Eski benle şimdiki ben arasında bir fark yok!

Her zaman kendine has bir duruşu var ve bu duruşunu hiç bir zaman bozmadı!


540
540 points

Her zaman kendine has bir duruşu var ve bu duruşunu hiç bir zaman bozmadı! Mahmut Görgen 6. single çalışmasıyla yine müzikseverlerle bir araya geldi.. Mahmut Görgen başarılı çalışmalarına yenilerini eklemeye devam ederken kendisi ve projeleriyle ilgili biraz sohbet ettik.

‘Eski benle şimdiki ben arasında fazla da bir fark yok aslına bakılırsa, halen aynı fikirler ve düşünceleri savunmaktayım’ ifadelerine yer veren biriyle karşılaşmak insanı en kolay tanımıyla mutlu etmeye yetiyor, zira insanların büyümeye başladıkça akıllandıkları, akıllandıkça hırs yapmaya başladıkları ve hırs yapmaya başladıkça saflığını tamamen kaybederek tamamen ruhsuz vitrin mankenlerine dönüştükleri bir dünya üzerinde yaşam sürüyoruz. Ancak Mahmut Görgen ile sohbet etmek insanda her şeyden önce yaşamakta olduğunuz anın tamamen gerçek olduğunu hissettiriyor. Fazlasıyla pozitif, çok samimi, ve net bir adam. Gerçek, hiç bir şekilde sahte değil. Değinmeden geçmek istemedim. Seveceğiniz, çok büyük bir hayranlıkla izleyeceğiniz, coşkulu ve fazlasıyla gerçek bir sanatçı duruyor önünüzde. Mahmut Görgen’i yakından tanıyabilecek olmanın keyfine varmanın tamda zamanıdır öyleyse. Bu röportajımızda Mahmut Görgen’i çözmeye çalıştık

  • Eski şarkıları günümüze uyarlama projeniz vardı, daha sonra bu projeden bir daha hiç söz edilmedi. Projeden vaz mı geçtiniz? Böyle bir projeyi üstlenmek zor mu?

M.G.: Projeden vaz geçmedik ancak pandeminin ortaya çıkması sürecin biraz daha uzamasına sebep oldu. Tanınmış bir kaç sanatçıyla bu projeyi hazırladık. Şu anda eski 4 şarkıyı günümüze uyarladık ve sadece ana okumalarımız kaldı. Ortam biraz daha düzeldiğinde klibimizi çekerek müzikseverlerle buluşturacağız. Ancak sürprizin bozulmaması adına şarkılar ve sanatçılarla ilgili bilgi veremiyorum. Projeyi hazırlarken yandan acaba dinleyiciler bu tarzı sevecek mi, nefret mi edecek endişeleri de oldu ancak çalışmaları dinleyenlerden olumlu yorumlar alacağımızı düşünüyorum.

  • Şarkıları günümüze uyarlarken nasıl hazırlandınız yani bu projenizdeki her şarkının geçmiş dönemlerdeki bilinen ruhunu yansıtabilmek için çok düşünüyor musunuz?

M.G.: Şarkılar konusunda seçim yapmak cidden fazlasıyla uzun bir süreç, çünkü araştırma yaptıkça binlerce şarkı olduğunu da anlamış oluyorunuz. İçime en çok sinenleri stüdyoda ilk olarak piyano eşliğinde demo olarak kayıt edip deneme yapıyorum.. Sonrasında ise aranje süreci başlıyor. Duyguyu en net şekilde müzikseverlere geçirebilmek amacıyla sözlerini ve kendi yaptığım besteleri özümsediğimi söyleyebilirim.

  • Mevcut şarkılarınızdaki inişler ve çıkışlar, melodiden sonra gelen ikinci bölüme kattığınız aksiyonlar gerçekten de harika. Aranje konusunda ilerleyen dönemlerde çok daha başarılı işler yapabileceğinizi de gösteriyor. Sizin bu konuda düşüncenizi öğrenmek istiyoruz.
  • Genç yaşlarda remixler yapmaya başlamış olmam aslında bunda bir etken olarak öne çıkabilir, elbette ki aldığım dijital prodüksiyon eğitimlerinin de etkisi var. Ancak unutmamak gerekiyor ki müzikte ben oldum diye bir şey yoktur. Eğer bir müzisyenseniz kendinizi sürekli olarak geliştirmeniz gerekir.
  • Şimdiye kadar yayınladığınız hangi şarkınız diğerlerinin arasında bir adım öne çıkmayı başarıyor?

M.G.: Bu soru cidden de çok zor. 6 single çalışmasını müzikseverlerle buluşturdum. şarkılar arasında seçim yapmam çok zor ancak hepsini aranje ederken severek aranje ettim. Bundan dolayı single çalışmalarımın tamamı da bende eşit bir değere sahip.

  • Bu yakınlarda çıkarmayı planladığınız projelerinizle ilgili bilgi alabilir miyiz?

M.G.: 29 Ekim’de özel bir projeyi müzik severlerle buluşturmaya hazırlanıyorum. Kliple beraber tüm dijital platformlarda yer alacak ve onun hemen sonrasında da kısa aralıklarla klip projelerimi müzik severlerle buluşturacağım. Bu çalışmalardan bir tanesi ingilizce/ispanyolca güzel bir proje.

  • Kendinizle alakalı hiç bir şekilde çiğnemediğiniz kuralınız var mı?

M.G.: Elbette ki, çok prensipli, açık sözlü ve dürüst biriyim. Asla yalan söyleyemem. Kendimden ödün vermemek desem yeridir..

  • Bugüne dek görmüş olduğunuz en ironik şeyi sorsak?

M.G.: Aslında her gün haberlere şöyle bir göz atmak yeterli olabilir diyebilirim.. Hangi bir tanesini sayayım ki?

  • Pozitif, gerçekçi veyahut karamsar. Bu saydığımız üç kelimeden hangisi size daha fazla uyum sağlıyor ve niçin?

Net bir şekilde pozitif. İkinci sıra içerisinde gerçekçi yer alır ancak karamsar hiç bir şekilde bana uymaz. Ne düşünüyorsan aslında osundur. Bunu çok iyi bildiğimden dolayı pozitif kelimesi bana sürekli olarak bumerang gibi dönmeye sürdürdüğü, yaşamımı da olumlu yönde geliştirdiğinden dolayı bana uyuyor.

  • İnsanoğlunun yaratmış olduğu en büyük trajedisi tam olarak nedir sizce?

Kendini yaşam sürmüş olduğumuz dünyanın ve ayrıca evrenin sahibi zannetmesi ve dünyayı hep bir elden mahvetmesi. Günümüzde bakıldığı zaman çok açık bir şekilde bunu anlamaktayız. Kirlenmiş bir doğanın yanı sıra kirlenmiş hava, kirlenmiş su, bunların tamamını insanoğlu kendi elleriyle yapmamakta mı? Çok bencilce devam eden bir hayattan kurtularak hep almaktan vazgeçmek gereklidir. Yaşamakta olduğumuz dünyayı ödünç aldığımızı unutmadan elimizden gelenin en iyisinin canlılara iyi davranmanın yanı sıra doğayı mevcut bir şekilde olduğu gibi muhafaza etmek ve en yüce duygunun sevmek olduğunu anlamış olduğumuzda bu trajediden de sıyrılmayı başarabiliriz..

  • Zor yolla öğrenmiş olduğunuz en önemli hayat dersini merak ediyoruz?

Her yaşamış olduğum aşkın ardından öğrendiğim en önemli ders; hayatımın en üst kısmına, en değerli yerine o kişiyi yerleştirmememin gerekli olduğu. Ancak bu dersten de sürekli olarak sınıfta kaldığımı söyleyebilirim, çünkü bir aşk adamıyım ben.

  • En derinlerde yer alan korkularınız tam olarak nelerdir?

M.G.: En büyük korkum kesinlikle yalnız kalmaktır. Çok sevmekte olduğum birilerinin ölmesine şahit olmak ve bir kişinin acısına hiç bir şekilde çare bulamamak diye sıralayabilirim..

  • Dostlarınız sizin en fazla hangi özelliğinizi seviyor?

M.G: Aslında bunu arkadaşlarıma sormak daha doğru olur ancak genel olarak benim arkadaş canlısı olmamın yanı sıra eğlenceli ve bir de parti insanı olmamı sevdiklerini söyleyebilirim. Bunun yanı sıra sevdiklerime fazlasıyla düşkün bir insanımdır vefalı olmamı da çok fazla severler.

  • En fazla gurur duyduğunuz özelliğiniz nedir?

M.G.: Hislerimin çok kuvvetli olduğunu söyleyebilirim. Bundan dolayı da insanları veyahut olayları çok hızlı kavrayabiliyorum. Bana zarar getirebilecek durumlardan hızlıca uzaklaşabiliyorum. Bunun yanı sıra dürüst bir insan olmak bana gurur veriyor. Bunun aslında çokta bulunmayan vasıflardan bir tanesi olduğunu düşünmekteyim.

  • Peki sizin kırmızı çizgileriniz nelerdir? Tahammülünüzün olmadığı şeyler nelerdir?

M.G.: Yapmayı istemediğim bir şeyle ilgili çok fazla ısrar edilmesi, mutsuz olacağım konusunda çok emin olduğum bir ortama katılmak mecburiyetinde kalmak, sürekli olarak emrivaki yapılması, üzerimde bir baskı kurulması (hissetmeye bile tahammülüm yok), özgürlüğümün kısıtlanması, özel yaşamıma aşırı bir seviyede müdahale edildiğini hissetmek. Bunların arasına bir de yalanı ekleyebiliriz. Gözümün içine baka baka bana yalan söylenmesi yani açıkça söylemek gerekirse aptal yerine konmak. Buna hiç bir şekilde tahammülüm yok.


Sosyal medyada paylaş

540
540 points

Ne Düşünüyorsun?

Şaşkın Şaşkın
0
Şaşkın
Berbat Berbat
0
Berbat
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Güzel Güzel
0
Güzel
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Kahkaha Kahkaha
0
Kahkaha
Aşk Aşk
0
Aşk
Şaşkın Şaşkın
0
Şaşkın
Karizmatik Karizmatik
0
Karizmatik
Cadde Kultur

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir