Şeker komasına giren genç kıza tecavüz iddiası!

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede 23 Aralık 2016’da Büyükçekmece ilçesinde meydana gelen olayın tüm detayları şöyle aktarıldı; İstanbul’da yaşayan 28 yaşındaki Caner B. ile Düzce’de yaşayan 20 yaşındaki Kübra Hıracı internetten tanıştılar. Birkaç hafta telefonla görüştükten sonra yüz yüze görüşmeye başladılar.

2 ERKEK ARKADAŞI DA GELDİ

İki haftalık görüşmenin sonrasında tahlisiz olayın yaşandığı günden bir gün önce genç kız İstanbul’a Caner B.’nin yanına geldi. Birlikte sahil kenarında arabanın içinde alkol almaya başlayan ikilinin yanına İdris B. ve Caner B. isimli gençler de geldi. İki erkek günü birlik yer kiralamak için pansiyona gittiler. Pansiyonda iki oda kiralandı.

Şeker komasına girdiği belirtilen Kübra hastanede yaşamını yitirmişti.

Şeker komasına girdiği belirtilen Kübra hastanede yaşamını yitirmişti.

SIRTINA ALIP GÖTÜRDÜ!

Tutulan pansiyona Caner B. baygın haldeki kız arkadaşı Kübra Hıracı’yı sırtına alarak getirdi. Odanın kapısını İdris B. ile Doğanay B. genç kızın odaya girmesi esnasında yardımcı olduktan sonra kendi odalarına gittiler. Kübra Hıracı ile Caner B. aynı odada kaldı. Olayın yaşandığı sabah, İdris B. sabah erken saatte ardından 2 kez daha odaya geldi. Son odadan çıkarken Kübra Hıracı’yı sırtına alarak hastaneye götürdü. Hastanede bekledikten sonra ise İdris B. ayrılırken ,tahlisiz genç kız yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

ŞEKER KOMASINDA CİNSEL İLİŞKİYE  RIZA GÖSTERMESİ MÜMKÜN DEĞİL!

Yapılan incelemelerde genç kızın şeker komasına girdiği tespit edildi. Ayrıca cinsel birliktelik yaşandığına dair izler olduğu da kaydedildi. İddianamede CD kayıtları incelendiğinde  şuuru kapalı halde araçtan omuzlara alınarak odaya çıkarıldığı açıkça gördürülen Kübra Hıracı’nın şeker komasına girdiğine dikkat çekildi.
Her hangi bir tıbbi müdahale yapılmadan komadan çıkılmasınnı mümkün olmadığı vurgulanarak genç kızın  cinsel ilişkiye kendi rızası dışında girmiş olabileceği belirtildi.

Caner B. hakkında “Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi ve nitelikli cinsel saldırı” suçlarından 32 yıldan 43 yıla kadar hapis cezası istendi.Diğer sanıklar, Doğanay B. için “Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi” suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar ,İdris B.  “İhmali davranışla kasten adam öldürme” suçlarından 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

”KARŞINIZDA SUÇLU DURUYORUM… İHMALİM YOK!”

Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya müşteki Canan Hıracı, Fikri Hıracı, sanık Caner B. tutuksuz sanıklar, tarafların avukatları katıldı. Caner B. savunmasında Kübra Hıracı ile internetten tanıştığını anlattı. Sanık Caner B., “Kübra bana sosyal medyadan mesaj attı. Fotoğrafımı beğendiğini tanışmak istediğini söyledi. Telefon numaralarımızı birbirimize verdik. Çok kısa sürede fazla sahiplenmişti. Ben acımı yaşayamadım. Karşınızda suçlu duruyorum. Kendisini hastaneye götürdüm. İhmalim yok.”dedi.

SANIK: BİR ŞEYLER İÇEBİLECEĞİMİZİ SÖYLEDİ

Olay günü Kübra Hıracı’nın hasta olduğuna dair evrakları doktora verdiğini ancak müdahale etmediklerini iddia eden Caner B. kamera kayıtlarından da incelenebileceğini söyledi. İkinci buluşmalarında başlarına bu olayların geldiğini savunan Caner B. “Kübra Düzce’den yanıma geldi. Aç olmadığı için yemek yemek istemedi. Bir şeyler içebileceğimizi söyledi. Yeğenim İdris’te yanımızdaydı, birlikte arabayla Gürpınar sahile indik. Kübra bira istemedi ona kendi istediği alkolü aldık. Sahilde arabayla müzik açtık, eğlendik. Otele gittik. İdris’e yanımda nakit olmadığını otel parasını ödemesini söyledim. Onda da kalmadığı için diğer yeğenim Doğanay’ı çağırmış. Otel girişine geldiğimizde Kübra’nın isteği üzerine onu omzuma aldım. Odasına kadar eşlik ettim. İki oda tutmuştuk. Kübra’nın odasına gittiğimizde sevişmek istedi. Ben sabah uyandığımda Kübra horluyordu. Uyandırmak istemedim.”

” KENDİSİ HASTAYKEN NEYE DAYANARAK BUNU İÇTİ ANLAMIŞ DEĞİLİM!”

Kız arkadaşının uyandıramayınca yeğeni İdris B.’yi aradığını ve hemen hastaneye gittiklerini belirten Caner B. hastanede yeterince ilgilenilmediğini savundu. Caner B.,” Kübra’nın çantasından çıkan ilaçları teslim ettim. Kan sonuçlarını görünce doktor başka bir hastaneye gitmesi gerektiğini söyledi. Doktor ailesinden birisinin gelmesini söyledi. Cep telefonunun kilidini açamadığım için ailesine haber veremedim. Daha sonra kendi aileme haber verdim. Onlar gelince Düzce’ye gitmek için yola çıktım. Ağabeyim aradı ailesinin numarasını bulduğunu gitmeme gerek kalmadığını söyledi. Dualarla uyanmasını beklerken ertesi gün sabaha karşı öldüğünü gördüm. Kendisi bana şeker hastası olduğunu söyleseydi ben kendisine ne alkol kullandırır ne de başka bir şey. Kendisi hastayken neye dayanarak bunu içti anlamış değilim. Ailemle ben mağdur oldum. Böyle bir iftirayla karşı karşıya kaldık. Tahliyemi ve beraatimi isterim. Kübra’nın rızası dışında hiçbir şey olmamıştır ve yaşanması da düşünülemez” dedi.

Mahkeme heyeti savunmaların ardından dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir