularını geri çekeceği öğrenildi. Son olarak, ünlü mücevher markalarından Gilan, konkordato talebinden kendi isteği ile vazgeçmişti. 

Dünya gazetesinin görüştüğü bir bankacı, konkordato başvurusu öncesinde yapılandırma konusunu hiç gündemine almamış şirketlerin bu kararından döndüklerine dikkat çekiyor.

Öte yandan, 1700’e yakın başvurunun arasında en son olarak Kurtlar Vadisi, Güldür Güldür Show gibi televizyon programlarına sponsorluk yapan Ege Bölgesi’nin mobilya devi olan Can Mobilya Uğur Dayanıklı Tüketim Malları ve Reklamcılık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi konkordato talebini mahkemeye iletti.

Dolar ne kadar ? Dalganlanma devam ediyor

Merkez Bankası’nın yılın son toplantısında dün faizi sabit tutması sonrasında dalgalanan dolar/TL bugün 5,34 civarında seyrediyor.

Karar öncesi 5,3560 seviyesinde olan dolar/TL, 5,3050’ye kadar geriledikten sonra bir ara tekrar 5.37 seviyesinin üzerini test etti. Ancak kur sonrasında yönünü aşağı çevirdi.

Euro/TL de 6,05’in üzerinde hareket ediyor.

Merkez Bankası’nın faizde adım atmaması sonrasında piyasalar haftaya yapılacak ABD Merkez Bankası (Fed) toplantısını bekliyor.

Benzine ve motorine indirim geliyor

Brent petrol, dolar kuru ve ürün fiyatlarının eş zamanlı olarak düşmesi,  akaryakıt fiyatlarına indirim olarak yansıyacak. Habertürk’ten Olcay Aydilek’in haberinegöre, salı ya da en geç çarşamba günü benzinde 13-18 kuruş aralığında bir indirim hesaplanıyor. Motorinde de 15-20 kuruş indirim bekleniyor.

Benzine en son 7 Kasım’da 20 kuruş indirim gelmişti. 

MOTORİNDE POMPA FİYATI DEĞİŞMEYECEK

Ancak,  motorinde, devletin litre başına eşel mobil uygulaması gereği Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) alacağı halen 27 kuruş. İndirime konu olacak tutar kadar motorindeki ÖTV artırılacak. Bu nedenle motorinde pompa fiyatı değişmeyecek. ÖTV’nin sıfırlanmasının ardından benzinde olduğu gibi motorinde de indirim yapılacak.

ABD 2 bakana yaptırımı kaldırdı; işte doların ilk tepkisi

Amerika Birleşik Devletleri ve Türkiye karşılıklı olarak yaptırımları kaldırdı. ABD Hazine Bakanlığı iki Türk bakanı yaptırım listesinden çıkardı. Türkiye de, iki ABD’li bakana yönelik yaptırımları kaldırdı.

Türkiye’de ABD’li iki bakana yaptırım kararı almıştı. Türkiye mütekabiliyet ilkesi gereği ABD Adalet Bakanı Jeff Sessions ve ABD İç Güvenlik Bakanı Kirsjten M. Nielsen’a yönelik yaptırım kararı almıştı.  

ABD’nin iki bakanı yaptırım listesinden çıkarması sonrasında dolar/TL ilk tepki olarak 5,4335 seviyesine geriledi. Dolar gün içinde aşağı yönlü seyir izlemiş 5,45’le 3 ayın en düşük düzeyine gerilemişti. Euro/TL de 6,21 civarında hareket ediyor.

Dün küresel piyasalarda dolara olan talebin artmasının etkisiyle 5,6491’e kadar yükselen dolar/TL, bu seviyeden düşüşe geçerek günü önceki kapanışa göre yüzde 1,3 azalışla 5,5104’ten tamamladı.

Teknik açıdan dolar/TL’de 5,50’nin altında kalındığı sürece düşüş eğiliminin sürebileceğini ve sırasıyla 5,35 ve 5,10’un gündeme gelebileceğini belirten analistler, 5,67’nin ise direnç konumunda izleneceğini kaydetti.

Türkiye ile ABD’nin karşılıklı yaptırımları kaldırması kararıyla ilgili Dışişleri Bakanlığı’ndan açıklama yapıldı. 

Açıklamada şöyle denildi: 

“Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Hazine Bakanlığı’nın 1 Ağustos 2018 tarihinde İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Sayın Abdülhamit Gül hakkında aldığı yaptırım kararına, diplomatik teamüllerin esasını oluşturan mütekabiliyet ilkesinin gereği olarak aynıyla mukabele etmiştik. ABD Adalet Bakanı Jeff Sessions ile ABD İç Güvenlik Bakanı Kirsjten M. Nielsen ile ilgili olarak yaptırım uygulanması kararı almıştık. 

ABD Hazine Bakanlığı’nın İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Sayın Abdülhamit Gül’e yönelik yaptırım kararını kaldırmasına paralel olarak, ABD Adalet Bakanı Jeff Sessions ile ABD İç Güvenlik Bakanı Kirsjten M. Nielsen’e uygulanan; Türkiye’ye giriş yasağı, ülkemizdeki malvarlıklarının bloke edilmesi ve ülkemizdeki gerçek ve tüzel kişilerin adı geçenlerle her türlü mali işlem gerçekleştirmesinin ve ticari ilişkide bulunması yasağı kaldırılmıştır.”

SOYLU VE GÜL’E YAPTIRIM KARARI ALINMIŞTI

ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisi (OFAC) ABD Başkanı Donald Trump’ın talimatıyla Amerikalı din adamı Pastör Andrew Brunson’ın tutukluğunda kilit rol oynadıklarını gerekçe göstererek Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu yaptırım listesine koymuştu. 

ABD Hazine Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Soylu ve Gül, Brunson’ın gözaltına alınması ve tutuklanmasının organize edilmesinin sorumluları olarak tanımlanmıştı.

MAGNITSKY YASASI NEDİR? 

2016 tarihli Küresel Magnitsky Yasası, ABD hükümetinin dünyada yolsuzluk ya da insan hakları ihlallerine karıştığı gerekçesiyle bireylere, şirketlere ya da diğer kurumlara yaptırım uygulamasına olanak tanıyor.

Kredi kartları ve banka hesapları için yeni düzenleme

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), mevduat ve katılım fonunun kabulüne, çekilmesine ve zamanaşımına uğrayan mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklara ilişkin esaslar yönetmeliğinde bazı değişiklikler yaptı. Kredi kuruluşlarınca hesap sahibinden alınacak onay ya da kanıtlanabilir ayrı bir talep olmaksızın hesap sahibi adına kredili hesap açılamayacak. Katılma hesapları, kâr zarar ortaklığı sözleşmesine veya kamu kurum ve kuruluşları ile fonlar ve tüzel kişi müşterilerle akdedilecek yatırım vekâleti sözleşmesine dayalı olarak açılabilecek.

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan yönetmelikle söz konusu yönetmeliğin 4. maddesinde yapılan değişikliğe göre, kredi kuruluşlarınca hesap sahibinden alınacak onay ya da kanıtlanabilir ayrı bir talep olmaksızın hesap sahibi adına kredili hesap açılamayacak. Kredi kuruluşları hesap açılışı işlemlerinde; yönetmelikte belirlenen hususları içeren hesap cüzdanı düzenlemek zorunda olacak.

YATIRIM VEKALETİYLE KATILIM HESABI AÇILABİLECEK

Yönetmeliğin 6. maddesinde yapılan değişikliğe göre, katılma hesapları, kâr zarar ortaklığı sözleşmesine veya kamu kurum ve kuruluşları ile fonlar ve tüzel kişi müşterilerle akdedilecek yatırım vekâleti sözleşmesine dayalı olarak açılabilecek.    

BDDK, yatırım vekâleti sözleşmesine dayalı olarak açılan katılma hesapları için yatırılabilecek asgari tutar veya katılma hesaplarının belli bir oranı şeklinde sınır tesis etmeye yetkili olacak. Yatırım vekâleti hesabı sahipleri, katılım bankasına sağladığı fonun kullanımına yönelik genel veya sınırlı yetkilendirmede bulunabilecek.

KATILIM BANKALARI KÂR DENGELEME REZERVİ AYIRABİLECEK

Katılım bankaları, katılma hesapları için dönem sonlarında dağıtacakları kârlardan, başka amaçlarla kullanılmaması ve bakiyenin nihai olarak fon havuzuna aktarılması şartıyla kâr dengeleme rezervi ayırabilecekler. Değişiklikle, katılım bankalarının, dağıtılacak kâr payı tutarlarında fon sahipleri lehine artırım yapmalarına imkân tanındı. Yapılacak artırım, kâr dengeleme rezervinin kullanımı veya süreklilik arz etmemek kaydıyla katılım bankasının kendi lehine tahakkuk eden kâr payından feragat etmesi şeklinde gerçekleşebilecek. Katılım bankaları, zarar ortaya çıkan dönemlerde katılım bankalarının fon sahipleri lehine zararları üstlenmeleri de mümkün olabilecek.

SINIR 250 TL’YE YÜKSELTİLDİ

Yönetmelik değişikliğiyle, bankaların bir takvim yılı içinde zamanaşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacakların hak sahiplerini, başvuruda bulunmadıkları takdirde hesaplarının Fona devredileceği hususunda mektupla uyarılmasına ilişkin sınır 50 TL’den 250 TL’ye yükseltildi.