Endülüs ve Anadolu bu konserde buluştu

 Konserde özgün ritimleri ve melodik yapılarıyla Endülüs’ten Anadolu’ya uzanan iki farklı kültürün müziği, iki ustanın parmaklarında buluştu. Akkaya ve Maya, “Endülüs ve Anadolu Buluşmaları” ismini taşıyan, 2014 yılında yayınladıkları albümden eserlere yer verdi.

Geleneksel müzik mirasını geleceğe taşıma konusunda çalışmalar yapan, geleneksel çalım tarzı şelpeyi günümüz çağdaş müziğiyle buluşturan denemeler yapan Akkaya’ya gitarıyla eşlik eden Maya, dinleyicilere unutulmaz bir müzik şöleni yaşattı. 

ANADOLU’DAN ENDÜLÜS’E MÜZİKAL YOLCULUK

Müziklerini Akkaya’nın yazdığı “İki Yaka” dinleyicilerin alkışlarını topladı. İkili, Abdal müziğinin en önemli isimlerinden Hacı Taşan’ı “Bugün Ayın Işığı” isimli eseriyle andı. İkili, “Kula Sevdiğim Kula” isimli anonim Kırşehir türküsü ve halk müziği sanatçısı Özay Gönlüm’ün derlediği Denizli yöresine ait “Denizli’nin Horozları” isimli türküler ile dinleyicileri Anadolu’da müzik yolculuğuna çıkardı. Müziklerini Maya’nın üstlendiği Tangos (Antepasados ), Fandangos De Huelva, Zapateado isimli eserler müzikseverlerin alkışlarını topladı.

En borçlu belediyeler AK Partili çıktı

İller Bankası’na kredi borcu olan şehirler Sayıştay raporunda sıralandı. Buna göre; İller Bankası’na en çok borcu olan ilk 5 ilin tamamının AKP belediyelerinin yönetiminde olduğu ortaya çıktı.

2016 yılı Sayıştay raporlarına göre İller Bankası’na borçları itibarıyla Bursa 1 milyar 73 milyon lira ile birinci, Gaziantep 821 milyon lira ile ikinci, Sakarya 805 milyon lira ile üçüncü, Konya 699 milyon lira dördüncü ve Antalya 614 milyon lira ile beşinci sırada yer alarak ilk 5’i oluşturdu. İller Bankası’na en az borcu olan son 5 şehir de 26 milyon lira ile Uşak, 21 milyon ile Muş, 16 milyon ile Tunceli, 15 milyon ile de Artvin ve Iğdır olarak sıralandı.

Raporda 2016 yılına ait 81 ilin İller Bankası’na olan kredi borcunun da 15 milyar 42 milyon lira olduğu vurgulandı. 30 Büyükşehir Belediyesi’nin kredi borcunun ise 3 milyar 663 milyon olduğunu bunun 1 milyar 57 milyonluk kısmının 2016 yılı içerisinde tahsil edildiği belirtildi.

“İKTİDAR BELEDİYELERİ BORÇLARINI DÜZGÜN ÖDESİN”

İller Bankası’nın 2015-2016 yılı bilanço ve hesaplarının görüşüldüğü TBMM KİT Üst Komisyon toplantısında söz alan CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, yerel yönetimlerin bankaya olan borçlarını dile getirdi.

En fazla borcu olan illerin AKP’li Belediye başkanlarının yönetiminde olduğunu ifade eden Atila Sertel, İller Bankası Genel Müdürü Yusuf Büyük’e hitaben yaptığı konuşmada, “Tabloya baktığımda şunu görüyorum. Ya bu belediyeler size borçlarını ödemekte düzgün davranmıyorlar ya da siz bunlara çok borç veriyorsunuz; ikisinden biri. Borç yiğidin kamçısı da, İller Bankası da bizim bankamız, o bankaya para geri dönmezse kredileri tekrar nasıl kullandıracak? İller Bankası’nın da bu konuda kendini savunma hakkı var elbette ancak buradan iktidar belediyelerine de seslenme hakkımız var. Borçlarını düzgün ödeseler iyi olur diye düşünüyorum. Ülke battı, bari belediyeler batmasın” dedi.

“İSTANBUL 9, ANKARA 15, İZMİR 46’NCI SIRADA”

Borç sıralamasında İzmir’in 46’ncı olduğunu belirten Sertel, İller Bankası’nın iktidar belediyelerini kayırdığına ilişkin bir algı oluştuğunu belirterek, şunları söyledi:

“Büyük illere de baktım, İstanbul 458 milyon lirayla 9’uncu sırada, Ankara 270 milyon lirayla 15’inci sırada. İzmir için daha önceki toplantılarda borçlu demişlerdi. Kendi ilime de baktım İzmir 46’ncı sırada yer alıyor ki nüfus oranı itibarıyla birçok ilden düşük ve borcu da 92 milyon lira. Balıkesir gibi bir il 502 milyon lirayla borçlu, sıralamada yükseklerde, İzmir 46’ncı sırada, 92 milyon borcu var. Bu durumda İller Bankası ya İzmir’e çok kredi vermiyor ya da İzmir borcuna sadık ve düzenli olarak ödüyor.”

 

Maltepe’nin tarihi görücüye çıkıyor

1950’lerin sayfiyesinden denizine, 1960’lardaki fabrikalardan gecekondu mahallelerine, Apikoğlu sucuklarından Maltepe gazozuna, Maltepe Gençler Birliği’nden Maltepespor’a, Lefter’in çalıştırdığı futbol takımından İstanbul Şampiyonu olan voleybol takımına, Mişon’un bakkalından ayı lakaplı kabadayılarına ve Bakireler Anıtı’ndan dramatik-politik olaylara Maltepe’nin tarihi “Toplumsal Hafızada Zamanda ve Mekânda: Maltepe” kitabıyla gözler önüne serilecek.

Maltepe Belediyesi’nin girişimleriyle bir araya gelen ve aralarında şehir planlamadan sosyolojiye; siyaset biliminden antropolojiye kadar farklı bilimsel disiplinlerde üretimi bulunan 10 kişilik araştırma ekibinin hazırladığı kitap, Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde, Belediye Başkanı Ali Kılıç’ın da katılımıyla düzenlenecek bir sergi ve panelle görücüye çıkacak. 2 yıllık titiz bir çalışmanın ürünü olan kitap, ilçenin tarihine ışık tutarken, ilçenin kuruluşuna dair önemli belgeleri de bir araya getirdi. Aralarında eski belediye başkanları, muhtarlar, dernek ve sivil toplum kuruluşu yöneticilerinin de yer aldığı 200 kişiyle yüz yüze yapılan görüşmeler, görüntü kayıtları, ulusal ve yerel basın taramaları, ilçe üzerine yapılmış lisansüstü tezler, geçmişten günümüze yapılan planlar, kitaplar, makaleler, meclis kararları ile TÜİK, İBB gibi kurumların verilerinin taranarak oluşturulan kitap 371 sayfa.

OSMANLI ARŞİVİNDE MALTEPE İZLERİ

Maltepe’ye dair çok bilinenleri ve az bilinenleri tarihsel açıdan analiz edecek bir ortak hafızayı ortaya koymaya çalışan kitap, diğer yandan da hiç bilinmeyenlerin ya da unutulmuş olanların peşine düştü. Çalışmalar kapsamında Osmanlı arşivinden 900’e yakın belgenin de taranarak, ilk kez görücüye çıkarılacağı kitapta, İstanbul’da ilk modern belediye teşkilatının kurulması ile eş zamanlı olarak kurulan Maltepe Belediyesi’nin kuruluş belgesi, 19. yüzyılın modern sayfiye gelişimi, erken Cumhuriyet döneminde değişen nüfus yapısı, emek ve üretim ilişkilerine dair belgeler de yer aldı.

O HİKÂYEDE ORTAYA ÇIKTI

Cumhuriyet’in başkenti olan Ankara’nın, Cumhuriyetin erken yıllarında İstanbul’a ne kadar uzaksa Maltepe’ye o kadar yakın olduğu; yine bu araştırma sonucunda Dragos’daki milletvekili kooperatifinin hikâyesinde ortaya çıktı. Maltepe’den mübadele ile giden Rum ve Ermeniler ile 6-7 Eylül olaylarından sonra ayağı kesilen Yahudilerle ilişkiler, tanıklıklarla ortaya çıkarken, hem 6-7 Eylül olaylarında, hem de Yassıada mahkemelerinde izleyici olmuş Maltepelilerin o günlere yaşadıkları da kitapta kendine yer buldu. Ayrıca kitapla, Maltepe’nin mübadeleye tabi olarak Yunanistan’a göç eden yerli Rum nüfusu, oraya vardıklarında; mübadeleye tabi olarak Türkiye’ye gönderilecek olan Müslümanlara Maltepe’yi bir cennet olarak tasvir ettikleri de ortaya çıktı.  

KİTAPTAN NOTLAR…

“Tabi tütün ekmeyince ne yapacaklar, bir şey bilmiyorlar. Bizden evvel buraya gelen Kemahlılar bizimkilere diyorlar ki, gelin diyorlar sebze ekin… Ondan sonra tabi başlıyorlar bamya ekmeye, her türlü salatalık, şuydu buydu. Süreyya plajının orda bizim bostanlar, orasıydı.” (Erdal Karatepe 1942 doğumlu, 2. nesil mübadil, 9 Şubat 2018)

“Onlar (Adalarda yaşayan Rumlar) 6-7 Eylül olaylarına kadar hep pazar günleri Maltepe’ye gelirlerdi. İskeleden çıkarlar, pazartesi günleri Pazar kurulurdu. İhtiyaçlarını alır tekrar adaya dönerlerdi. Ama o 6-7 Eylül olaylarından sonra onlar da bırakıp gitti…” (Refet Özkan, 1931 doğumlu, 18 Temmuz 2017)

“Ben Yassıada’ya gittim. Adnan Menderes’in her günkü mahkemeye göre davetiye veriyorlardı… Yassıada’ya özel vapur kalkardı. Gittik, mahkeme salonuna girdik. Herkesin yeri numaralı oralara oturduk. Sonra hâkimler geldi, Adnan Menderes. İşte ben o zaman Adnan Menderes’e çok acıdım. Pardösü kolunda, ondan sonra bir hâkim sordu falan, bazısına cevap veriyor bazısına veremiyor. Fakat o kadar perişan durumdaki. O koltuktan kalkıp başka bir koltuğa geçmesi gerekti neden bilmiyorum. Ve geçerken pardösüsünü önce unuttu sonra almak istedi, yere düşürdü. Eğildi almaya. Yani bana çok dokunmuştu …” (Müzeyyen Taşçıoğlu, 1936 doğumlu, 2 Mart 2018) “

“Paşa Babanın (Süreyya Paşa) hobisi inşaattı… İnşaat yapsın. Onun için babamlar, amcamlar falan çok kızıyorlardı. Çünkü devamlı para istiyordu (gülüyor) inşaat için… En büyük merakı buydu… Bizimkiler Sultan Abdülaziz’e benzetiyorlardı Paşa Baba’nın inşaat merakını, O da saray yapıyormuş boyuna diyorlardı (gülüyor). Çiftliğin inşaatı bitince babamlar bir rahat nefes almışlar oh inşaat bitti diye. Ama bu defa da plaj işini çıkardı…” (Vedii İlmen, 1925 doğumlu, 14 Mart 2018)

“Mesken buhranının belli başlı bir sebebi de yaz mevsimini geçirmek üzere şehrimize gelen diğer vilayetler zenginlerinin bulabildikleri evleri yıllık kiralamaları ve dört aya karşı sekiz ay bunları kapalı tutmalarıdır. Eğer bir nüfus sayımı da mesela temmuzda yapılsa yaz ve sonbahar arasında büyük bir fark olduğunu iyice anlardık… Demek ki İstanbul bütün Anadolu zenginlerine ve Ankara’daki memur sınıfa çoğunluğuna yazlık vazifesini gören bir şehirdir…” (Refik Halit Karay, Akşam Gazetesi, 8. Şubat 1946)

“Maltepe’nin tarihi ve Türk tarihinin belli ismi olan Nihal Atsız’ın evini hatırlıyorum. Onun da oğlu Buğra arkadaşımızdı. Hatta o zaman Süleymaniye Kütüphanesi’nin müdürü müydü neydi kendisi. Aynen bizimle beraber, trenle aynen öğrenci gibi, oğlu da zaten Avusturya lisesine gidiyor. Haydarpaşa’ya kadar hep beraber gidiyoruz. Nihal Atsız Bey de bir vagonun bir tarafına oturur, kitabını okur.” (Vural Temuçiner, 1943 doğumlu, 1 Kasım 2017).

KİTAPLA İLGİLİ NOTLAR…

* Toplam 200 kişiyle yüz yüze görüşme yapıldı.

* Görüşmelerin büyük bir kısmında sözlü tarih yöntemi, bir kısmında mülakat yapıldı. 

* Bu görüşmelerin her biri 1-3 saat arasında sürdü, ses ve görüntü kaydı yapıldı.

* Osmanlı arşivinde 900’e yakın belge tarandı ve kopyaları alındı.

* Milliyet ve Cumhuriyet Gazeteleri ile yerel basında Maltepe haberleri tarandı. 

* Maltepe üzerine yapılmış tüm lisansüstü tezleri, geçmişten bu yana yapılmış planlar, kitaplar, makaleler, meclis kararları gibi yüzlerce sayısız kaynak tarandı.

* Araştırmalarda Maltepe Belediyesi başta olmak üzere TUİK, İBB gibi kamu kurumlarının yayımladığı verilerden faydalanıldı.

* İstanbul dışında 2, İstanbul içinde ise 18 mahalle muhtarı, yaşayan tüm eski belediye başkanları, yerel basın mensupları, dernekler ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ile görüşüldü.

* Çalışma yaklaşık 2 yıl sürdü.

* Kitap 371 sayfadan oluşuyor.

* Maltepe Toplumsal Tarihi araştırma projesi 10 kişilik bir araştırma ekibinin kolektif çalışması ile gerçekleştirildi.

* Projede Hatice Kurtuluş, Şükrü Aslan, Besime Şen, Esra Kaya Erdoğan, Hatice Kurşuncu, Suna Yılmaz, Sevinç Doğan, Zozan Üçdağ araştırma ve kitabın yazımı süreçlerinde yer aldı. Mustafa Çelebi ve Onur Arslan ise araştırma sürecinde görev aldı.

Mustafa Sarıgül yeniden aday olacağını açıkladı

Mustafa Sarıgül, Şişli Kent Konseyi tarafından Şişli’de bir otelde düzenlenen toplantıya katıldı. Salonu dolduran destekçilerinin sevgi gösterileriyle karşılanan Sarıgül, toplantıda yaptığı konuşmada, önümüzdeki günlerde Şişli için yeni projelerini açıklayacaklarını söyledi. Sarıgül, “Yeni Şişli için güzel bir yolculuğa çıkıyoruz. Yeni Şişli için heyecanlı, enerji dolu çıkıyoruz. Yerel seçimlere sayılı günler kaldı. Çoğu gitti azı kaldı. Bazılarının da gitme vakti geldi” dedi. 

“Tam 54 aydır neler çektiğimi bir ben bilirim bir de Allahım bilir” diyen Mustafa Sarıgül, “Hayatta en zor şey arkadan hançerlenmektir. Hayatta en zor şey vefasızlıktır. Hayatta en zor şey bir kahvenin kırk yıl hatırını saymamaktır. Ama bu günler zor ve çetindi ama atlatacağız ve sabır denen o taşları da çatlatacağız” ifadelerini kullandı. 

MEVCUT BAŞKANA BAŞARILAR DİLEDİ

Toplantının ardından çıkışta basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Mustafa Sarıgül , Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü’nün de yeniden aday olacağını açıklamasıyla ilgili bir soruya yanıt verdi. Sarıgül, “Kendisine başarılar diliyorum. O takdir, Şişli halkının ve genel merkezindir. Ben, Şişli halkının en doğru kararı vereceğine inanıyorum. Zaten meydanlar, o kararı en iyi şekilde söylüyor. Kararı ben ya da bir başka aday adayı veremez, onu tamamen Şişlili yurttaşlarım verir. Doğru karar vereceklerine, Şişli’nin ışığını yeniden yakacaklarına, yerel yönetimlerde Şişli modelinin tekrar şahlanacağına inanıyorum” şeklinde konuştu. 

“İLÇELERİ DOLAŞMAK İKİ ÜÇ AYA SIĞMAZ”

CHP’nin Şişli Belediye Başkan adayının kesin olarak ne zaman açıklanacağına dair bir soruya ise Sarıgül, “Muhtemelen Kasım ayının ortalarına doğru Türkiye’deki bütün adayların açıklanacağına inanıyorum. Adayların bir an önce açıklanması lazım. Adaylar bir an önce projelerini anlatsınlar, yurttaşlarımızla buluşsunlar. Artık İstanbul’un ilçeleri çok büyük. İlçeleri dolaşmak iki, üç aya sığmaz. Mümkün olan en kısa muhalefet partilerinin tamamı adaylarını açıklamalıdır” şeklinde yanıt verdi.