Emekli albaydan Suriye açıklaması

Emekli Kurmay Albay Dr. Savaş Biçer, Türkiye’nin bölgeye ciddi yatırımlar yaptığını, bunun Suriyelilerin geri dönmesini sağlayacağını belirterek, “Diplomaside öndeyiz, avantajlıyız ve bunu da başaracağız. ABD geri adım atacaktır.” dedi.

ABD’nin terör örgütü PKK’nın elebaşları hakkındaki bilgi için ödül koymasını AA muhabirine değerlendiren Emekli Kurmay Albay Dr. Savaş Biçer, kararı “samimiyetsiz” ve “göstermelik” olarak değerlendirdi.

ABD’nin bu ödül kararını açıklarken aynı gün terör örgütü mensuplarıyla devriye gezdiğini ileri süren Biçer, ”ABD bir yandan bu kararı alırken bir yandan da Türkiye’nin terör örgütünün hedefleri diye ateş altına aldığı, bombaladığı alanlarda terör örgütü mensuplarıyla devriye geziyor. Bu fotoğraflar basında yayınlandı. ABD’nin bu ikircikli tavrı müttefiklikle bağdaşmıyor. Bu bağlamda ABD’nin bu teröristlerle ilgili kararına da güvenmiyoruz.” diye konuştu.

ABD’nin Türkiye ile stratejik ilişkisini devam ettirmesinin yolunun Türkiye’nin “kırmızı çizgiler”ini zorlamamaktan geçtiğini vurgulayan Biçer, şöyle konuştu: ”ABD’nin bu yapmacık ve samimiyetsiz kararını sıradan bir Türk vatandaşı bile anlayabilir. ABD’yi her zaman ittifak içinde olduğumuz bir müttefik olarak algılıyoruz ve bu uzun süreli stratejik ilişkinin doğru şartlarda devam etmesini istiyoruz. Bu doğru şartlar ise Türkiye’nin uzun zamandır belirlediği ‘kırmızı çizgiler’ini zorlamamak. Türkiye, ABD’nin terör listesinde olan PKK’nın Suriye kolu PYD ile iş birliği içinde olmasından dolayı rahatsız. Dolayısıyla ABD’nin kararına, nasıl samimi diyeceğiz.

ABD bu terör örgütünün adını Suriye Demokratik Güçleri koyarak veya 3-5 Arap unsuru örgütün içine sokarak Suriye’nin kuzeyindeki halkı temsil ettiğini iddia etmeye çalışıyor. Ayrıca 30 bin tır ile silah, araç-gereç verirken bunların bir gün Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı kullanılacağını bilmiyorlar mıydı? Eğittikleri binlerce teröristin Türkiye’nin yıllardır mücadele ettiği terör örgütünün elemanları olduğunu bilmiyor muydu? Tabii ki biliyordu.”

”ABD menfaati için teröristle de çalışır”

Dr. Biçer, Fırat’ın doğusunda bir Kürt oluşumu fikrinin ABD’nin uzun yıllara dayanan bir politikası olduğunu vurgulayarak, ABD Başkanı Donald Trump’la birlikte bu politikanın en üst düzeyden rahatça seslendirilmeye başlandığını aktardı.

ABD’nin bu örgütle iş birliğinin bölgedeki çıkarları açısından hayati önemde olduğununa değinen Biçer, ”Trump’ın ulusal güvenlik strateji belgesinde yazıyor olmasına rağmen terörün tanımına ‘ABD menfaatleri’ şeklinde getirdiği özel bir durum var. Trump bu nedenle seçilmişti. Söylemlerini, popülist tavrını rahatça yapabilsin, ABD’nin haklarını ve menfaatlerini koruyabilsin diye. ABD için önemli olan terörist de olsa kendi topraklarına, menfaatine hücum etmeyecek ortaklardır.” diye konuştu.

Dr. Savaş Biçer, Türkiye’nin ulusal güvenlik nedeniyle, ABD’nin ise terör örgütü ile ilişkisinden dolayı ittifak kurmasının zor olacağına işaret ederek şunları kaydetti: ”ABD’nin bölgedeki çıkarlarından dolayı örgütle organik bağı, Türkiye’nin ise ulusal güvenlik kaygılarından dolayı ortaklık kurmaları zor. Ama ABD, Türkiye’nin Fırat’ın doğusundaki kararlı tavrının da çok net farkında. Dolayısıyla böyle göstermelik tavırlar alabiliyor. Aynı tavrı Rusya da gösterse samimi bulmayız, çünkü Moskova’da PKK temsilciliği varken bu kararı ciddiye almamız mümkün değil.

Dolayısıyla ABD’nin 30 bin tır silah, araç-gereç yardımı yaptığı bir terör örgütünün üç liderini gözden çıkaran bir tavır sergilemesi bizi çok da bağlamıyor. Ben bu noktada Türkiye’nin, PKK/PYD ve Fırat’ın doğusu ile ilgili tavrının ve hedeflerinin çok fazla değişeceğini sanmıyorum. PKK/PYD’nin de bu anlamda ABD’nin istediği çizgiye gelebileceğini düşünmüyorum.” – ”ABD, Türkiye’nin terörle mücadelesine destek vermek zorunda” Dr. Biçer, Türkiye’nin bulunduğu jeopolitik konum nedeniyle jeostratejik kararlar almak ve uygulamak zorunda olduğuna vurgu yaptı.

Münbiç’te Türkiye ile DEAŞ’e karşı ortak hareket eden ABD’nin Türkiye’nin terörle mücadelesine destek vermesi gerektiğine dikkati çeken Biçer, ”Türkiye, ‘DEAŞ ile ilgili tedbiri alacağız, çünkü biz oradayız’ diyor. Türkiye, DEAŞ’ı en kısa zamanda temizleyeceğini ve bölgeyi asıl sahiplerine teslim edeceğini de söylüyor. Türkiye, DEAŞ ile mücadele için Fırat Kalkanı’nı gerçekleştirdi. Örgütün direnme noktası olan yerleri ele geçirdi. Bunun en iyi örneği El Bab değil mi? Biz bütün bunları yaparken ABD de sonuçta Türkiye’nin terör konusundaki hassasiyetinde, teröre karşı verdiği mücadeleye destek vermek zorunda. PKK, KCK zaten ABD’nin terör listesinde var.” değerlendirmesinde bulundu.

”Türkiye bölgede bir garnizona izin vermez”

Emekli Kurmay Albay Dr. Savaş Biçer, Türkiye’nin Fırat’ın doğusunda bir Kürt oluşuma ya da bir ABD garnizonuna izin vermeyeceğini aktararak, ”Türkiye, DEAŞ’ı bazı bölgelerden nasıl temizlediyse aynı şekilde Fırat’ın doğusunu da bu unsurlardan temizleyip kontrolü oradaki gerçek halka devretmek istiyor. Fırat’ın doğusu ile ilgili karar ABD’nin terör örgütü ile vereceği bir karar değil. Bu karar Suriye dahil, İran, Türkiye, Rusya ve o bölgede yaşayan bütün unsurların katılacağı bir kararla olabilir.” diye konuştu.

ABD’nin terör örgütü PKK’nın sözde lider kadrosundan üç kişinin başına ödül koymasının Amerikan realitesinden uzak olduğunu değerlendiren Biçer, şöyle devam etti: “Fırat’ın doğusu Suriye bütününden ayrılamaz. ABD’nin İran’ı çevrelemek amacıyla kurmayı planladığı bir PKK/PYD garnizonuna Türkiye asla müsaade etmeyecektir. Suriye’de varılacak genel bir çözüm Fırat’ın doğusunu da kapsayacaktır. Birbirinden bağımsız değiller. Suriye meselesinde Türkiye başından itibaren kararlı duruşunu sürdürdü, Suriye’de anayasal çerçevede diplomatik ve barışçıl çözüm istediğini hep vurguladı.

“ABD sonunda geri adım atacaktır”

Bölge insanının zarar görmesini istemediğini dile getiriyor. Türkiye’de 3 milyondan fazla Suriye vatandaşı yaşıyor. Şu anda bölgeye ciddi yatırımlar yapıyor. Bu Suriyelilerin geri dönmesini sağlayacak. Diplomaside öndeyiz, avantajlıyız ve bunu da başaracağız. ABD sonunda geri adım atacaktır. Ayrıca bölge ile ilgili duruşumuzun AB ve Rusya tarafından destekleniyor olması da oldukça önemli. Biz Suriye’de son ana kadar bile diplomasiyi kullandık ta ki ulusal çıkarlarımız söz konusu olana kadar. Bu ulusal çıkarlar için Hatay’a asker çıkarırız. Beyaz güvercin de uçursak Kıbrıs’a harekat düzenler adına da Barış Harekatı deriz. Komşularla sıfır sorun dediğimiz anda bile gözümüzü kırpmadan Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı Harekatını yeniden icar ederiz.” 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir